Francis Bacon

Francis Bacon

Yazar
7.1/10
360 Kişi
·
1.218
Okunma
·
219
Beğeni
·
8809
Gösterim
Adı:
Francis Bacon
Unvan:
Filozof, Bilim Adamı, Avukat, Hukukçu, Devlet Adamı ve Yazar
Doğum:
İngiltere, 1561
Ölüm:
İngiltere, 1626
22 Ocak 1561'de doğan Francis Bacon, Kraliçe 1. Elizabeth'in adalet bakanı Nicholas Bacon'ın oğludur. Her ne kadar Francis Bacon'ın ünü babasınınkini gölgede bıraksa da, babası, Nicholas Bacon da sıradan birisi olmaktan çok öte, döneminin ünlü isimlerindendi. Francis Bacon, oniki yaşında girdiği Trinity College, Cambridge'de skolastik felsefeyle tanıştı ve skolastik felsefeye karşıt görüşlerinin tohumları burada atıldı. 1576'da Hukuk okumaya başladıktan sonra, Fransa'daki İngiliz elçisinin yanında çalışması için bir teklif aldı. Teklifi kabul ederek, öğrenimine ara verdi ve Fransa'ya gitti. Bacon'ın felsefeye olan aşkının iyice filizlenmeye başladığı bu yıllarda, ansızın, 1579'da babasının vefat haberini aldı. Cepleri boş bir şekilde İngiltere'ye döndüğünde yapabileceği tek şey hukuk öğrenimine devam etmek oldu. Öğrenimini tamamladıktan sonra avukatlık yapmaya başladı. Çocukluğundan beri alıştığı lüks yaşama özlem çekiyordu, bu yüzden avukatlık yaparken bir taraftan da siyasi bir kariyer için çalıştı. Nitekim 1584'te Parlementoya seçildi.
Essex kontuyla yakın bir arkadaşlığı vardı. Fakat arkadaşlıkları, Essex kontunun Kraliçe 1. Elizabeth'i devirmek üzere kurduğu planlar nedeniyle bozuldu. Kraliçeye olan bağlılığının büyük olduğunu belirten Bacon, uzun süre arkadaşını fikirlerinden döndürmeye çalıştı. Kraliçeye yapılan başarısız bir suikast girişiminden sonra Essex kontu tutuklandı. Bacon'ın da çabalarıyla salıverilen kont, daha sonra Kraliçeyi devirmek için yeni bir girişimde bulundu. Bu sefer tutuklandığında, suçlu bulundu ve idam edildi. Bu sırada Bacon'ın yıldızı parlamaktaydı, her ne kadar Essex kontuyla olan bu ilişkileri sonucu onu hayatı boyu tehdit edecek düşmanlar edinmiş olsa da Kraliçeye olan bağlılığı hiç kuşkusuz ona kariyer açısından büyük fırsatlar vermişti.
1603'de Kraliçenin veliahtı olarak James I tahta geçince hızlı bir şekilde önemli mevkilere geldi. Önce "Sir" unvanı aldı, sonra 1606'da başsavcı, 1618'de ise İngiltere başyargıcı oldu. Kariyerinin zirvesindeyken, çöküşü kapıyı çaldı. 1621'de rüşvet suçuyla tutuklanıp yargılandı. Suçlu bulundu ve hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanede fazla kalmadı ve salıverildi, fakat ne Parlementoda ne de herhangi bir politik konumda bulunması bundan sonra imkânsızdı. Siyasetten kopan Bacon hayatının geri kalan yıllarını felsefi düşüncelerine adadı. 1626'da zatürree olduğu varsayılan bir hastalık yüzünden vefat etti.
Okuma, kişiyi olgunlaştırır ve donanımlı kılar; tartışmalar ve konuşmalar onu kıvrak düşünen, hazırcevap biri haline getirir; yazma ve bilgilerin kaydedilmesi ise onların sağlam bir biçimde saklanmasını, unutulmamasını sağlar.
320 syf.
·4 günde·5/10
Francis Bacon, Deneme türünün öncülerinden biri olarak kabul edilir. 16. Yüzyılda kaleme aldığı Denemeler: Güvenilir Öğütler ya da Meselelerin Özü eseriyle hayatın etikliği, politika, insan doğası başlıklarında birleşen gözlemlerini tümevarım biçeminde ele alır ve çağdaşı Montaigne gibi bilgiyi birikimsel olarak ifade eder. Birçok konuda genelleyici çıkarsamaları alıntılarla destekleyen bir yazım ürünü olması, deneme türünün yapısal başlangıcı olarak görülebilir. Saf bir yenilikçi ya da akılcı (rasyonalist) olarak nitelenen Bacon, tanrısal büyüklüğe indirgenen Tolstoyvari evrenselliğiyle -böyle nitelenir- Machiavelli politikasını özümser. Anglo-sakson modelinin temelini atan isimlerden biri olmasıyla, günümüz dünyasının kapitalist -ben merkezci- yapısının büyük mimarlarından biri olarak 21.yüzyıl düşün dünyasındaki etkilerini net bir şekilde gösterir.

