Cihan Aktaş

Cihan Aktaş

Yazar
7.7/10
132 Kişi
·
429
Okunma
·
67
Beğeni
·
3396
Gösterim
Adı:
Cihan Aktaş
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar ve Mimar
Doğum:
Refahiye-Erzincan, 1960
Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, http://www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.
Ne kadar az kendim olabildim yıllardır. Ne kadar az gezdim, gördüm, düşündüm..
Ne kadar az tanıdım hayatı.
Ne kadar az tanık oldum geçmiş insanların kalıntılarının ibretine.
Ne kadar az ayak izim kaldı toprakta..
Ne kadar az görebildi beni gökyüzü..
224 syf.
·3 günde
Bir dönem halk arasında kullanılan bacı ve bayan kavramlarının evrimsel sürecine değiniyor kitabında Cihan Aktaş. “Bacı”nın, Anadolu insanı için sosyal hayatta akraba veya akrabalık dışı kadın ve erkek ilişkilerinin sıcak, masum ve güvenilir yönünü temsil ettiğini belirten Aktaş, “bayan”ın ise dinî kaygıları zayıf olan, erkeklerle rahatça ilişki kurabilen ve sosyal hayatta “bacı”nın karşılaşmaktan kaçındığı durumlarla ilgili endişeleri olmayan modern bir kadının tasviri olduğunu ifade ediyor. Başörtüsü yasağını tartışan televizyon programlarında neden başörtülü kadınların olmadığını eleştiriyor. Başörtülü kadınların kamusal alanda ki durumunun geçmişini ve günümüze kadar gelinen süreçte ki yaşanılan değişimleri anlatıyor.
Ben kitabı okurken çok sıkıldım. Bir çok konuda yazara katılmıyorum. Bu alanda pek faydalı bir eser olduğunu da düşünmüyorum. Başörtülü kadınların yaşadığı sorunları dile getirmekten daha çok şekilcilik yapmış bence. Bacı ve bayan kavramlarını açıklaması kalıp yargılı düşünme gibi geldi bana. Keşke başörtülü kadınların sıkıntılarını daha iyi dile getirseymiş.
272 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Kitap bir çok önemli ismi bir arada barındırıyor.
12 kişinin görüşlerinden oluşuyor bakış acılarından aile kurumunu değerlendirme şekillerinden.
Bu da bi avantaj bence farklı farklı olan ama aynı konuya değinen yazıları okumuş ve beyin fırtınası oluşmuş oluyor bu sayede .
Kitabın içinden şu şahane bölümle devam ediyim incelememe:

Allah teala insanı yaratmış, ona bilgi edinme ve bilgiyi kullanma kabiliyeti vermiş (Rahman,4)
Onu başıboş bırakmamış ( kıyamet, 36)
Yeryüzünün halifesi kılmış (Enam,165 ;yunus,14)
Kokuşmuş çamur mertebesinden kainatın gözbebeği mertebesine kendi irade ve çabasıyla
Yükselmesini amaç kılmış (Tin ,5;Şems,10)
Erkek olsun kadın olsun kim salih bir amelde bulunursa , bunun karşılığının kendisine eksiksiz ödeneceğini (Nisa,124) ifade buyurmuştur.

Severek okudum altını çizdiğim cok fazla yer oldu daha çok kadın eksenli bakan kişilerin de yazıları mevcuttu. Kadın toplumda sürekli (maalesef)ezilen olduğu için bunun daha önde tutulması bana normal geldi.
Yeni bir çalışma, soruşturma bu yüzden
Çok geniş bir perspektifle bakabilmek adına kesinlikle okuyun derim.
Iyi okumalar dilerim ;)
272 syf.
·Beğendi·10/10
Herkese her bireye tek tek tavsiye ederim. İçinde farklı görüşleri barındıran özellikle kadın, modernizm, İslam arasındaki ilişkiyi çok güzel açıklayan bilgiler var. İslamda var olduğu sanılan ve kadınları küçümsemek dışlamak için uydurulan hadislere yer yer değinilmiş. Ayrıca ailenin psikolojik olarak ele alınması konusunda Kemal Sayar da birtakım düşüncelerini yazmış yani kitap sosyolojik psikolojik dini ictimai olarak her yönden aile kavramını detaylıca açıklamış. Mükemmeldi..
110 syf.
·Beğendi·7/10
Ağlaya ağlaya okudugum bir kitap.yakin arkadasimin tavsiyesiyle okudum.cok guzel bi kitap.ehlibeyt 'in hayatlarini okumayi sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum.
152 syf.
Tavsiye olunur ki ;

Yaşadığımız tarihlerin evvelinde , ihtilal ve sancılı dönemlerde yaşanan hayatları kaleme almış Cihan Aktaş . Belki unuttuğumuz o 28Şubat mağduriyetlerini tekrar en derin hislerle okurken , değişen İslami duruşları da en net biçimde gözler önüne seriyor kitabında ..

Bir inanç ve dava çerçevesinde şekillenen hayallerin ne kadar hayata geçirildiğine , farklı evlilik anlayışları ile kurulan yuvaların insanın hayatına nasıl malolacağına değiniliyor..

Basit,sade bir üslupla ,hikaye tadında , acı gerçekleri hissederek okuyorsunuz ..

