Yusuf El Karadavi

Yusuf El Karadavi

8.7/10
102 Kişi
·
350
Okunma
·
51
Beğeni
·
1.992
Gösterim
Adı:
Yusuf El Karadavi
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Siff Turab, Mısır, 9 Eylül 1926
Mısır'da doğdu ve yetişti. On yaşına gelmeden Kur'an'ı ezberledi. Ezher Üniversitesinde öğrenim gördü. 1953'te Usûlu'd-din Fakültesi'ni, 1954'te de öğretmenlik derecesini birincilikle bitirdi. Ezher'de ve daha sonra Katar ve Cezayir'de çeşitli görevler yaptı. 1973'te “İslâm Zekât Fıkhı” (Fıkhu'z-Zekât) adındaki ilginç çalışmasıyla doktor oldu.rnrnGençliğinden beri İslâmî hareketin içinde yer aldı. Kral Faruk zamanında 1949'da, Abdunnâsır döneminde de 1954-56 ve 1965'te hapis yattı. Hasan el-Bennâ'dan çok etkilen­miştir.Çok yönlü bir kişiliği olan Yusuf el-Kardâvî, iyi bir hatip, kendini tekrarlamayan ve özgün konularda çalışan bir yazar, gençliğin şiirlerini ezberlediği ve bestelediği bir şairdir.rnrnPekçok ilmi ve kültürel kuruluşa üyedir. Ayrıca kurulduğu günden beri İslâmî bankaları ilmi ve idarî yönlerden destekle­mekte, gelişmeleri için çaba göstermektedir.rnrnTürkiye'yi de birkaç kez ziyaret eden Yusuf el-Kardâvî'nin çoğu Türkçe'ye çevrilen ellinin üstünde eseri vardır. Bu eserler İslâm dünyasında büyük bir kabul görmüş, onlarca defa basılmış ve çeşitli dillere çevrilmiştir. İslâm'ın temelleri ile çağın gereklerini özümseyici, selefiye ile yeniliği birleştirici, değişenler ile değişmeyenleri dengeleyici bir yöntemin sahibi olan Yusuf el-Kardâvî, İslâm dünyasının pekçok yerini gezmiş, konferansçı ve konuk profesör olarak görev yapmıştır.rnrnEserlerinin başlıcaiarını şöylece sıralayabiliriz:rnrn1) Fıkhu'z-Zekât,rnrn2) el-Halâl ve'l-Haram fi'l-İslâm,rnrn3) el-Hasâisu'l-Amme li'l-İslâm,rnrn4) el-İbadet fi'l-İslâm,rnrn5) el-Hallu'l-İslâmî,rnrn6) Gayru'l-Muslimin fi'l-Mu'temai'l-İslâmî,rnrn7) el-Fıkhu'i-İslâmî beyne'l-Asalet ve't-Teceddud,rnrn8) el-İslâm ve'l-İlmâniyye Veçhen livechin,rnrn9) Fetâvâ Muasıra,rnrn10) Keyfe Netaâmelu Ma'a's-Sünnet,rnrn11) es-Sahvetu'l-İslâmiyye.

Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 56., 2008 yılında 3. sırada yer almıştır.
Şöyle bir atasözümüz var: “Firavun’a seni firavunlaştıran (azdıran ) nedir? Diye sormuşlar. Oda beni yaptığımdan alıkoyacak birinin çıkmamasıdır.” Cevabını vermiştir.
Yüce Allah, Yahudilerin önceki ataları hakkında şöyle buyuruyor;
'' Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde hiç çekinmeden
her defasında anlaşmayı bozan kimselerdir.''

Enfal-56
بسم الله الرحمن الرحيم
قُل لِّلّهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ
'' De ki: Doğu da Batı da Allah'ındır.