İktidar ve onun çevresindeki faydayı temel alan bir yaklaşım Bacon’un ana felsefesi olsa da, insana, ilişkilerine ve topluma dair ele alınanlar geniş yer tutar. Montaigne Denemeler’inde kararsızlık ve savrukluk göze batarken, Bacon’da açıklamalar dizgesiyle kendinden emin ve net cümleler bulunur. Bacon’un temsil ettiği söylenilen evrensellik, çıkar çatışmasının gücüne tutulduğunda Montaigne’den uzaklaşır, bu yönüyle iki yazarın ayrıldıkları söylenebilir. Denemeler öğütler kitabı olduğu kadar ölçülülükler kitabıdır da. Ortalama bir insanın zaten bilmekte olduğu şeyleri atıf zenginliği ve tüm zamanlarda geçerliliğini koruyacak tespitleri ile ılıklaştırır. İnsan, devlet, dostluk, kurnazlık, hırs, aşk vb. gibi unsurları çok iyi tanımlar yazar. Kitabın yazılmasının üzerinden yüzyıllar geçse bile zamanın eskitemediği cümleler vardır. Machiavelli gibi siyasi kişiliği olmadan, siyasi olarak döneminde büyük etkiler yaratmış bir bilgin Francis Bacon. Aşırı bir bencillikle sarmalanmış ideolojik iktidar faydacılığı Machiavelli ile birleştiğinden Prens’i de Denemeler’in yanında değerlendirmek gerek. İnananların yönetilmesi için araç niteliğiyle kullanılmaları, devlete zarar verebilecek olası kalkışmanın kestirilebildiği kitleye- ki özellikle burjuva ve soylular- özel hak ve hürriyet tanınarak püskürtme kurnazlığı, Bacon kurallarından sadece bir tanesi olarak göze çarpar.

Aydınlanma zihninde yatan egemenlik hırsı, tabiatın insanoğlunun hizmetine sunulan bir köle olduğu, ben ve diğerleri anlayışı “bilgi güçtür”ü tersine çevirmek için temel etkenler. Günümüzde İngiltere ve Abd’nin temsil ettiği anglo-sakson modelin işlevi de tam olarak bu; sosyal mücadelecilik anlayışı ve refah düzeyinin gerisinde kalan daha fazla çıkar, daha fazla koloni, daha fazla kölelik, daha fazla ekonomi. Globelleşen dünyada kapitalist düzen var oldukça, rakamlar üzerinden değerlendirilen insanların rekabet için bir araç konumunda olacağı kuşkusuz. Bomba paketi taşıyan kargo uçağının demokrasi götürmesi veya siyah görünümlü beyaz başkanların 'birileri' tarafından yönetilmesi; bunun sonucunda çaresiz ve aç milyonlarca insan ise hayatına güçbela devam eder, büyük efendilerin dünya siyasetine yön vermesinin sonucu olarak.

“Belki de birbirini takip eden çağlar ve fikir akımlarının bütünlüğüne bakıldığında, Bacon, ilginç bir konumdadır, yazılarındaki koku geleceğe dairdir. Ancak çağdaşları geçmişe özlemle bakarken, o yepyeni bir geleceğe gözlerini dikmiştir. Hamit Dereli'ye göre; o "Platon'un ünlü benzetmesinde olduğu gibi, karanlık bir mağarada arkalarını ışığa çevirmiş oturan ve önlerinde yalnızca gerçeğin gölgelerini izleyenlerin gözlerini ışığa çeviren" bir filozoftu. (Yeni Atlantis, 'Bacon'ın Felsefesi, Giriş bölümünden')

