İnce kadınların hatası.— İnce kadınlar, bir şeyden toplum içinde söz edilemiyorsa o şeyin gerçekten var olmadığını sanır.
384.
Bir erkeklik hastalığı.— Kendini küçümseme biçimindeki erkek hastalığının en kesin çaresi, erkeğin akıllı bir kadın tarafından sevilmesidir.
385.
Bir kıskançlık türü.— Oğullarının arkadaşları özellikle başarılı olduklarında anneler oğullarının arkadaşlarını kolayca kıskanırlar. Bir anne çoğu zaman kendi çocuğundan daha fazla çocuğundaki kendisini sever.
Kant, Newton’un gerçeği bulmasını açıklayabilmek amacıyla saf akla ilâveten insanın hakikati idrak etmesi için özel bir ekstra yeteneği olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Aslında Aristoteles’in (MÖ 384-322) nous (idrak) fikrine benzeyen bu fikir Kant’ın en büyük eseri kabul edilen Saf Aklın Eleştirisi (Kritik der reinen Vernunft [1781]) adlı kitabının da temel fikridir.
Bugün büyük filozofun yanılmış olduğunu biliyoruz, zira 1905 ve 1916’da Albert Einstein’in yayınladığı özel ve genel izafiyet teorileri, Newton mekaniğinin yanlış olduğunu gösterdiler. Kant tüm bilim felsefesini Newton’un nihaî gerçeği bulmuş olduğu kabulü üzerine kurmuştu. Bunun böyle olmadığının görülmesi, Saf Aklın Eleştirisi’nin en temel tezini çürüttüğü için Kant’ın ona dayanan tüm bilim felsefesi de yıkılmış oluyordu.
Antik Yunan'a dair en önemli iki okulu seçmemiz istense birinin Platon'un (M.Ö. 427-347) Akademi'si, ötekinin de Aristo'nun (M.Ö. 384-322) Lise'si olduğunu söylememiz gerekecektir.
Doğal uydumuz olan Ay, bizden 384.000 km (1 ışık saniyesi) uzaklıkta bulunur. 16 Temmuz 1969 günü Neil Armstrong komutasında Apollo-11 uzay aracı Ay yüzeyine yumuşak bir iniş gerçekleştirerek yeni bir çığır açmıştır. Astronotlar, yüzeyde yürümüşler, taş ve toprak parçalarını da yanlarına alarak dünyaya başarılı bir şekil-de dönmüşlerdir. Ay yüzeyinde görünen karartılar, aslında meteor taşlarının çarpmasından dolayı oluşan derin çukurlardır. Atmosfersiz olan Ay, dünya etrafında dolanırken çeşitli şekillerde görünür.
Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor:
“Yakın akrabalarını uyar.” âyet-i celilesi nâzil olduğu vakit Resûlullah (sav), Kureyş kabilesini çağırdı, onlar da toplandılar. Onlara hem genel olarak hem de ayrı ayrı kabilelerini zikrederek seslendi:
–Ey Abdüşşemsoğulları, ey Ka’b b. Lüey oğulları, kendinizi cehennemden kurtarın. Ey Mürre b. Ka’b oğulları, kendinizi cehennemden kurtarın. Ey Abdümenâfoğulları, kendinizi cehennemden kurtarın. Ey Haşimoğulları, kendinizi cehennemden kurtarın. Ey Abdülmuttaliboğulları, kendinizi ateşten kurtarın. Ey Fâtıma, sen de kendini cehennemden kurtar, çünkü Allah katında sizin için benim elimde hiçbir şey yoktur. Şu kadar var ki ben, sizinle akrabalık ilişkilerimi canlı tutacağım.
(M501 Müslim, Îmân, 384)