Sürü psikolojisi ve güç istenci üzerine
9/10
·501 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 13:46
Öncelikle bu kitabın çevirilerinde büyük değişiklikler olduğu için iki basımını da karşılaştırarak okumanın en faydalı okuma deneyimini sunacağını söylemek istiyorum. Nietzche her zamanki gibi inanılmaz kapsamlı, her konuya değindiği bir eser oluşturmuş. Kitapta Nietzche'nin klasik fikirleri olan sürü psikolojisi ve güç istenci konularının kapsamlı anlatımını bulabilirsiniz. Dolu dolu, oldukça ilgi çekici ve felsefe seven bir insanın kesinlikle okuması gereken bir kitap! Kendimden bir de not düşmek istiyorum, özellikle kitabın 'sürü' psikolojisinden bahsettiği kısımlar Freud'un Kitle Psikolojisi kitabını çok fazla çağrıştırdı benim için. Bir toplulukta her zaman biraz daha farklı olan kişiyi, bilinçaltımızda dışlama eğilimindeyiz ve söz konusu kişiye karşı önyargılarımız sadece o kişinin farklı olmasından kaynaklanabiliyor. Tamamen beyaz saçlı bir toplumda siyah saçlı olan tek kişinin göze çarpması gibi, ahlaksız bir toplumda da ahlaklı kişiler göze çarpabiliyor, burda toplumun ahlaksız olduğuna dair bir varsayımda bulunmuyorum, yalnızca genel bir tanım olarak açıklama isteğinde bulundum. Bu ahlaklı bir toplumda da tam tersi etkiyi yaratacağı için ve farklıyı ayıklamanın tarih boyu (evrimsel olarak) iyi etkileri de olduğu için, sürü psikolojisi iki kutuplu bir fikir diyebilirim. Modern dünyada artık bu ayrımı yapmamıza ihtiyaç olmasa da, bilinçaltımızdan gelen önyargıları fark edip durdurmakta fayda var. Güç İstenci Friedrich Nietzsche Güç İstenci
Felsefe
Güç İstenciFriedrich Nietzsche · Birey Yayınları · 2002699 okunma
Güç İstenci - Friedrich Nietzsche
9/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2025 129. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 18:53
Ahlak ve din arasında insanlık tarihinin hiç bir döneminde organik bir ilişki olmamıştır. Çünkü ahlak kavramı, toplumların kaos olmadan bir arada yaşaması için insan aklı ve vicdanı tarafından oluşturulmuş bir kavramdır. Ahlak ve din arasındaki ilişki, zamanla güç ve kontrole hizmet etmeye dönüştürülmüştür. Nietzsche, "köle ahlakı" dediği bu sistemin, egemen sınıfın halkı kontrol etme aracı olduğunu savunur. Oysa ahlak, ilk topluluklarda dinlerden bağımsız olarak şekillenmişti. Gerçek ahlak, akıl ve vicdanın önderliğinde, doğayı ve yaşamı sevdirecek şekilde olmalıdır. Korkuyla değil, güzelliklerle insanı yüceltmelidir. İçinde Tanrı veya cehennem korkusunun olduğu her inanç beşeridir. Hiç bir yaratıcı, kendi kullarına sonlu eylemleri için sonsuz işkenceler etmez. Bu korku, yönetici sınıfın din adamlarıyla birlikte geçmişte oluşturduğu, insanları kontrol ve bir arada tutmak için icat edilmiş yapay bir korkudur. Nietzsche'nin Güç İstenci adlı eseri, insanın içsel gücünü keşfetmesi gerektiğini vurgular. Ona göre, yaşamın temelinde güç arayışı vardır ve bu yalnızca fiziksel değil, zihinsel ve ruhsal sınırları aşmakla da ilgilidir. Toplumun dayattığı değerler ve normlar bireyi kısıtlasa da, gerçek özgürlük ve erdem, kişinin kendi gücünü özgürce ifade etmesinde yatar. "Üstinsan" kavramı, toplumsal normların ötesinde kendi değerlerini yaratabilen bireyi tanımlar. Güç İstenci, 1067 adet konu başlığından ve 672 sayfadan oluşan bir eserdir. Friedrich Nietzsche öldükten sonra kız kardeşi Elisabeth tarafından basılmıştır. Kitap hakkında spekülasyonlar fazladır. Bazı notlar üzerinde kız kardeşinin oynama yaptığı rivayet edilir ayrıca Nietzsche'nin diğer kitaplarına koymadığı notlarının da içinde olduğu bir
Güç İstenciFriedrich Nietzsche · Say Yayınları · 2010699 okunma
Reklam
"Nefret ediyorum senden, sana aşığım."
