Kitapta Viyana'ya tıp okumak için giden kırılgan, silik ve çocuksu bir kişinin acılarını, yeni yaşamında hissettiği yalnızlığı ve büyümesini adeta içinde yaşayarak göreceksiniz.
Kendini hayata çağırdığına inandığı bir kız çocuğu ise onun varoluşunu sürdürmesine nasıl bir etki yaratıyor ya da yaratabiliyor mu?
Zweig kadar beni içine çeken başka bir yazar olmadı daha. Kitapta bu kadar yaşamak ve kitabı yaşamak biraz ağır ama oldukça etkileyici. Üstelik sadece bu kitap için yazmıyorum önceki okuduğum 7-8 kitabı da dahil. Ayrıca "Kızıl" sadece 66 sayfaydı.
Kitap Puşkin'in bütün öykülerini kapsıyor. İçinde güzel öyküler var ama ana tema bana tekrar ediyor gibi geldi. Kitapta genel olarak Rusya'nın iç işlerinin sıkıntılı olduğu, savaşların sürdüğü dönemde gerçekleşen olaylar var. Rusya ile ilişkilerimiz olduğu için Türklerle ilgili şeyler de var. Aslında ben pek fazla öykü sevmem ve öykü eleştirecek bilgim yok o yüzden farklı bakamamış olabilirim ama akıcıydılar. Kitabın adını aldığı "Yüzbaşının Kızı" çok etkileyiciydi. Sadece onun için okunabilir demiyorum diğerlerine haksızlık olur ama ben etkilendim.
Bu da Puşkin adına okuduğum ilk yapıt. Zaten bayağı bir şeyini okumuş oldum.
Karantina günlerinde okumaya devam. Evde kalalım
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202137bin okunma