Dram ağırlığı olduğu kadar , betimleme de oldukça fazla . O zamanları merak edenlere , az-çok İslami bir davayla büyüyüp günümüz dünyası ile mücadele edenlere tavsiyemdir..
144 syf.
·Beğendi·7/10
Alzheimer’a yakalanmış bir insanın yaşadıgı sıkıntılar, ona bakanların, evlatlarının gözünden olan yasantılar anlatılıyor öykülerde. Zaman zaman çok eskilere gidip geliyorsunuz. Bazen de öyküyü anlatanın kim oldugunu anlayamabiliyorsunuz, anlatacı da zaman ve mekan da karısabiliyor. Acaba anlatan Zehra mı, Sıdıka hanım mı ya da kim bu öyküyü anlatan diye düsünebilirsiniz ama bu durum bana çok da rahatsızlık vermedi öykünün akışına bıraktım kendimi. Yer yer bazı şeyler birçok kere tekrar edilse de ben bunu hastalığın doğasına bağlıyorum ve yazarın bilinçli olarak bazı şeyleri tekrarladığını düsünüyorum.
Aileler, dağılmalar, hatırlamalar, unutmalar, hatırlayamamalar üzerine hüzünlü bir öykü kitabı. İnsan okurken ister istemez kendisinin veya sevdiklerinin basına böyle bir şey geldiğinde nasıl davranacağını düşünmeden edemiyor. İçimi ısıtan bir öykü kitabı oldu.
176 syf.
·6/10
Ayrı ayrı öykülerden oluşan bu kitapta kızların , bazen kadınların kendilerini bulmaları cok mümkün. Öykülerde samimiyet, sıcaklık, çay var. Ve Anne sıcaklığı var kimi zaman. Önemli bir unsuru da kaçırmamak gerek tabiki. Yazar, ayrılıkların soğukluğunu da işlemekten çekinmemiştir ve güzel hatıraların geçmişte bir yerlerde kalıp soğuktan üşümesini.
110 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
ehli beytden İslamın savunuculuğu yapmış annemiz Ali ve Fatıma'nın güzel kızı .İbn Ziyad ve Yezid gibilere Hakkı anlatan Kerbelada sonuna kadar susmayan açtırmak istediği umudun adı
Kardeşinin ölümüne ağlamayacak kadar
Kerbela'da hanımları teselli edecek kadar sabırlı kadın .Zeynep çölün kanayan yarası çölün dili kulağı
368 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Kitap bir olay romanı değil, durum romanı. Aslında kitapla ilgili merak edenlere, bir gençlik romanı olduğunu belirtmek isterim. "Bir Genç Kızın Gizli Defteri" tarzı.
Hikayeyi özel kılan, 70'lerde bir yatılı öğretmen okulunda yaşanıyor olması. O günlere çok güzel ışık tutmuş yazar. Kendinizi o dönemde hissedebiliyorsunuz. Siyasi rüzgarlar, idealist gençlerin öğretmenlik mesleğine olan tutkuları, dönemin Türkiye şartları, güzel yansıtılmış.
Ancak üzülerek söylemeliyim ki kitabın akışı beni yordu. Edebî anlamda bir düzensizlik sözkonusu. Diyaloglar, diyaloglar, kimin ne söylediği belli olmayan diyaloglar... Paragraflar öyle uzun ve sonsuz(!) ki, bazen bir noktalama işaretinin dahi yoksunluğunu yaşayabiliyorsunuz...
Ancak genel itibariyle, okuduğuma mutlu olduğum bir eser oldu. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
224 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Cihan Aktaş’ın Bacı’dan Bayan’a adlı Kitabında, modern dünyada soluklanan her müminin karşılaştığı problemleri, yanından geçip gidemediği sorunları irdeleyen yazar; sosyolojik tespitler ve değerlendirmelerle dolu bir araştırma-inceleme kitabı üretmiş. Mahremiyet, başörtüsü, her türlü reklamda kullanılan kadın sektörü gibi konuları derinlemesine işliyor. Kitabının son bölümünde ise “yeni bir kamusallık arayışı”nın içinde görüyoruz kendisini.

“Bacı” ve “bayan” hitabı arasındaki fark

Bir dönem halk arasında kullanılan bacı ve bayan kavramlarının evrimsel sürecine değiniyor kitabında Cihan Aktaş. “Bacı”nın, Anadolu insanı için sosyal hayatta akraba veya akrabalık dışı kadın ve erkek ilişkilerinin sıcak, masum ve güvenilir yönünü temsil ettiğini belirten Aktaş, “bayan”ın ise dinî kaygıları zayıf olan, erkeklerle rahatça ilişki kurabilen ve sosyal hayatta “bacı”nın karşılaşmaktan kaçındığı durumlarla ilgili endişeleri olmayan modern bir kadının tasviri olduğunu ifade ediyor. “Bacı”, tesettürlü ama dernek, parti, konferans, seminer gibi çalışmalarda ön planda olan; bu platformlarda ‘ağabeyleriyle’ birlikte faaliyetler yaparken dişilik özelliklerini değil kişilik özelliklerini ön planda tutan kızı/kadını simgeliyordu.

İlk zamanlar mütesettir kızlara gayet güvenli bir sosyal alan açan “bacı” nitelemesi, aynı zamanda İslamcı erkeklerle kızlar arasında duygusal hisler olamayacağını da yolluyordu bilinçaltına. Saydam duvarlar örüyordu kalpler arasına… ‘Kötü göz’le bakılamazdı bacıya. Aşk kötü göz, evlilik düşüncesi ise kötü niyet olarak addedilmeye başlanmıştı. Bunun sonucu olarak; zihinsel yönden kendisinden zayıf ve İslamcılık gibi bir ideali olmayan erkeklerle tesadüfen evlenen kızlar veya dünya görüşü farklı, mütesettir olmayan kızlarla hayatını birleştiren erkekler çıkıyordu ortaya.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cihan Aktaş
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar ve Mimar
Doğum:
Refahiye-Erzincan, 1960
Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, http://www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.

Yazar istatistikleri

  • 67 okur beğendi.
  • 429 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 271 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.