Caner Taslaman

Caner Taslaman

Yazar
7.9/10
520 Kişi
·
1.467
Okunma
·
277
Beğeni
·
5.029
Gösterim
Adı:
Caner Taslaman
Tam adı:
Prof. Dr. Caner Taslaman
Unvan:
Akademisyen
Caner Taslaman, ilk, orta ve lise eğitimini doğduğu şehir olan İstanbul'da bitirdi. Kimya mühendisi bir annenin ve doktor bir babanın oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren doğa bilimleri ile ilgilendi. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu, yine bilim-felsefe-din üçgenindeki çalışmalarıyla profesörlük derecesini de aldı. Ayrıca "Küreselleşme Sürecinde Türkiye'deki İslam" çalışmasıyla ikinci doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakultesi'nde tamamladı. İlk olarak Tokyo Üniversitesi'nde daha sonra Oxford Üniversitesi'nde post doktora çalışmaları yaptı. Harvard Üniversitesi'nde ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak bulundu. Son dönemdeki çalışmalarında ve yurtdışında bulunduğu üniversitelerde en çok odaklandığı konu modern bilim-felsefe-din ilişkisi olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör öğretim üyesidir.
İslam ne cesaretsiz, cömertliksiz, adaletsiz ne de namazsız, oruçsuz, zekatsız olabilir.
Newton fiziğindeki başarılar insan aklına güveni arttırmış ve bunun 'Aydınlanma'nın' oluşmasında da önemli bir rolü olmuştur. Newtoncu bilimin başarılarıyla beraber fizik bilimleri zirve noktasına gelmiştir ve fizik; biyolojiden felsefeye, tarihten sosyolojiye kadar hemen hemen tüm bilimler için bir model olarak gösterilmeye başlanmıştır. Bilime artan güvenin sonucunda, ateistler tarafından, bilimin, yeterli olduğu ve dinin yerini alması gerektiği gibi görüşler ifade edilmiştir; diğer yandan ise teistler, bilimsel veriler sayesinde artan bilgiyle teolojik görüşlerini temellendirmeye çalışarak doğal teolojiye yönelmişlerdir. Newton fiziği, teizm adına özellikle 'doğal teoloji' (natural theology) yaklaşımlarında kullanıldığı gibi, deizm ve ateizm adına da kullanılmıştır.
Bu dönemden sonra bilim-din ilişkisi hem felsefe, hem de teoloji için daha önemli ve daha komplike bir konu haline gelmiştir. Newtoncu fizik, felsefe alanına çok önemli etkilerde bulunmuştur; bu fiziğin sebep olduğu yeni anlayış anlaşılmadan, Kant'ın antinomilerini neden oluşturduğu ve saf akıl açısından neden özgürlüğü mümkün görmediği ve
Marks'ın neden tarih bilimini fiziğe benzetmeye çalıştığı gibi felsefe açısından önemli olan birçok husus hakkıyla anlaşılamaz.
Caner Taslaman
Sayfa 36 - İstanbul yayınevi
George Berkeley, algılayan zihinlerden bağımsız olarak maddi cevherin var olduğunu inkar etmiştir.
Caner Taslaman
Sayfa 52 - İstanbul Yayınevi
Kelebek Etkisi' ismiyle meşhur olan bu
yaklaşıma göre, Şam'da kanatlarım çırpan bir kelebeğin, İstanbul'da bir kasırgaya sebebiyet verebileceğini hatırlayalım. Sonuçta Tanrısal müdahaleyle Tanrı'nın tüm evreni
kuşatan bilgisi birleştirilirse, bir kelebeğin yönünü değiştirecek kadar bir müdahale ile -kelebeğin zihnine kuantum seviyesinden yapılacak müdahalelerle bir yönlendirme yapılarak veya kuantum seviyesinde müdahalelerle bir hava akımı oluşturulup kelebeğin yönü değiştirilerek kutsal kitaplarda bahsedilen, bazı kavimlerin yok edilmesine sebebiyet verecek nitelikte bir kasırganın nasıl oluşturulduğu izah edilebilir.
Caner Taslaman
Sayfa 156 - İstanbul yayınevi
Aslında bu başarısızlığın asıl sebebi ''Ben nasıl gerçekliği kavrarım?'' çabası yerine ''Ben kafamdaki kurguyu nasıl doğru çıkartırım?'' zorlamasıdır.
Mucizevi bir şekilde matematiğin dilinin fizik yasalarını formüle etmeye uygun olması, bizim anlayamadığımız ve hak edecek bir şey yapmadığımız mükemmel bir hediyedir.
Caner Taslaman
Sayfa 37 - Eugene Wigner
%7 (11/176)
Kitabı yarım bıraktım. Çünkü, gerek başında okuduğum kadariyla (otuz sayfa kadar okudum) ve göz gezdirdigim kadarıyla Caner Taslaman'in ekranlarda söylemlerinin kitaplasmis hali olduğunu anladım. Ben de zamanında bu arkadaşı ve diğer modernist hocalari çok dinlediğimden artık söylemlerini ezberledim nerdeyse. Bu yüzden daha da kitaba devam etmeye gerek görmedim. Zira zaman kıymetli ve okunacak daha kıymetli kitaplar mevcut.