Bakara-142
Kudüs, yalnızca Filistinlilerin değildir.
Sadece Arapların da değildir.
Kudüs; yeryüzünün doğusunda veya batısında ,
kuzeyinde veya güneyinde olsun,
bütün Müslümanlarındır.
Kudüs;
-İlk kıble,
-İsra ve Miraç şehri,
-kutsal şehirlerin üçüncüsü,
-peygamberlik ve bereket diyarı,
-ribat ve cihat yurdudur.
Kur'an'ı korumak, İmam Şatıbi'nin
"el Muvafakat" isimli eserinde açıkladığı gibi Sünnet'i korumayı da beraberinde getirir. Çünkü sünnet, Kur'an'ın bir açıklamasından ibarettir:"Biz sana zikri(Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın..." Açıklanan şeyin korunması, açıklamayı korumayı da gerektirir; zira onun ayrılmaz bir parçasıdır.
Tefsir Alimlerin bir kısmına göre, Yüce Allah'ın;
''Tin'e ve Zeytin'e , Sina Dağına ve bu güvenli ( emin )
beldeye andolsun'' (Tin; 1-3)
ayetlerinde kastettiği şehir Beytü'l -Makdis tir....
"Değersiz olan herkesin benden nefret etmesi,
Kendime olan sevgimi arttırmıştır.
Alçaklarla o kadar mutsuzum
Ve onlarla ancak erdemli kişilerden başka kimsenin mutsuz olduğunu göremezsin.
" Vallahi ya Haccac,babanın hiç bir günahı olmasa senin gibi bir evlat dünyaya getirmiş olması yeter de artar bile.."
Mescid-i Aksâ'sız ve Kudüs'süz bir Filistin
Bir anlam ifade eder mi?
Kudüssüz bir Filistin tıpkı
Gövdesiz baş gibidir.
Es Selam Değerli Dostlar...
Ramazanımız hayr, ömrümüze bereketli ola duasıyla temennide bulunup kitap doğrultusunda kısa bir inceleme yapmak istiyorum...
Evet Kadim Şehir Kudüs...
Ortak Davamız...
İlk Kıblemiz..
Peygamberler Şehri..
Bereket Diyarı..
Peki neden biz müslümanların elinde değil?
Niçin Aksa mescidinin en güzel kapısı olan Amud dan ( Şam Kapısı ) giriş yaparken siyonistlerin nezaretinde yapıyoruz?
Megaribe Kapısından hiçbir sebep yokken sadece müslümanların girişine niçin izin verilmiyor?
Ve Karadavi şu güzel örnek ile aslında bir nev'i durumu açıklıyor:
Firavun'a sormuşlar, niçin azgınlaştın?
El Cevap: Beni yaptığımdan alıkoyacak birinin olmaması...
Yorumsuz..
Aksa Mescidinin batı kısmına girince hala Peygamber Efendimiz SAV in Mekkeli müşriklere tasvir ettiği sütunlarla karşılaşıyorsunuz.
Kubbetüs Sahra ( SAHİR ) nın hemen karşısında Nebi SAV'in tüm peygamberlere namaz kıldırdığı mekan ile Hz.Hızır as ın Aksaya uğradığında namaz kıldığı yeri görüyorsunuz..
Ve hemen ilerisinde Hıtta Kapısının karşında Kanuni nin yaptırdığı Su Sebili ve Namazgah..
Ve tam batısında Hz.Süleyman'ın vefat ettiği makamı...
Daha niceleri..
Buram buram tarih kokuyor,harikulade bir şekilde etkiliyor..
Ve diyoruz ki bu mekan niçin bizde değil sebebi ne?
Biraz önce dedim ya Yorumsuz diye..
Aslında hepimiz biliyoruz Arap dünyasının bu davadan geri adım attığını..
Hepsinin artık siyonistlerin maşası olduğunu...
Dolar uğruna satıldıklarını...
Filistin devletine dair ayrılan belediyelerin dahi siyonistlere hizmet edip maaşlarının ABD tarafından ödendiğini..
Ve en kötü tarafı en son açılan ABD Konsolosluğu hazırlıklarında temizlik görevini yapanların Filistinlilerin olduğunu...
Ne vahim değil mi?
Kudüs merkez'de oturan müslümanlara size izin veririz ama sesinizi çıkarmayacaksınız...
vermişler mavi kimlik..susturmuşlar..
Peki hayır davamdan vazgeçmem diyen ki Gazze gibi müslümanlara ise yeşil kimlik verip Aksaya dahi girmelerini yasaklamışlar 50 yaş sınırı getirmişler...
Peki bu bağlamda Kudüs kimin?
Filistinlilerin mi? Hayır...
Arapların mı? Asla...
Peki kimin?
Doğusu ile Batısı ile Kuzey ve güneyi ile tüm müslümanların...
Ve Karadavi diyor ki?
Kudüs' e turistik amaçla gidersen caiz değil, ama davam uğruna destek uğruna giderim Filistinli kardeşlerime yardım ederim muhabbet ederim dersen caiz..ve yerinde tespit...
Allah Resulu buyuruyor ki;
3 mescid var ki ibadet amacıyla gidilebilir...
Mescid-i Haram 100 bin sevap
Mescid-i nebevi 10 bin sevap
Mescid-i Aksa 1000 sevap...
Üç mescide de gittim Rabbim nasip etti, inşAllah sizlere de nasip eyler,
emin olun en garibi Mescid-i Aksa..
Evet Kadim şehir Kudüs..İşgal altında..
Beytüllahime gittiğinizde Hz.İsa as.
El-Halil'e gittiğinizde Hz.İbrahim,Hz.Yakup,Hz.Yusuf as ve Sare annemiz,
Eriha 'ya gittiğinizde Hz.Musa as...
Zeytin Dağına çıktığınzda Rabiyatül Adeviyye ve Selman-ı Farisi...
Peygamberlik ve Bereket Diyarı...
Ribat ve cihat yurdu ki Hz.Ömer bizzat gelip Ömer Sözleşmesini imzalamış şehrin anahtarlarını elden alarak.
Ve hemen mescid-i meşhur Kıyamet Kilisesin yanında ve orası da garip...
HAMİŞ;
1- İslam Dünyası bir olup siyasi ve askeri yönden güçlü olmadığı sürece üzgünüm ama Kudüs'ü almamız imkansız görülüyor.
2-Her ne kadar da tepkimiz vermeye çalışsak da ,İsrail yayılmacı politikasını devam ettiriyor,
farklı ülkelerdeki Yahudilere;
''gelin size ev araba verelim,çalışmasanız da aylık 7 bin dolar maaş başlayalım politikasıyla en can alıcı şehirlere noktalara Yahudileri yerleştiriyor...
3-Unutmayalım ki C.ALLAH İsra Suresinin ilk ayetleri ile Miraç mucizesi ile Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa'yı birbirine bağlamıştır ve biz görürmüyüz görmezmiyiz bilemem ama şu Hadis-i Şerif ileride Kudüs'ün biz müslümanların olacağına dair en somut delili beyan etmiştir;
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Müslümanlarla yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç yahudiyi kovalayan kimseye, ‘Ey müslüman! Arkamda bir yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız gargad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o yahudilerin ağaçlarındandır.”
(Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82)

Baki selamlarla ile hürmetler dilerim..
Ve Kudüs'ü anlamak için mutlaka kitabı en kısa zamanda okumanızı temenni ederim.
Keyifli okumalar.
Bu kitap daha çok siyonistlerin Kudüs üzerindeki planları üzerine yazılmış ve biz müslümanların bu gerçeği görmesi istenmiş bir kitap, aslında acınası bi durumda olduğumuzu ama asla mücadeleden vazgeçmememiz gerektiğini anlıyoruz kitap bitince. Çünkü güçler asla aynı kalmaz Amerika hep güçlü kalmaz İsrail hep kazanmaz. Kitap bunu söylüyor çığlık çığlığa!? Ne yazık ki müslümanlardan ses yok çaba yok cihad isteği yok. Kudüsümüz üçüncü kutsal şehrimiz Mescid-i Aksâ'mız üçüncü kutsal mescidimiz. Siyonistlerin elinde ve kendi maddelerinden ilki olan İsrail'i kurdular(1948) ikincisi olan Kudüs'ü işgali tamamladılar(1967) sıra Mescid-i Aksâ'yı yıkıp üzerine Süleyman Heykelini dikmek onun içinde kazı çalışmalarına başlamış durumdalar. Buna karşın İslâm alemi Fundamentalizm akımını ileri sürerek mücadele etmekte. Kitaptan Şeyh Ahmed Yasin'in Katar'da söylediği bu sözler oldukça mânidardır: "Filistin yönetimi bizimle savaşırsa biz asla onunla savaşmayacağız. Bize eziyet ederlerse asla bu kötülüğe, kötülükle karşılık vermeyeceğiz. Âdem'in oğlu Hâbil gibi olacağız. Kardeşi ona "Seni öldüreceğim" dediği vakit O şöyle dedi: "Eğer beni öldürmek için elini bana uzatacak olursan, ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım." Okuyun size gerçekten çok şey katacak bu kitap. Kudüs'ü dualarda eksik etmemeniz dileğiyle. Sevgiler.
“ Firavun’a ; ‘Seni firavunlaştıran( azdıran ) neydi ? diye sorulmuş o da , ‘ Beni yaptığımdan alıkoyacak birinin çıkmaması !’ cevabını vermiştir .” Diye başlayan kitap nasıl olur sizce ?
Yazar Yusuf Kardavi " Alim ve Tağut " adlı bu kitabında,İslam tarihinde örnek alim Said b.Cübeyr'in zalim idarecilerin sembolu Haccac'a karşı yaptığı mücadeleyi anlatıyor.
Haccac'ın idare tarzına,yeryüzünde haksız yere büyüklenmesine,müslümanları perişan etmesine,kanlarını dökmesine,hürriyetlerini kısıtlamasına,söz ile mücadeleyi yeterli görmeyerek,günü gelince kalemini bırakıp kılıca sarılan bir alim...
Müslümanların iradelerini hiçe sayarak,kılıcının zoruyla,hakimiyyeti ele geçirip,insanları tek olan Allah'a değil,kendi zalim idaresine boyun eğdirmeye çalışan zorba bir idareci...
Yusuf Kardavi aslında her zaman varlığını sürdüren zulüm ve işkenceyi,insani haysiyetin yok edilişini,kitlelerin koyunlaştırılmasını,idarecilerin haddi aşmalarını,tuğyana yönelmelerini dile getiriyor.
Bir solukta okuyabileceğiniz fakat etkisinden kurtulamayacağınız bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Günümüzde Kudüs nerededir ? sorusuna yanıtı bile zor veriyorsak , utanarak açalım kitabı okuyalım Filistin'in kalbi Beytü'l Makdis'i.
Neden Kudüs ? Neden kutsal ? Neden üzerinde savaşlar bitmiyor ? Müslümanlar neden sessiz kalıyor.? Kudüs'ün siyasi, coğrafi ,tarihi ve dini (ayetler ile ) özellikleri ile ele alınan bir kitap.
"Böylemiymişşş" dedirten bilgiler ile dolu.
Siyonist İsrail'in emelleri , ortaya koyduğu vaatler , Kudüs'ü Yahudileştirme çabaları ve "mantığın gücü değil , güç mantığın ürünüdür" anlayışı ile yapılan katliamlar ....
Doksan yıl Haçlıların elinde kalan Mescidi Aksa'nın fethi ,Nureddin Mahmud Zengi, Selahaddin el Eyyubi ! (Unutmayalım)

Siyonizm zihniyetinin yaydığı tehlikeli afetleri tanıyalım ( ırkçılık , şiddet , düşmanlık ....) Kalbimizde ki Vehn'den (dünya sevgisi ve ölüme karşı isteksizlik) kurtulalım , zillet içinde yaşamayı göze almayalım ,"Hayır "ı daha kuvvetli kullanalım !
Muhammed suresinde geçen ; "Siz üstün durumda iken gevşeyip barış istemeyin.Allah sizinle beraberdir.O amellerinizi asla eksiltmeyecektir." buyruğunu yerine getirelim.

Ve son olarak kitaptan ;
"Kudüs sadece Filistinlilerin ya da Arapların değil , bütün Müslümanların sorunudur .Kudüs'ü, sadece Filistinlilerin
meselesi olarak görenlere asla katılmıyoruz.Kudüs, dünyanın doğusundan batısına bütün Müslümanları ilgilendiren bir meseledir.Filistinler Kudüs konusunda mağlup olur ya da teslim olurlarsa tüm Müslümanlara düşen buna rıza göstermemeleri ve bu uğurda tüm imkanlarını seferber etmeleridir.Nasıl Mekke, Kâbe ve Mescid-i Haram , Suudi Arabistan'ın bir meselesi değilse , Kudüs ve Mescid-i Aksa da böyledir."
Asrımızın alimlerinden Yusuf el-Kardavi bu kitabında,Tevhid,ibadet,tağut,şirk gibi konuları anlatırken " La ilahe illallah " sözünün ve bu büyük sözün gerektirdiği hususlara açıklık getiriyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Yalnızca otobüste, giderken ve gittiğim yerden dönerken okuyarak bitecek kadar kısaydı ama bana yaşattıkları ve hikayenin yaşanmış olması çok farklı hisler uyandırdı bende. Gerçekten çok etkileyiciydi ve kitabın bir bölümünü hemen hemen baştan sona altını çizerek okudum. Şiddetle her Müslüman kardeşime tavsiye ederim. Zalime karşı cihad ruhu tam olarak budur.
vazifelerimiz dört madde altında incelenmiş ve çok detaylı açıklanmış, yol gösterici bir kitap. mutlaka okunmalı. arapça tercümesinin olması da apayrı güzel ve faydalı oldu.

"şüphesiz onlar rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. biz de onların hidayetlerini arttırmıştık." kehf/13

yusuf el karadavi'den müslüman gençlik için vazifeler:
1- İslam'ı doğru idrak etme görevi
2- İslam'ı uygulama görevi
3- İslam'a davet görevi
4- İslam için kenetlenme görevi
Kitabın yazarı, günümüzün çok önemli alimlerinden olan Kardavi hocanın kitabı. Kendisini de ilim yolundaki çabasını da kitaplarını da çok severim. Bu kitap başucu eserimdir.
Hocamız eserde ayetlerin geliş hakikatlerini, hayatımızda bulunması gereken yerini, Kur'an'ın bizdeki değerinin neyi ihtiva etmesi gerektiğini çok güzel sade ve akıcı bir dille anlatmış. Kesinlikle tavsiye ediyorum...
Eserin temel aldığı bağlantılı iki konudan ilkinde; tasavvufi, rabbani, ruhi yaşamın özellikleri, Efendimiz (s.a.v.) 'in her kesim için güzel bir örnek oluşu (üsve-i hasenesi); mükemmel, huzur dolu bir yaşam sürdürebilmenin ancak O'nun (s.a.v.) izinden yürümekle mümkün olabileceği anlatılıyor.

İkinci konuda anlatılanlar ise ilmin önemini, yaşantımıza kattığı büyük değeri anlamamızı, amellerimizi ilim ile taçlandırmanın; susuz kalmış çatlak bir toprağın yağmura kavuşmuşçasına verimli, canlı bitkilerin yeşermesine olanak sağladığını daha iyi kavramamızı sağlayacaktır.

""İlimsiz amel, noksan;
Amelsiz ilim, işe yaramayan çer çöptür.""

Okunmasını tavsiye edecebileceğim güzel bir eser özellikle ilmin önemini anlamak isteyenlere...

Kitap sonundan ilme dair güzel bir dua:

Allah'ım! Bize fayda verecek ilim öğret, öğrettiklerinden faydalandır ve ilmimizi artır. "Ya Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alim ve hakim olan ancak sensin." (Bakara, 2/32)

Yazarın biyografisi

Adı:
Yusuf El Karadavi
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Siff Turab, Mısır, 9 Eylül 1926
Mısır'da doğdu ve yetişti. On yaşına gelmeden Kur'an'ı ezberledi. Ezher Üniversitesinde öğrenim gördü. 1953'te Usûlu'd-din Fakültesi'ni, 1954'te de öğretmenlik derecesini birincilikle bitirdi. Ezher'de ve daha sonra Katar ve Cezayir'de çeşitli görevler yaptı. 1973'te “İslâm Zekât Fıkhı” (Fıkhu'z-Zekât) adındaki ilginç çalışmasıyla doktor oldu.rnrnGençliğinden beri İslâmî hareketin içinde yer aldı. Kral Faruk zamanında 1949'da, Abdunnâsır döneminde de 1954-56 ve 1965'te hapis yattı. Hasan el-Bennâ'dan çok etkilen­miştir.Çok yönlü bir kişiliği olan Yusuf el-Kardâvî, iyi bir hatip, kendini tekrarlamayan ve özgün konularda çalışan bir yazar, gençliğin şiirlerini ezberlediği ve bestelediği bir şairdir.rnrnPekçok ilmi ve kültürel kuruluşa üyedir. Ayrıca kurulduğu günden beri İslâmî bankaları ilmi ve idarî yönlerden destekle­mekte, gelişmeleri için çaba göstermektedir.rnrnTürkiye'yi de birkaç kez ziyaret eden Yusuf el-Kardâvî'nin çoğu Türkçe'ye çevrilen ellinin üstünde eseri vardır. Bu eserler İslâm dünyasında büyük bir kabul görmüş, onlarca defa basılmış ve çeşitli dillere çevrilmiştir. İslâm'ın temelleri ile çağın gereklerini özümseyici, selefiye ile yeniliği birleştirici, değişenler ile değişmeyenleri dengeleyici bir yöntemin sahibi olan Yusuf el-Kardâvî, İslâm dünyasının pekçok yerini gezmiş, konferansçı ve konuk profesör olarak görev yapmıştır.rnrnEserlerinin başlıcaiarını şöylece sıralayabiliriz:rnrn1) Fıkhu'z-Zekât,rnrn2) el-Halâl ve'l-Haram fi'l-İslâm,rnrn3) el-Hasâisu'l-Amme li'l-İslâm,rnrn4) el-İbadet fi'l-İslâm,rnrn5) el-Hallu'l-İslâmî,rnrn6) Gayru'l-Muslimin fi'l-Mu'temai'l-İslâmî,rnrn7) el-Fıkhu'i-İslâmî beyne'l-Asalet ve't-Teceddud,rnrn8) el-İslâm ve'l-İlmâniyye Veçhen livechin,rnrn9) Fetâvâ Muasıra,rnrn10) Keyfe Netaâmelu Ma'a's-Sünnet,rnrn11) es-Sahvetu'l-İslâmiyye.

Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 56., 2008 yılında 3. sırada yer almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 51 okur beğendi.
  • 350 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 254 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları