Philip Roth

Öfke yazarı
Yazar
7.7/10
458 Kişi
2.297
Okunma
112
Beğeni
15,5bin
Görüntülenme

Philip Roth Yorumları ve İncelemeleri

Philip Roth yorumları ve incelemelerini, Philip Roth kitabı hakkındaki okur görüşlerini , Philip Roth puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
8/10
·160 syf.··
2024 6. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2024 00:05
“Aldatmak” kelime olarak kavram olarak üstünde tepinilen ve her kesim ve sosyal bilimle uğraşan her insanın üzerinde illa bir görüşünün olduğu bir şekilsiz buluttur. İlk akla gelen iki insanın birbirini kandırması veya kandırma çabası gibi görünse de bu kavram sadece iki insana indirmek robinson ve cuma’yı gözlemleyip fikir yürütmek gibidir. İnsan toplum ve kurallarından azede olmadığı gibi toplumu bir araya getiren tüm dinamiklerden kendini ayrı tutamaz. Bağımlı olarak dünyaya geldiğimiz ortadadır. Bu noktada kurumlara değil bir ‘öteki’ne ihtiyacımız vardır. Muhtaçlık süremiz hiç de yabana atılır bir süre değildir. Bu süreç içinde varolmayı başarmalı kendinlik kavramı geliştirmeli kendimize bir hayatta kalma stratejisi belirlemiş olmamız gerekir. Varlığımızın sebebi iki insan olsa da devamını sağlayan bir toplumsal kurgudur ve aldatma işte tam bu noktada başlar. Irk veya ortak çıkar etrafında kümelenmiş insan topluluğu hem kendi varlığı hem de kümenin varlığı için kabuller ve kurallar ortaya koymalıdır. Ve bu tarihsel süreçlere dayanmış bile olsa çoğu mitolojik ve metafizikseldir. Aile ve diğer kurumlar bundan farklı değildir. Oysa insan doğası gereği asla zapturap altında uzun süre tutulamaz. İlla ki bir yolunu bulur kaçmanın saklanmanın. Aile cinsel yolu yasal kılmanın sonucu olarak kurulmuş olsa bile seks bir tabudur. Konuşulmaz ayrıntılı anlatılmaz yorganın altındadır. Tıpkı ırksal bağlar manevi bağlar ortak ülkü etrafında kurulan toplumumuz gibi. Her şey saklı gizli ve gereklidir. Konuşulmaz tartışılmaz. Aile içinde konuşulmayan cinsel eylem ise insan evladının toplumsal statüsünü ve kimliğini belirler. Kadınlar erkekler lgbt bireyler. Aldatma asılında yorgan ve ya halının altına itilen gerçekliktedir. Kitap benim açımdan yanlış bir zamanda okunmuş olsa ve
Edebiyat & Roman
AldatmaPhilip Roth · Monokl Yayınları · 2018144 okunma
9/10
·240 syf.··
2023 59. kitabı
Okuduğum en filtresiz ve samimi roman olabilir Portnoy’un Feryadı. Roman, Philip Roth’un adeta annesi ve babasına, ailesinin katı kurallarına, inançlarına, köklerine, Yahudi kimliğine ve içselleştirilmiş ırkçılığa, toplumsal baskı ve kurallarla, tabulara başkaldırısı. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir monolog olan kitap, bir psikiyatriste içine döken anlatıcının çocukluğunu anlatmasıyla açılıyor. Her şeyi kontrol altına alma konusunda katı ve aşırı korumacı annesini, bir yandan ABD’ye bir Yahudi olarak göçüp ailesini geçindirmeye çalıştığı için kendisini ona karşı sorumlu hissettiği öte yandan inançlarını, görüşlerini sorgulamayı reddedip kendisinin de farklı düşünmesine pek izin vermediği için