ilmiş ol ki, insanlar güzel ahlâkın hakikati hakkında B ve ne olduğu konusunda çok söz etmişlerdir. Buna rağmen onun hakikatini açıklamaya bir türlü yanaş- mamışlar, ancak onun üzerine terettüp eden meyve ve fayda- larından bahsetmişlerdir. Ancak yine de faidelerinin de ta- mamını zikretmemişlerdir. Belki her birisi güzel ahlâkın meyvelerinden kalbine geleni, zihninde hâzır bulunanı zik- retmiştir. Güzel ahlâkın tarifıni zikretmeye bir türlü ehem- miyet verip de yönelmemişlerdir. Güzel ahlâkın bütün mey- velerini kapsayıcı hakikatini tafsilli, derli-toplu bir şekilde anlatmamışlardır.
Buna misâl olarak, Hasan el-Basrî'nin (k.s.) şu sözü gös- terilebilir:
-Güzel ahlâk, güler yüzlülük, cömertlik ve kimseyi ezme- mek demektir.)."40
el-Vâsıtî şöyle demiştir:
Güzel ahlâk, hiç kimse ile kişinin çekişmemesi ve hiç kimseyi çekiştirmemesidir. Bu da Cenâb-ı Hakkı çok iyi bil- ukten