İnsan sesleri mi bu duyduklarım?
Kapılıyor nasıl da hemen öfkeye yüreğim!
Tanrılara erişmeye çalışan yaratıklar,
Mahkûmlar hep kendileri gibi kalmaya ama!
Zira nasıl insanların çoğu, fazlasına değil ancak ihtiyaçlarını karşılayacak kadar paraya sahipse akıl için de aynı şey söz konusudur; insanların çoğu iradenin hizmetini karşılayacak kadar, yani hangi işle uğraşıyorlarsa onun icaplarını yerine getirecek kadar akla sahiptirler. İşin gerekleri yerine getirilip (de karınları doyduğunda) ağızlarını açıp esnemeye başlarlar ya da kendilerini maddi-bedeni zevklerin kucağına, olmadı kağıt veya zar oyunları gibi çocukça eğlencelerin avuntusuna bırakıverirler yahut incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler üzerine çene çalmaya veya giyinip kuşanıp birbirlerine durduk yere saygı göstermeye ve iltifatlarda bulunmaya can atacaklardır.
....sonra da omuzlarından soydu kanlı silahları.
Akhaoğulları koşuşup geldiler,
şaşırdılar Hektor’un güzelliğine, boyuna bosuna.
Kim gelirse gitmiyordu vurmadan ona,
her biri şöyle diyordu bakıp yanındakine:
“Bu daha yumuşak değil mi, şuna bak,
gemileri yakan Hektor nerde, bu nerde?“
Böyle dediler, hepsi yaklaştı vurdu ölüye.