Denemeler’de insan ilişkilerine dair sıkı öngörüler ve çıkarsamalar yer alsa da, ilerici ve evrensel olarak adlandırılan Bacon’un, despotluk kokan anlayışları, eserine addedilen hümanizmayla çelişir. Din ve kutsî duygularla alay edilmenin, aşağılıkça bir davranış olduğu belirtilirken, Hz. Muhammed hakkında çirkin cümlelerin yer bulması şaşırtıcı olmadı. -ki “ataklık” adı altında veya yerici bir yakıştırma yapılmamış olsaydı, kitabın doğasına ters düşeceğinden asıl şaşkınlık verici durum olurdu.- yine yabanıl türkler ifadelerinin gerici genelliği burada da görülür. Ataklık: utanılması gereken durumları geçiştirmeyi sağlayan kurnazlık. “Koloni kurmak eski ve kahramanca işler arasındadır.” cümlesini "sömürgecilik nasıl yapılır" ile efendice devam ettiren cümlelerin olduğunu belirtelim. Bir Afrikalının “toprağımda ne işin var?” sorusundan sıyrılmak, ancak bu atak insana dönüşmeyle mümkün olabilirdi diye düşünüyor insan.

"Krallığın ve devletin büyüklüğünü sağlayan öncelikli unsur, halkın kitle ve düşünce bakımından savaşçı olmasıdır. Buna bağlı olarak, kaslarında derman kalmamış, yumuşak erkeklerin bol bulunduğu yerde, paranın savaşın gücü olduğuna dair ifade de gerçekliğini yitirir."

Yukarıdaki cümle Mein Kampf kitabından bir alıntı değil, ancak dünyayı karanlığa iten zihniyetler neredeyse aynı.

Hayatta kalabilen bu yapı var olduğu sürece, pespembe mutluluğun içinde ilerleyebilmiş entelektüel hayatlar ve iktidarların güçten de bilgiden de yoksun zihinlerinin ürünü olan mutsuz ve cahil halklar yaşama uğraşıyla varlığını sürdürürler...
108 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Yazar değindiği konular üzerinde dolandırmadan net bir anlatımla anlatmak istediklerini dile getirmiş.
Bunu yaparken de daha çok Roma ve Antik Yunan düşünür, filozof ve yöneticilerinden örnekler vermiş.
Her konu üzerinde kısa kısa ve anlaşılır denemeler yazmış olması okumayı gayet kolaylaştırıyor.
Yalnız yazarımız Bacon zamanında rüşvet suçlamasını kabul ederek tüm malvarlığını buna karşılık aldığı cezada yitirmiştir. Ve kitapta bir bölümde rüşvetin zararlarından bahsetmesi fazlasıyla ironik olmuştur:)
158 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Platon'un "Devlet"i ve Thomas More'nin "Utopia"sından sonra Bacon'un "Yeni Atlantis"ini de okuduk sonunda. Zaman olarak en son yazılan olmasına rağmen diğer iki kitaptan daha sığ geldi bana. Tabi bilimsel olarak değil, fikirsel olarak söylüyorum bunu. Bir de Hristiyanlık ve Yahudilik övgüsü had safhada. Zaten kitap tamamlanamadan Bacon bu dünyadan göçmüştür.

"Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil kafamıza yerleştirdiklerimizdir."
223 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Denemeleri okumadan önce Bacon’un hayatını öğrenmek okuma serüveninizin değerini arttırır çünkü Bacon, denemeleri yazarken yaşadıklarından, bilgi birikiminden yola çıkıyor. Ve bunu okurken fark ediyorsunuz. Çoğu okuyucunun aklına denemeler deyince Montaigne gelse de bu denemeler Montaigne’nin tarzından biraz farklı. Montaigne, okurken bana söyleşi hissi vermişti. Bacon okurken daha çok hayatta nasıl davranmam gerektiğine dair öğütler veren bir büyüğümü dinliyor gibiydim.

Denemelerin altmıştan fazla başlığı var. Çok farklı konularda çoğunlukla hâlâ geçerliliğini koruyan bilgiler verilmiş. Tabii her metni kendi dönemine göre değerlendirmek gerekir. Bunu söyledim çünkü birçok kez Türklerin barbar insanlar olduğuna dair kesin yargıları var. Ve kadınları da erkeklerden eksik gören birkaç cümle.

Kitapta bol bol Latince alıntılar var. İtalik yazılan bu cümlelerin çevirisi denemenin hemen arkasında verilmiş. Bu kadar alıntı için sürekli sayfa çevirmek okuma hızını düşüren bir ayrıntıydı.