öfke ve acıma duyduğu babasını ve tüm bunlar nedeniyle evde kendisine ait, ona özel ve mahrem bir alan olarak keşfetmeye başladığı cinsellikle beraber büyüme sürecini anlatıyor ilk önce. Büyüdükçe ailesiyle arasındaki ilişkinin evrilmesiyle beraber karşılıklı beklentiler, dolayısıyla baskılar da değişirken bu kez anlatıcımızın genç bir yetişkin erkek olarak cinsel hayatına tanıklık etmeye de devam ediyoruz. İlk sevgililerini anlatırken, kendisini, ve ailesini, beyaz Protestan ve orta sınıf ailelerden gelen Amerikalılarla mukayese ederek kimliğiyle yaşadığı çatışmaları ve bu kez evlenmesi ve çocuk sahibi olması yönünde ailesinden ve toplumdan gelen beklentilerle olan savaşını okuyoruz. Hayatının tüm evrelerinde de, tıpkı babasıyla arasındaki sorumluluk ve küçümseme arasındaki gelgit gibi toplumsal kurallara uymakla onlardan nefret etmek arasında, köklerine ait hissetmekle onları koparıp atmak arasında ve belirli kurallara bağlı kalmakla tüm tabuları yıkıp içgüdülerini kontrolsüzce takip etmek arasında bocalamaları devam ediyor. Philip Roth’u üne kavuşturan roman olmasının
Portnoy'un FeryadıPhilip Roth · Ayrıntı Yayınları · 2012251 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·384 syf.··
2023 201. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 18:16
Lacan’a göre arzu nesnesi yitiktir ve hayatımız boyunca hep onu ararız. Adam Philps ise ‘Kaçırdıklarımız’ isimli eserinde arzuyu kendiyle ve kendinde tanımlar. Yani Lacan’ın aksine arzuyu bir nesneye yansıtmaz. Kendin varoluşunu kendinde tamamlayan arzu bir dünya yaratır ve bu dünya hergün gerçeklikle çarpışınca ortaya hüsran çıkar. Ve kaçırdıklarımız hep daima bu kurduğumuz dünyanın dışındadır. Hüsran ise çok büyük oranda bizi hayatta tutan tutunmamızı sağlayan itici güçlerden biridir. Pastoral bir tablo da yaşam daha yabanıl ve arzular ise bu hayata istinaden şekillenmiştir. Kırsal bir cobanlamadır “Pastoral”. Yaşama uyum sağlamamız için doğumsal aktarımla bedenimize geçen özellikler yanında toplumsal hayatı öğrenmemiz gerekir. Bazen bedensel özellikler kazanımlarımızın önüne geçer. Ve hayatta kalmak için bedeniniz yeter. Ne yazık ki büyük çoğunluğun böyle bir şansı yoktur. Ve biz kendimize bir kimlik biçmek zorunda kalırız. “Kendisi için bir sahte kimlik biçmişti ve kendisi sahte kimlik olmuştu.” Personamızın bir çok yüzü vardır ve gerçek kimliğimiz o maskelerin ardından sesini duyurmaya çalışır. Ve çoğu zaman bunu kendi çıkarı için susturur. Cılız bir sestir arka fonda duyulan. Seçimler yaparken yazgıyı yoldaş edinsek de aslında yazgıya hayır istemiyorum deme hakkımız hep vardır. Ama gördüğümüz bir gölge oyunundan ibarettir ve no tiyatrosu hiçde gerçek dışı değildir. “Birbirimizi görme biçimimiz. Katman katman yanlış anlama. Kendimizi görme biçiminiz. Faydasız. Küstahça. Bütünüyle çarkına sıçılmış. Sadece ilerleriz ve bu görüntülerle yaşarız.” En yakınımızın bile sessiz çığlıklarına sağırızdır. Kardeşinize ve çocuğunuza bile yabancısınızdır ve her zaman yanlış anlar ve anlaşılırsınız. Çünkü “Yaşamak insanları doğru anlamaktan ibaret değildir. Yaşamak onları yanlış