Yazar, Mehmet Okuyan'dan da atıflar yapmış.. Mehmet okuyan, arapcasi elbetteki olan birisi ve ilahiyatci zaten. Ancak ben modernist hocalari samimi bulmuyorum. Onları şöyle görüyorum; kitaptaki dini zihinlerindeki dine uydurmaya çalışıyorlar. Bunun için ayetlere bin takla attiriyorlar. Yok falan yerde arapça gramere göre filan takisi gelmeliydi. Ya da tartışmali bir konu olan huri kelime kökeni olarak arkadaş demektir vb vb. İkincisinde mesela, bir kelime illa ilk kokenindeki anlamında kalacak diye bir kaide yoktur. Kelimeler de doğar buyur gelişirler, kimisi de ölürler. Bir Arap'in o zaman âyet indiği vakit huri kelimesinden anladığı gerçekten arkadaş miydi? Bunu Mehmet Okuyan'a sormak isterdim. Tarihten beri bu kadar arapcaya mehmet Okuyan'dan çok daha vakıf alim ulema gelmiş geçmiştir. Onlar hiç mi bilmiyorlardi bu arapça grameri, bunu da sormak isterdim. Hadi diyelim, olur ya çoğunluğun dediği mi illa doğru olacak. Veya yorum farklılığı diyelim. Peki bu İslam alemi hangi yoruma inanacak? Apaçık denilen bir kitaptan 1400 senedir 100 bin çeşit farklı yorum çıkması normal mi? Hangisi doğru diyor? Mesela; Cübbeli başka diyor, Caner taslaman, Mehmet okuyan başka diyor, yaşar Nuri hoca başka diyor, Abdülaziz Bayındır, Hayrettin kahraman, taberi, buharı, Elmalılı ve daha niceleri başka diyor. Edip Yüksel hepten başka diyor;adam neredeyse kendine yeni din kurmuş gibi. Kendisine vahiy geldiğini bile diyor. Tabiki "vahiy kelimesi aslında kokeninde..." şu demek olduğu için diyerek devam eden bir şekilde açıklıyor.

Ben nedense insanların üzerine tartışmadigi, insanların okuyunca kafasının karışmadigi, "acaba?" demedigi ayetlerde herhangi bir kelimeyi egip buken, kokeninde farklı bir anlam bulup "bakın aslında burda böyle demiyro" diyen tek bir hoca görmedim. Neden acaba?

Şimdi bana "sen arapça mi biliyorsun ki değerli hocalarimizi elestiriyorsun" diye tepki gösterenler olabilir. Hayır, benim öyle bir iddiam yok. Ki ben arapca da bilmiyorum. Hâliyle hiçbir modernist hocadan daha iyi Arapca da bildiğimi iddia etmiyorum. Ben şunu iddia ediyorum. Ben onlar gibi kitaptaki dini zihnimdekine uyarlamaya calismiyorum. Ve ben şunu iddia ediyorum. Bu modernistlerden bu konularda çok daha rasyonelim. Çünkü ben olaya dışardan bakıyorum. Ön kabul yapıp abesle istigal olan bir tutarsizligi ve 'apacik' olan olumsuzlugu kendi zihnimdekine uymuyor diye carpitmiyorum.

Ve tabiki hadisleri komple reddediyorlar. Sonra habire israilyattan mesihiyattan bize geçti. Bu geçenler dini bozdu söylemi var. Tabiki tefsirciler israiliyattan faydalanacak. Kuran'ın çoğu meselleri hep Israiliyattan alinma. Bu konu uzar gider.

Son olarak şunu demek istiyorum; insanlar arapca bilmediği ve bunun üzerine bir de kafası karışmış "acaba?" demiş ancak bir yandan da kendisine "acaba?" dedirten şeylere inanmak istemeyen insanlari çok güzel ikna edecek söylemler... Tabi bir süre..
245 syf.
·3/10
Adnan Oktar'ın kediciklerinden Tülay Kumaşçı: <<Caner Taslaman uzun yıllar hocamız Adnan Oktar'ın yanındaydı...>>

Taslaman'ı Habertürk Tv'de izlemeye zaten en fazla beş dakika tahammül edebiliyorum. Kitabını okurken de teşhisim şu oldu; 'çok şey biliyor gibi gözüken ama hiç bir şey anlamamış cahil'. Belki de "mankurtlaştırma" amaçlı yazıyordur.

Kitapta Kuantum diye bir şey yok. Bunu geçelim, bir kere olsun Allah ismini kullanmıyor hep Tanrı. Bunu da geçelim, Tanrı diye bahseder ama 'full' beşeri (isterseniz felsefi diye okuyun) tanrı anlayışı üzerinden açıklıyor. Dinlerin, kutsal kitapların getirdiği tanrı anlayışının zerresi yok bu kitapta. Bunu da geçelim, sürekli din felsefesi der, işte tam burada benim gözümde Taslaman tastamam olur.

Tülay Kumaşçının tweetine gerek yok, okurken "harun yahyacı" misyona hizmet ettiğine kendimce karar vermiştim zaten.

Kitabın içeriğine değinmek istemiyorum ama sadece bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Diğer yandan hiçbir teist ve ateist yaklaşım, iradenin tam olarak ne olduğunu ve nasıl çalıştığını açıklayamamaktadır." Büyük bir yalan. Ayrıca tv'de Kur'an diyor, İslam diyor, bilim diyor. Please...
221 syf.
·16 günde
Bu big bang varya hem evrenin başlagıcı içinde büyük patlamadır hem Materyalist felsefesinin temelinde patlayan bir patlamadır. Maddeciler, evren hep vardı ve hep varolanbilecektir demişlerdi. Halbuki biz bilimsel hicbir veri olmadan "BAKARA-117: Gokleri ve yeri yoktan var eden Allah'tir." inancına sahiptik. Bilim bizi doğruladı. Bilim-din alakasız diyen bilimin inanca zarar vereceği endişesine girenler bence imanlarını sorgulamaları gerek. Bigbang Materyalist inanca sahip bilim adamları felsefecilerin fikirlerini patlattı .Ontolojik olarak argümanlarını yerle bir etti .Fred hoyle patlamaya inanmakta diretti ve dedi "Nerede bu patlamanın fosili ?" ve yakın zamanda “kozmik fon radyasyonu” bulundu .buna "fosil radyasyonu denildi".
Bilim-din ilişkisini çok güzel örneklendiren bir olay büyük patlama . bunca ateist filozof ve bilim adamını yanıltan bu buluşa halen inanmayan ateistlerin güçlü bir imanı var doğrusu . :):)