Puan vermedi·72 syf.··
2024 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 11:10
》Kuşaktan kuşağa aktarılan destanlaşmış aşk öyküleri hep dokunaklıdır. Abélard ve Héloïse'in 12. yüzyılda, Fransa'da yaşadıkları da işte bu öykülerden biri. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin ya da Romeo ve Juliet gibi onlar da amansız bir kaderin pençesine düşüp aşkları yüzünden acı çeken iki kişi. 》Düşünür, din bilimci, filozof, eğitimci, besteci, yazar ve şair gibi birçok vasfı olan Abélard, Fransa'da dönemin ünlü düşünürlerinden olan, şaşırtıcı toplumsal fikirlere sahip, kadın haklarını savunan Héloïse ile tanışır. Ve aralarında bir aşk başlar. 》Héloïse hamile kalır ve gizlice evlenirler. Fakat Héloïse'in dayısı Fulbert peşlerini bırakmaz ve Abélard'ı hadım ettirir. Abélard bu utancın üzerine kendini bir manastıra kapatır. Héloïse'i de manastıra kapanmaya zorlar. Bu süreç boyunca mektuplaşırlar. İşte kitap da bu mektuplardan oluşuyor. 》Bu yazışmaları 1132'de Héloïse başlatıyor. Ve günümüze yedi mektup ulaşıyor. Abélard 4, Héloïse 3 mektup yazıyor. Yazar anlamları izleyerek, kimi zaman güçlendirerek mektup sayısını on ikiye çıkarıyor. 》Kitabın önsözünde yazar, eseri oluşturma süreci ve bu zamana kadar yapılan bazı çeviriler hakkında bilgi veriyor. Kitabın en sonunda da Abélard ve Héloïse'in gerçekte ne yaşadıklarını paylaşıyor bizlerle. Bu onları anlama açısından çok iyi olmuş fikrimce. 》Bendeki etkilerine gelecek olursam; mektup tarzındaki kitapları normal şartlarda çok sevmem. Fakat bu kitap bu düşüncemi tamamıyla yıktı. Çok dokunaklı, çok hüzünlü, umutsuz bir aşk hikayesi okudum. Beni derinden etkiledi. Aşkın günümüzdeki halini düşünüp, bu aşkla kıyas yapınca geldiğimiz noktaya üzüldüm. 》Uzakta bile olsalar birbirlerinin olmak, gönderdikleri mektupların ellerine değmesiyle mutlu olmak, yalnızca anıları ve duygularını düşünerek bile birbirlerini sevmeye
Edebiyat
Abelard ve HeloiseRonald Duncan · Helikopter Yayınları · 20182,911 okunma
Ölümü gibi felsefesi de çarpıtılan filozof: “Friedrich Nietzsche”
8/10
·672 syf.··
2023 11. kitabı
Friedrich Nietzsche’nin ölümünden bir yıl sonra nazist kız kardeşi, 1901 yılında Nietzsche’nin notlarını kitaplaştırıyor. Nietzsche’nin Güç İstenci ve Üstinsan felsefelerine {nazist kız kardeşi yüzünden} ilgili olan Hitler ise, Nietzsche’yi politik emellerine alet ediyor. Bu nedenle Nietzsche, 20. yüzyılın en yanlış anlaşılan filozoflarından biridir. Ölümü gibi felsefesinin çarpıtılması da bir trajediye neden olmuştur. Halbuki Nietzsche’nin antisemist olmadığını İyinin ve Kötünün Ötesinde eserinden biliyoruz. Alman milliyetçiliğine yaptığı eleştiriler de Ecce Homo eserinde apaçık ortadadır. Güç İstenci adıyla alakasız bir kitaptır. Baştan sona Güç İstenci anlatılmaz, bundan Böyle Söyledi Zerdüşt eserinde bahsedilir. İyinin ve Kötünün Ötesinde’de de bahsedilir. Fakat bu eserde adını alacak kadar bahsedilmez, başlık yanıltıcıdır. Suçlusu {notları okumadan ticarî amaçla derlediği için} Nietzsche’nin kız kardeşidir. Zerdüşt’teki estetik anlatım ile Putların Alacakaranlığında, Deccal, Ecce Homo gibi eserlerdeki şaşaalı cümleler olmadığından, üstelik bu eserlerin 5-6 katı civarı uzunluğunda olduğundan, sıkıcı potansiyele sahip. Biraz {henüz bitiremediğim bir eseri olan} Tan Kızıllığı havası var gibi kitapta. Ağır ağır okunması gerekiyor. Franz Kafka’nın Bir Savaşın Tasviri eseri gibi bu eserde de sadece belirli bölümleri dikkate alacağım ve kalanını modifiye sürecinden geçireceğim. Etkileyici fakat 400 sayfa kadar fazlası var. Hazır anmışken bir şey daha ekleyeyim: Lisede “nihilist” olarak karşımıza çıkan Nietzsche için çağının nihilisti demek daha doğru olur. “Dekadan” olarak gördüğü için çağının değer yargılarını olumsuzluyor. Yoksa yaşamı yadsıyan çileci bir nihilist olduğu söylenemez. Eserlerinin birçok yerinde yaşamı ve güç duygusunu olumlar. Salt hristiyanlığın antropomorfist tanrısını değil aynı zamanda “Tanrı” hipotezinin psikolojik tahlilini de yaptığı
Felsefe-Düşünce
Güç İstenciFriedrich Nietzsche · Say Yayınları · 2010699 okunma
10/10
·1760 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 14:14
"Ölmek bir şey değil; yaşamamak korkunç şeydir." (Sayfa 1755) Evet, yaşamamak. Peki kimler yaşıyor? Bence inananlar ve sevenler yaşıyor. Diğerlerine 'ayakta ölüler' diyebiliriz. Jean Valjean ölü durumdayken bir insanla karşılaştı ve dirilerek bambaşka bir insan olarak yaşadı. Bu kitap; Maddi sefalet ile manevi sefaletin hikayesi. Kötü oldukları için sefil olanlar ile kötüler yüzünden sefil kalanların hikayesi. Erdemlilik ile kötülüğün hikayesi. Kapısı açık yaşayan, kötülüğe iyilik ile karşılık vererek insanları eğiten örnek din adamı Bienvenü'nün hikayesi. Fantine'in, Jean Valjean'ın, Cosette'in, Marius'ün, Gavroche'un, Eponine'in hikayesi. Gerçek bir din adamını Bienvenü, Erdemliliği Jean Valjean, Tertemizliği Cosette, Karşılıksız aşkı Eponine, Aydın bir genci Marius, Sınırsız kötülüğü Thenardier,
Edebiyat
Sefiller (4 Cilt Takım)Victor Hugo · Ülkü Basım Yayın · 1986105,3bin okunma
8/10
·72 syf.··
2022 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 18:29
12.yüzyılın en parlak dünüşürlerinden birisi olan Abelard yaşadığı dönemde de öldükten sonra da birçok düşünürü ve din adamını etkilemiştir. Ailesinin ondan beklediği hayatı seçmeyip Parise varan yolculuğunda Heloise ile tanışmış ve hayatının en kritik dönüm noktasını yaşamamıştır. Heloise dönemin alışkın olmadığı kadın haklarını savunan özgürlüğüne düşkün bir kadın. Aşk yaşamaya başlayan ikili İlişkileri bir süre gizli kaldıysa da Fulbert aşklarını öğrendiğinde onları ayırdı ancak onlar gizlice görüşmeye devam ettiler. Heloise’nin hamile kalmasıyla ve dünyaya bir erkek bebek getirmesi ile dayı Fulbert’i memnun etmek için Abelard Heloise ile evlenmeyi önerdi. Başlarda Heloise de bunu istemese de mecburen kabul etti. Dayı Fulbert Abelard’ın itibarlı sarsmak için dedikodular yaparak evliliği ve gizli aşkı Paris’te ifşa etti bunun üzerine Abelard karısını korumak için bir manastırda rahibe kılığında Heloise gönderdi. Bunun üzerine dayı bir gece eve baskın düzenleyerek Abelard’ı hadım etti başka bir iddiaya göre kendi bunu yaptı bu utanç ile yaşamayacağını karar veren Abelard kendini manastıra kapattı. 1125 yılından sonra bir daha birbirlerini görmen Abelard ve Heloise’nin yazışmalarını 1132 de Heloise’nin başlattığı söylenir. Günümüze bu mektuplardan sadece yedisi ulaştı. 18. ve 19. Yüzyıllarda bu aşk ve öyküleri Avrupa’da bilinir olmuştu. 20. yüzyılda ise aşkları Romeo ve Jülyetin aşkları kadar ün kazanmıştı. Abelard kemikleri öldükten sonra Heloise’nin manastıra nakledildi. Heloise de onun yanına gömüldü daha sonra aşıklığı kemiklerinin Paris’te taşındığını inanılır ve hala bu mezarlığı ziyaret eden ziyaretçileri olduğu söylenir
Edebiyat
Abelard ve HeloiseRonald Duncan · Helikopter Yayınları · 20182,911 okunma
Reklam
Reklam