Edebiyat & Roman
Pastoral AmerikaPhilip Roth · Ayrıntı Yayınları · 200888 okunma
8/10
·111 syf.·
2024 62. kitabı
Yazarla ilk defa gerçeğin sınırlarını zorladığı bir eseri ile tanışıyorum. 38 yaşında, sağlıklı, aklı başında sayılabilecek, görev düşkünü bir edebiyat öğretmeni olan David Alan Kepesh’a doktorlar bir memeye dönüştüğünü bildirirler: Bir hastahane oda­sında, özel olarak hazırlanmış hamağına gömülü yatan, gözleri görmeyen, elleri olmayan, 1.80 boyunda, 75 kilo ağırlığında bir meme... Böyle başlıyor hikaye. Konusunun böyle olduğunu öğrenip merak uyandırdığı ve farklı bir okuma deneyimi katacağını düşündüğüm için okudum. Kitaptan başta bir beklentim yoktu ve Gregor Samsa dalgasını da geçtim. Ama kitap bir solukta kendini okutup sayfalar ilerledikçe doktor ile Mr. Kepesh’in sorgulamalarının olduğu konuşmalarda içine çekildim ve kitabı çok beğendim. *Spoiler olabilir* Nitekim kitapta da Kafka’nın Dönüşüm’üne ve Gogol’ün Burun’una göndermeler mevcut. Karakterimiz edebiyat derslerinde bu kitapları öğrencilerine okurken ve yorumlarken kendini çok verdiğini, kitaplarla adeta bütünleştiği için mi bu hale gelmiş olabileceğini sorguluyor. Nihayetinde aslında böyle bir dönüşüm geçirmediğini ve kitapların onu delirttiğini düşünüyor… *Spoiler bitti* Yazarın kurguladığı bu dönüşümü bir metafor olarak kullandığını düşünüyorum. Gregor Samsa bir böcek olmuşsa olmuş ya da Kovalyov bir gün burnunun yerinde hiçbir şey olmadığını görmüşse görmüştür. Ne olmuşsa olsun David Kepesh da bir memeye dönüşmüştür ve bundan böyle bu çerçeve içinde düşünmek, hareket etmek, yaşamak durumundadır. Ve onun aklını yitirmemek, bir çıkış yolu bulmak ve hepsinin ötesinde varlığını sürdürmek için debelenişini görmek açısından sorgulayıcı bir metin olduğunu düşünüyorum. Yazar en kötü ne olabilir ki diyip karakteri böyle bir dönüşüm içine sokup kendince sorgulamalar yaptırması yerindeydi. Aynı zamanda bazı
1000Kitap
MemePhilip Roth · Hilal Matbaacılık · 1972276 okunma
Bu kadar kasma, paranoyak olursun ;)
5/10
·144 syf.·
2024 8. kitabı
"Buldum. Buldum. Son soru. Sen hala bir nebze olsun, kalbinin herhangi bir köşesinde, evliliğin bir aşk ilişkisi olduğu yanılsamasını taşıyor musun? Eğer taşıyorsan, bu birçok sorunun nedeni olabilir." Soruyu soran karakter, bunun bir yanılsama olduğunu kabul ederek, içine kendi yargısını da katarak sormuş ama, siz ne düşünürsünüz? Evlilik kurumunu doğuran şey aşk mıdır? İnsanlar birbirlerine aşıklarsa, evlenmek kaçınılmaz mıdır? Yoksa birçok dramın da kaynağını oluşturan yargıya dayanarak, bir şeyin adı, kavuşamayınca mı aşka dönüşür? Aşk dediğin şey, seni başka bir yere vardıran geçit midir yoksa? Daha geçenlerde burada buna benzer bir yorum yapmıştım, ki hala da yorumumun arkasındayım. Bence aşk denilen nane, ya kendini tüketmek üzere doğar ya da başka bir şeye evrilmek üzere. Bunu evliliğe de evirebilir ama aşkla doğan evliliklerin sağlam temelli olacaklarını da kimse garanti edemez. Zira eskilerden bir şarkı, bu tezi çürütür: Evlilik aşkı öldürüyor güzelim ;) E katil zanlısı olarak da cezasını çekmekle mükellef... Güzelim "yurdum yargısı" gibi, öyle oradan buradan "hafifletici sebepler" kabul etmiyor. Kitabın yazılış tarzı biraz farklı. Çokça "tırnak içinde" cümleyle karşılaşacaksınız, zira kitap baştan sona, diyaloglar halinde yazılmış. Başlarda, anlatılanlara, olaylara ve kişilere aşina olana dek, kim kimdir, kim kime neyi anlatıyor bir bocalatıyor, ben bocaladım en azından ve kitap bitene değin de net bir şekilde diyalogları sahiplerine pay edemedim. Bazı kısımların kitaba ne amaçla eklendiğini bir yere oturtamadım. Bu da benim kitaptan aldığım keyfi düşürdü. Olay akışı, evli bir adamla evli bir kadının yaptığı kaçamaklarda birbirleriyle paylaştıkları etrafında şekilleniyor. Aralarda bu ikilinin eşleri ve bu ilişkiye temas eden diğer karakterler de ele
İlişkiler
AldatmaPhilip Roth · Ayrıntı Yayınları · 2010144 okunma
Puan vermedi·111 syf.··
2023 26. kitabı
~~~Ya kendim olmaya devam ederim, ya da çıldırırım~~~ 1edebiyat öğretmeninin koca 1memeye dönüşümünün hikâyesi olan kitap, kendi varoluşu içinde yaşadıklarının ve olduğunun sorgulaması şeklinde ilerleyen 1kitaptir "Meme" yazarın mizahi yönünün de yine içinde hissettirdiği ve aklıma okurken Portnoy'un FeryadıPortnoy'un Feryadı nın gelmesiyle fazlasıyla gülümsetti ve düşündürdü :))(( Bana bu "insan- meme" dönüşüm hangi yazarındır deseler, seçeneklerde Philip RothPhilip Roth varsa kesinlikle o yazmıştır derdim. Kitap başlangıcında arka kısmı okumadan başlamıştım, ilginç 1baslangic olup, bunu nasıl meme ye bağlayabilir ki demiştim ve bağladı hiç beklemediğim yerde bu dönüşümler içinde Franz KafkaFranz Kafka nin DönüşümDönüşüm ü, Nikolay GogolNikolay Gogol un BurunBurun kitabını tabiki de es geçmeden, bana bunlar onlar yüzünden oldu kısmında epeyce eğlenmiş olabilirim. Kitapta yine epeyce edebi bağlantılar da vardı, en çok Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski bağlantısını sevdim. Hala bilmesem de ... ~~~İnsan yapı­sını daha iyi bilmen gerek. Bunu bilecek kadar Dostoyevski okudun~~~ İlginç 1kitapti, sonundaki röportaj ile de akılda kalan kısımların açıklaması da ekstra güzeldi çok keyifli 1okuma oldu yazarı okumaya devam edeceğim zira seviyorum yazarın ilginç bağlantılarını ve tarzını... ~~~Böylesine mu­azzam 1kurguya ne tür 1meme özentisi yol açmıştı? Sadece çeşit çeşit mamalarla büyü­tülmüş, ana memesine hasret Amerikalı çocuk­lardan biri miydim? Yoksa çaresiz, beyinsiz, ko­ca 1et yığını olmayı mı özlemiştir için için. İstek uyandıran, edilgen, hareketsiz, sessiz, kendisine birşey yapmak yerine kendisine birşeyler yapılan, öylece sarkıp duran, ve hep oracıkta olan birşey - tıpkı bir meme gibi sarkıp duran ve oracıkta olan birşey. Ya da bu durumumu uzun 1kış uykusu olarak görmesini söyledim baba­ma. Kadın ·anatomisinin dağlarına gömülüp sürdürülen uzun 1kış uykusu. Ya da memeyi , için­ de
MemePhilip Roth · Hilal Matbaacılık · 1972276 okunma