Kitap çok açıklayıcı sürükleyici tatmin edici bilgi içeriklidir.
115 syf.
Caner hoca olayları Kur'an'a göre yorumlayan, alanında gayet bilgili bir ilim insanıdır. Bu kitabında da İslam özelinde bilim din ilişkisini felsefi bir bakışla incelemiş. Kitabın ilk bölümünde Kur'an ve bilimsel faaliyetlere eşlik eden ön kabuller anlatılır. Kur'an'ın bilimsel faaliyet yapılırken zihinde mevcut olan ön kabulleri desteklediğine dair bir tez ortaya koyar. İkinci bölümde ise Kur'an'ın bilimsel uğraş için motivasyon sağladığından bahsedilir. Kur'an insanı canlı cansız tüm varlıkları ve doğayı tanımaya, bunlar üzerinde derin düşünmeye teşvik eder. Kur'an açısından evreni anlamayla ilgili tüm faaliyet Allah'ın gücünü, kudretini, sanatını anlamaya hizmet etmektedir.
" O birbiriyle uyum içinde yedi kat göğü yaratmış olandır. Rahman'ın yaratışında herhangi bir kusur bulamazsın. Haydi dön de bir bak herhangi bir çatlak görüyor musun? Sonra bir daha bir daha dön de bak. Bakışların aciz ve perişan olarak sana döner " Mülk suresi 3-4
92 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bu kitapta doğuştan tüm insanlarda ortak ahlâkî yetinin olup olamadığı,
eğer varsa bu ahlâkî yetinin doğuştan mı yoksa sonradan mı oluştuğu,
ahlâkın Allah olmadan anlamlı bir sebep bulup bulamayacağı,
Felsefe, akıl, mantık, filozoflar, görüşler ışığında Caner Taslaman Hocamız tarafından açıklanıyor.
Doyurucu bir çalışma ve kitap olduğunu kendi adıma söyleyebilirim.
Okumalısın...
176 syf.
·11 günde
Ve evrim devam ediyor. Caner hocanın diğer kitabı olan "evrim teorisi felsefe ve tanrı" kitabından sonra bu biraz daha açıklayıcı oldu .
Gerçekten de "evrim devam ediyor" bunu sadece konu olarak söylemedim cinas olarak cümleyi kurdum. :) Nasıl mı ? Biz farkında olmasak ta toprakta evrilme olayımız halen devam ediyor. Gıdalarımız besinlerimiz nerden geliyor . toprakta yetişen besinlerden . topraktaki vitaminler minareler bitkilerden. ordan beslenip bir meyve veriyor ve biz dolaylı olarak topraktan besleniyoruz.
Ayrıyetten diğer kitapta da incelemede belirttiğim gibi evrim ve Darvinci evrim teorisi yada Lamarckçı evrim teorisi ile bağdaştımamak gerekir. Nasıl bugün evrenin başlagıcı bigbang ı öğrenip evrenin bir başlagıcı hakkında bilgi sahibi oluyorsak . İlerde de yaşamın yeryüzünde nasıl başladıpığını kesin bir şekilde ögrenebilecegiz....
Bugun Darvinin evrimine bakarak (teori bide sonuçta) insan-maymun ile ilişkilendirilmesiyle gerçek evrime düşüncesizce karşı çıkmak büyük sıkıntı doğuracaktır. ilerleyen yıllarda bilim bunu açıkladığında inanç ve bilim ters düşerbilir kuran karşı çıkmıyor ve buna inanıp inanmamak bizi inançsız yapmaz kitapta bunu mantık ilkeleriyle açıklıyor .demek istediğim kilise ile aynı duruma düşebiliriz bizler skolastik düşünceyi eleştiriyorken aynı hataya düşmeyelim. Sorgulayıcı olalım dinimiz atalarımızın yolundan gidip yanlış olabilme durumu oldugunu göz önünde bulunduruyor . dogrularımızı da putlaştırmamızı söyliyor ..

Kitabı ön yargısız okumanız dileğiyle ...
221 syf.
·Beğendi·9/10
Din ve Bilimi birbirinden ayıranlar bu kitabı alıp, okuyup, sussunlar..Kitapta Din, Bilim ve Felsefeye dair çok şey mevcut..Big Bang Teorisiyle Tanrının var olduğunu çok iyi ilişkilendirmiş..Big Bang Teorisini de anlaşılır ve bilimsel bir şekilde çok iyi açıklanmış..Okunmalı...
150 syf.
·49 günde·8/10
Taslaman bu çalışmasında birçok felsefi konulara, bilimsel konulara, Tanrı bakış açısıyla bakıp yorumlayıp, teist görüşleri ile yorumluyor. Birçok bilim adamının bilimsel teorilerinin aslında Tanrı ve din ile ne kadar çok uyuştuğunu belirtiyor. Burada şu şekil bir itiraz gelebilir, falanca filanca din adamı böyle demiyor, şu din kaynağında tam aksi yazıyor ve Taslaman sallıyor gibi. Şimdi öncellikle sen nasıl Taslaman’ın dediklerine yanlış diyorsan bizler ve Taslaman da o kişilerin dediklerine yanlış diyoruz ama şunu da unutma ki Taslaman din için dediklerine din içinden kaynaklar gösteriyor ama sen dine mensup farklı kişilerin kaynaklarından eleştiri yapıyorsun.

Kitapta, yazarın değindiği konularda termodinamiğin ikinci yasası, entropi, zaman ve zamanın başlangıcı gibi konular, düzensizlik yasası, determinizm, indeterminizm, izafiyet teorisi gibi birçok konulardan kaynaklar gösterip çalışmasını oluşturmuş. Burada ilginç bir konu ise dinlerde yer alan mucizeleri bu ve diğer yasalara, kanunlara değinerek açıklama yapması. Fizik kanunlarını çiğnemeden mesela Musa’nın denizi yarmasını açıklaması gibi, ama bunda da net ve kesin konuşmayıp olabilirliğini söylemesi bana göre çok başarılıydı. Taslaman her zaman bu konularda teolojik agnostik olmayı seçip, sadece görebildiği, elinde tutabildikleri ile yorumlamaya çalışması benim için takdire şayan bir durum; ama durum böyle olunca ne materyalistler kendini sever, ne ateistler ne de uçan kaçan adamlara inanan dine mensup kişiler.

Kitabın dili ağır gelebilir ama aslında ağır değil, ama bu konulara uzak iseniz içindeki terimler, olgular ağır gelip okumayı yavaşlatabilir ve farklı kaynaklardan yardım almak isteyebilirsiniz, ama lütfen bir dine mensup iseniz bu tarz çalışmaları okuyunuz ve yine lütfen bir dini eleştireceksiniz Taslaman gibi mantıklı açıklama yapmaya çalışanları anlamak isteyerek okuyunuz.
256 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
bu kitapta 6 tane bilimsel ve felsefi makale bulunuyor. bu makaleleri ' bilimle din birbirine zıttır yea' diye entelektüel geçinen kişilere bizzat tavsiye ediyorum. Bu kitapta tanrı veyahut Allah olarak isimlendirdiğimiz yaratıcının felsefi olarak nasıl bulunabildiği ve evrendeki yerini okuyacağınız bu kitapta bilim ve dinin nasıl bir ilişki içinde olduğunu ve ateist hipotezlerinin nasıl basit bir mantıkla çürüdüğünü okuyacaksınız.
-Kur'an da ilk emir ikra'dır. ikra için oku olarak tercüme etmek eksik kalır. kıraat etmek yani anlayarak düşünerek ve okumak olarak çevirmek daha doğrudur (mehmet okuyan)
- Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde rabbinin şahid olması yetmez mi? ( 41/FUSSİLET-53)

kitabın dili felsefeyle arası pek iyi olmayan okuyuculara ağır gelebilir, ama açık ve anlaşılır bir dil kullanmaya ve örneklerle anlatım güçlendirilmeye özen gösterilmiş. okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum..
.
165 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kafamdaki soru işaretlerine cevap bulduğum harika bir eser. Evrimi savunan bir insan neden ateist olarak damgalanıyor,bir teist de evrim teorisini savunamaz mı ? gibi sorulara cevap arayanlar için ilaç gibi gelecek bir kitap :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Caner Taslaman
Tam adı:
Prof. Dr. Caner Taslaman
Unvan:
Akademisyen
Caner Taslaman, ilk, orta ve lise eğitimini doğduğu şehir olan İstanbul'da bitirdi. Kimya mühendisi bir annenin ve doktor bir babanın oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren doğa bilimleri ile ilgilendi. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu, yine bilim-felsefe-din üçgenindeki çalışmalarıyla profesörlük derecesini de aldı. Ayrıca "Küreselleşme Sürecinde Türkiye'deki İslam" çalışmasıyla ikinci doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakultesi'nde tamamladı. İlk olarak Tokyo Üniversitesi'nde daha sonra Oxford Üniversitesi'nde post doktora çalışmaları yaptı. Harvard Üniversitesi'nde ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak bulundu. Son dönemdeki çalışmalarında ve yurtdışında bulunduğu üniversitelerde en çok odaklandığı konu modern bilim-felsefe-din ilişkisi olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör öğretim üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 277 okur beğendi.
  • 1.467 okur okudu.
  • 77 okur okuyor.
  • 1.209 okur okuyacak.
  • 40 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları