Bir zamanlar, dünyanın en büyüğü olan bir medeniyet vardı. Mimarları yer çekimine meydan okuyan tasarımlar yapıyor, matematikçileri bilgisayarın keşfine hazırlık yapıyor, hekimleri insan vücudunun damarlarında geziyor, astronomları yıldızlara ad verip, uzayı keşfediyordu. Her ne kadar biz onların farkında olmasak da onlar yaşadığımız dünyayı şekillendirmişti. Size Müslüman bilim adamlarının medeniyetini anlatıyorum. Doğu'nun beyinlerinin hikâyesini...
"Napoleon için o granitten yapılmış bir insan dendiğinde, söylenmek istenen şey özellikle beden yapısı. O kendine çok fazla güvenip, olmayacak birçok şeyin üstesinden geldi! Suriye çölünün ateş gibi kumundan Moskova'nın buz denizine kadar; sayısız sefer; sayısız savaş ve kurulan gece kamplarıyla, yaptıkları ortada değil mi! Büyük zorluklara ve büyük fiziksel yoksunluklara katlanmak zorunda kalmış! Az uyumak, az yemek yemek, ama her zaman için zihinsel olarak en üst düzeyde faal olmak! 18 Brumaire49 darbesinin heyecan ve telaşı arasında vakit gece yarısı olmuş, bütün gün boyunca hiçbir şey yememiş; bedensel kuvvetini düşünmeyi bir yana bırakıp, gecenin geç saatlerinde Fransız halkına o meşhur bildiriyi yazacak gücü kendinde bulmuştu. Neler yaptığını, nelere katlandığını düşününce, kırk yaşına geldiğinde bedeninde sağlam tek bir yer kalmamıştır diyorsunuz; ama o, o yaşta bile mükemmel bir kahraman gibi dimdik ayaktaydı. Yine de haklı olduğunuz bir konu var; kahramanlıklarının asıl parlak dönemi gençlik dönemine rastlar. Geçmişi pek bilinmeyen birinin, tüm güçleri harekete geçiren bir dönemde, yirmi yedi yaşında otuz milyonluk bir ulusun idolü olma başarısını göstermiş olması, oldukça önemli bir şey! Evet dostum, önemli şeyler yapmak için, insanın genç olması gerekiyor. Bu konuda Napoleon da tek değil!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günün İslâm âlemini ben ehramlara benzetiyorum. Yazılarımda ve konferanslarımda da belirttim. Kaidesi, yani oturduğu yer ehramın, müslüman... Çünkü milletler mü'min... Yukarıya doğru, iman azalıyor, zirvede devlet güdücüleri kadrosu inkârcı... Adi taklitçiler.. Bütün İslâm âlemi böyle!.. Bunun sebebi var.. Bunlar maket gibidir. Malûm Batılılışma hareketinin maketleri.. Bunlar birbirinin de maketleri.. Ve hepsine birden sosyalizm uyuzu hâkim..