Bir nefeste okumak sıkıcı gelebilir ancak günde birkaç denemeyi okuyarak, kitaptan nefret etmeden güzelce okuyabilirsiniz. Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu. Keyifli okumalar herkese.


https://www.instagram.com/...?igshid=4x1pnzesdbzq
158 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Fundemental dinci arka planlı naturalist rasyonel bir komün denemesi.

Doğanın kendisine dönerek mutlu yaşamın prensiplerini realist olarak ortaya döküp bir ütopya yaratma hayalinde olan Bacon, sanki hayatındaki tüm başarısızlıkları yazdığı, en azından hayalini kurduğu bu ütopyada yok saymış, hayattaki her şeyin hep daha iyisi ve daha mükemmelini tasarlayarak mutluluğa ulaşmayı denemiş bu eserinde. Ancak böyle her yönünden mükemmel olacağına inanılan Ben Salem halkının -yukarıda söylediğim gibi dini etkilerden olacak-, ataerkil muhafazakar bir yönü var. Ancak bu handikapı yenilikçilik fikriyle bezeyerek aşmışlar gibi görünüyor.

Ama bu ütopyada benim açımdan tüm diğer ütopyalar gibi rahatsız edici bir şeyler var. O da her şeyin mükemmel dizayn edilmiş olması. Bana göre hayat böyle değildir. En iyisine en güzeline ulaşmak değildir hayatın amacı. Biraz da elindekiyle mutlu olmasını bilmektir. Sürekli fazlasını istemek insanın aç gözlüğünden gelen bir durumdur. Hem suçların yalanların olmadığı bir toplumda güzelliklerin anlamı bugün ki gibi olmaz. Her şeyin en iyisi standart olur. Peki ya ben, benim hakkımda en iyisini istemiyorsam ?

Neyse bu sorular cevapları çok uzun olan sorular burada cevap arayacak değilim. Ama Bacon’un bu eserini okuduktan sonra aklımıza gelen sorular, bunlar için bile okunabilir. Bu tür eserleri seviyorsanız tavsiye ederim.

İyi okumalar.
223 syf.
·4/10
her deneme kitabında olan konu başlıkları bu kitapta da var.fakat Bacon'da yadsınamaz bir Türk düşmanlığı var. Bazen çok sinir bozucu boyutlara çıkabiliyor bu. Her kötü davranış, barbarlık vs. Türkler üstünden örnekleniyor kitapta. o yüzden ister istemez insanın canını sıkabiliyor bazen.
150 syf.
·1 günde·1/10
Hey Süleyman! Birader çok iyisiniz ama fazla egoistsiniz. Bu kadar iyi , hoşgörü sahibi bir milletin güzel hükümdarının daha alçak gönüllü olmasını beklerdim.
Sevgili Bacon , başta More'nin taklidi dedim ve üzüldüm ama sona doğru " La keşke taklidi olabilseymiş bir şeye benzermiş! Puanlara inanmadıydım bi de ..." dedim
Canım Baconcuğum evlilik fikirlerin güzel ama abi bari taklid ol , taklid kal, kendi içinde çelişme değil mi !
Beğenmedim ve üzüldüm :(
Ah yine de belki devam etseydin güzel olurdu Baconcuğum... :(
223 syf.
·37 günde
Monteigne'nin Denemeler'inden sonra Bacon'ın Denemeler'i biraz geride kalmış geldi. Bu demek değildir ki Bacon'ın kitabı kötü, aksine güzel konulara değinmiş. Monteigne'den bir miktar daha uzundu bölümleri. Keyifle okudum, vaktim olmadığı zamanlarda bile iki- üç deneme okumak keyif veriyordu. Deneme okumak biraz da düşünce şeklimizi olgunlaştırıyor, eleştirel yaklaşmamızı sağlıyor. İnsan olabilmenin en temel noktası düşüncedir bence. Bunu da bu tür çok güzel geliştiriyor. Her gün bir sayfa okumak dahi biz fark etmesek de sorgulatıyor. Hâlâ deneme okumaya başlamadıysanız en kısa sürede başlayın derim.
223 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazar kendi dönemine göre iyi iş çıkarmış. Tanrı’lar üstüne adlı denemesi, inancımdan dolayı pek hoşuma gitmesede ve bazı konuların artık günümüzle alakası kalmamış olması haricinde sürükleyici bir kitap olduğunu düşünüyorum
88 syf.
·25 günde·8/10
Yeni Atlantis ideal bir toplum düzenini anlatan bir kitap. Evet, bu kitap benim gibi sosyolog adayı olanlar için önemli bir kitap fakat toplumdaki her bireyinde okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. İdeal bir toplum nasıl olabilir, bu ideal toplum ütopyalarıyla yaşadığımız toplum ne kadar uyumlu, uyuşmayan noktalar, eksiklikler neler bunları görmemizde bize yardımcı olacak bir eser. Her bireyin yaşadığı toplumla olması gereken bir toplum arasında bağlantı kurabilmesi kanaatindeyim. Emin olun bu bağlantılar bizi zamanla ideal bir topluma götürecektir. Bunları da sosyologlar düşünsün demeyin, toplumumuzun daha yaşanabilir bir hale gelmesi için bireylerin bilinçli olması oldukça önemli ve unutmayın ki her insan amatör bir sosyologtur.

Keyifli Okumalar ve Huzurlu Günler

Yazarın biyografisi

Adı:
Francis Bacon
Unvan:
Filozof, Bilim Adamı, Avukat, Hukukçu, Devlet Adamı ve Yazar
Doğum:
İngiltere, 1561
Ölüm:
İngiltere, 1626
22 Ocak 1561'de doğan Francis Bacon, Kraliçe 1. Elizabeth'in adalet bakanı Nicholas Bacon'ın oğludur. Her ne kadar Francis Bacon'ın ünü babasınınkini gölgede bıraksa da, babası, Nicholas Bacon da sıradan birisi olmaktan çok öte, döneminin ünlü isimlerindendi. Francis Bacon, oniki yaşında girdiği Trinity College, Cambridge'de skolastik felsefeyle tanıştı ve skolastik felsefeye karşıt görüşlerinin tohumları burada atıldı. 1576'da Hukuk okumaya başladıktan sonra, Fransa'daki İngiliz elçisinin yanında çalışması için bir teklif aldı. Teklifi kabul ederek, öğrenimine ara verdi ve Fransa'ya gitti. Bacon'ın felsefeye olan aşkının iyice filizlenmeye başladığı bu yıllarda, ansızın, 1579'da babasının vefat haberini aldı. Cepleri boş bir şekilde İngiltere'ye döndüğünde yapabileceği tek şey hukuk öğrenimine devam etmek oldu. Öğrenimini tamamladıktan sonra avukatlık yapmaya başladı. Çocukluğundan beri alıştığı lüks yaşama özlem çekiyordu, bu yüzden avukatlık yaparken bir taraftan da siyasi bir kariyer için çalıştı. Nitekim 1584'te Parlementoya seçildi.
Essex kontuyla yakın bir arkadaşlığı vardı. Fakat arkadaşlıkları, Essex kontunun Kraliçe 1. Elizabeth'i devirmek üzere kurduğu planlar nedeniyle bozuldu. Kraliçeye olan bağlılığının büyük olduğunu belirten Bacon, uzun süre arkadaşını fikirlerinden döndürmeye çalıştı. Kraliçeye yapılan başarısız bir suikast girişiminden sonra Essex kontu tutuklandı. Bacon'ın da çabalarıyla salıverilen kont, daha sonra Kraliçeyi devirmek için yeni bir girişimde bulundu. Bu sefer tutuklandığında, suçlu bulundu ve idam edildi. Bu sırada Bacon'ın yıldızı parlamaktaydı, her ne kadar Essex kontuyla olan bu ilişkileri sonucu onu hayatı boyu tehdit edecek düşmanlar edinmiş olsa da Kraliçeye olan bağlılığı hiç kuşkusuz ona kariyer açısından büyük fırsatlar vermişti.
1603'de Kraliçenin veliahtı olarak James I tahta geçince hızlı bir şekilde önemli mevkilere geldi. Önce "Sir" unvanı aldı, sonra 1606'da başsavcı, 1618'de ise İngiltere başyargıcı oldu. Kariyerinin zirvesindeyken, çöküşü kapıyı çaldı. 1621'de rüşvet suçuyla tutuklanıp yargılandı. Suçlu bulundu ve hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanede fazla kalmadı ve salıverildi, fakat ne Parlementoda ne de herhangi bir politik konumda bulunması bundan sonra imkânsızdı. Siyasetten kopan Bacon hayatının geri kalan yıllarını felsefi düşüncelerine adadı. 1626'da zatürree olduğu varsayılan bir hastalık yüzünden vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 219 okur beğendi.
  • 1.218 okur okudu.
  • 44 okur okuyor.
  • 783 okur okuyacak.
  • 17 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları