Cezmi Ersöz

Cezmi Ersöz

YazarÇevirmen
7.3/10
965 Kişi
·
5.518
Okunma
·
345
Beğeni
·
19357
Gösterim
Adı:
Cezmi Ersöz
Unvan:
Türk Yazar, Şair
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 3 Eylül 1959
Cezmi Ersöz, (d. İstanbul, 1959) Türk yazar, şair.

Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. Yazın dünyasına yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayimlandı. Ardından haftalık 'Deli' dergisinde yazdı. Halen 'Leman' dergisinin yazarları arasında yer almış bir takım sorunlar nedeniyle ayrılmıştır. Şuan "Şizofren" dergisinde yazmaya başlayacaktır. İnsan-dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı çoğu eserinde hayatı sorgular. Gündelik zorunluluklardan, en temel ihtiyaçlardan ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseder. Eserlerinde yoğun bir melankoli ve karamsarlık fark edilir. İnsanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan bir yazardır.
Sen de benim gibi, seni sevmeyeni sevdin hep. Sana acı çektireni... Seni aramayanı, telefonlarına çıkmayanı, çıkınca seninle bir küfür gibi konuşanı sevdin... Sen de benim gibi seni incitip, üzeni sevdin hep.
Yukarıdaki çıkarcı ilişkilere, baskılara, rekabete ve yolsuzluklara katlanamaz hale gelince, hemen buraya geliriz. Burada yeniden insanlığımızı hatırlarız. Insanoğlunun iyi, sevecen, mutlu bir varlık olduğunu burada anlar, biraz olsun moral ve sevgi depoladıktan sonra, yine yukarıya çıkarız...
48 syf.
·10/10
Cezmi Ersöz
2001 tarihli kitabımı 17 yıl sonra tekrar buldum. Benim can yoldaşım çocukluk arkadaşım. Aşk nedir bilmeden senin mısralarıyla tanışmış, şehirde hiç tanımadığım, bilmediğim bir çocuğu çok sevmiştim. Ona gitmek onu bulmak istemiştim. Torbama sevinçlerimi doldurup yola çıkmış, hayal dünyamın sokaklarını karış karış gezmiştim. Sarışın mavi gözlüydü ve çok güzel gülerdi.

Şimdi geçmişten ödünç aldığım bu kısacık zaman diliminde tekrar çocukluğumu yaşadım. O hiç tanımadığım bilmediğim bu çocuk başka çocuklarında hayalini süslemiş midir? Cezmi Ersöz başka okurlarına benim gibi şehirden bir çocuk sevdirmiş midir? Seni hala seviyorum çocuk. Ben büyüdüm ama sen hep aynı kaldın. Anladım ki hayaller hiç yaşlanmıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=IfyrHXJJ_WY
142 syf.
·2 günde·6/10
Özellikle hayatınızda çoğu şeyin iyi gitmediğini düşündüğünüz ya da kendinizi yalnız hissettiğiniz bir döneminize denk geldiyse -ki genelde bu tarz dönemler çoğumuzun hayatında ne hikmetse daha fazla yer kaplar, melankolizm hastasıysak demek ki...-bir çırpıda okunur bu kitap... En başta sıcak ve samimi gelir her cümlesi sanki kendinizi okuyormuş hissine kapılırsınız fakat kitap bittiğinde içinde bulunduğunuz depresyonun iki kat daha derininde hissedersiniz kendinizi.
"Bütün duygularımız evsiz barksız ve kimsesiz kalmış çocuklar gibi, aynı odada koyun koyuna yatıyor… Aşk korkusunu yenmek için kuşkunun omzuna başını dayamış; öfke, ısınmak için köleliğin bacaklarının arasına koymuş ellerini… Sevgi, kaybolmamak için nefretin elinden tutmuş, sıcacık…"
142 syf.
·Puan vermedi
Cinsel kimliği beni ilgilendirmez fakat Cezmi Ersöz 'ü okurken kafamda sürekli bir kadın seslendiriyor yazdıklarını. Neden bilmiyorum ama çok ilginç. Oğuz Atay okurken , bukowski okurken vb. erkek sesi ile beynime işliyorum. Yalnız Cezmi ersöz'ün kitaplarında bu oluyor.

Daha önce Cezmi Ersöz okumadıysanız bu kitabı ile başlamayın. Melankoliyi içimizdeki yok oluşu cümle yapabilen ender yazarlardan.

Bu kitap içimi çok acıttı.
107 syf.
·2 günde·5/10
(Evdekal 5)

Kısa sürede okumalık bir deneme.Tesadüfen elime geçti ve okudum. Bahsettiği olayların çoğunda kendinizi bulabilmeniz mümkün.Başlarda odak noktasının aşk olduğunu zannedip bu kitap bana göre değil demiştim ama okumaya devam ettim düşündüğüm gibi olmadığını kısa sürede fark ettim.
Kısacası gördüğümüz,inandığımız ve hissettiğimizi sandığımız şeylerin aslında bilinmez ve sırlarla örtülü olduğuna değinmiş.Ayrıca anladığım kadarıyla kitabın bir bölümünde toplumumuzda bazı insanların olduğunu sanmaktan hoşlandığı borderline hastalığına değindiğini hissettim emin olmasamda...

Özellikle beğendiğim birkaç bölüm:
*Yağmurun sesini duymak için susmak gerekir
*Hiçbir şey yaşamadan hızla yaşlanıyordu...
*Sevgilerine kaza süsü verilen bu hayattan dışarı çıkmam gerek.
160 syf.
Bir şizofrendim artık...
Yalanlar söylüyordum ,hem sana hem de ona...Kendimi tanıyamaz olmuştum .Hangisi bendim?İçimdeki ,o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış , karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu mahkum,
206 syf.
·Beğendi·9/10
Sürekli duygulara nakşetmiş bir kitap. Aslında içinde bir olay örgüsünün olmaması biraz okumakta tereddüt ettiriyor insana. Yazarın anlatımına birşey diyemem, güzel bir anlatımla yazılmış. Ama yine de söyliyim insandan insana fark yaratan bir kitap. Kiminin ruhuna hitap eder kiminin duygularına... Okumak isteyenlere keyifli okumalar...
101 syf.
Yazarın kitabını ilk defa okuyorum(arkadaşımdan hediye) bence kesinlikle kalemi güçlü bir yazar.
Sevdiği kadına
"Biliyorum, sen benim için hiçbir zaman ulaşamayacağım annemin hayaletisin"diyor...
Adam Sevgisizlik yaralarıyla dolu belkide içinde sevilmeye muhtaç hiç büyümemiş masum bir çocuk var. Kitap aşk temalı gibi gözüksede, asıl tema "sevgisizlik".
Hissederek okuyabileceğiniz bir kitap öneririm
328 syf.
·8/10
Farklı bir "insan" Can Yücel. Kitapta yazarın hayatına ve bazı anılarına, ünlü-ünsüz kişilerle diyaloglarına yer verilmiş güzel bir çalışma olmuş. Ülkemizin yetiştirdiği nadir "Sanatçı"lardan birisinin bu şekilde anılması da ayrıca güzel. Bu kitabı bana öneren Sezen Solhan Hanım'a çok teşekkür ederim.
184 syf.
·Beğendi·8/10
Bir yanımı, burada, bu insanlara bıraktım. Korktum onların yanında kendimi ele vermekten. Yanlarında ruhumu, düşüncelerimi, duygularımı, taslakların içine yerleştirdim. Çerçeveledim… Bir yanım çekip gitti, o ibret verici karanlık öykülere. Bu yüzden, bu ikiye bölünmüşlük ve hiçbir yere tam ait olamayış yüzünden çok aşağıladım kendimi, çok kınadım… Ama farkındayım her şeyin. Ne kadar çelişkiye düşersem, ne kadar çok hissedersem parçalanmışlığımı, aşk o kadar çok birikiyor içimde… Aşk, ölüm gibi bakıyor bana. Her geçen gün güzelleşen bir ölüm gibi… Karanlık öykülerin aydınlığına battıkça…

ARTIK HİÇBİR ŞEY

ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Yazarın biyografisi

Adı:
Cezmi Ersöz
Unvan:
Türk Yazar, Şair
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 3 Eylül 1959
Cezmi Ersöz, (d. İstanbul, 1959) Türk yazar, şair.

Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. Yazın dünyasına yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayimlandı. Ardından haftalık 'Deli' dergisinde yazdı. Halen 'Leman' dergisinin yazarları arasında yer almış bir takım sorunlar nedeniyle ayrılmıştır. Şuan "Şizofren" dergisinde yazmaya başlayacaktır. İnsan-dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı çoğu eserinde hayatı sorgular. Gündelik zorunluluklardan, en temel ihtiyaçlardan ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseder. Eserlerinde yoğun bir melankoli ve karamsarlık fark edilir. İnsanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan bir yazardır.

Yazar istatistikleri

  • 345 okur beğendi.
  • 5.518 okur okudu.
  • 32 okur okuyor.
  • 1.075 okur okuyacak.
  • 29 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları