• Kitabın her kısmında toplum adına bilgi, bilim, eğitim eksiklerimizi ve doğrularımızı yazmış. Önemli bilim çalışması yapan insanlarımızı tanıtmış. Kaçımız gerçekten İslam dininin söylediği gibi sorgulama ve arayış içerisindeyiz? Bunu yapabilenlerin önünde şapka çıkartılır fakat bilgiyi eleştirmeyi daha bilmeyen laf kalabalıklığı yapanlara zırvalık diyerek geçilir. Bahsettiklerim kitabın içeriğini barındırıyor. Toplum nasıl intihar eder? İşte böyle! Bilim ve dini karıştırarak. Arayış içerisinde olmaktansa, bilgisinin sentezini yalanlama yoluna girmekten çekinen toplum intihar eder...

    Kitabın içerisinde 39 başlıklı makale var. Yazdıklarının çürütülmesini her daim isteyen bir adam.
    Bilim yapan insan zaten bunu istemeli?! Çürütülen, değiştirilmeye açık, bilginin gücüne güvenen bir sistem olmalı. Elitizm ve entelektüel(aydın) insan hakkındaki makaleleri ucu açık yazılar. Toplum ve eğitim açısından ele alıp, doğurduğu sonuçları ve çağın çıkmazlarını örnekler halinde sunuyor. Bilim neden yapılır? Bilim ve bilgi nedir? En önemlisi “Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?”

    Bkz: “Niçin Fazıl Say idollerimiz arasında değil? Niçin İdil Biret değil, Suna Kan değil, Osman Hamdi değil, Darwin değil, Einstein değil, Wegener değil, on yedi dil bilen Alplerin sihirbazı denen Emile Argand değil, Grimm Biraderler değil, Güney Amerika’nın kuzeyini keşfeden ve hemen her Amerika ülkesinin adına en az bir nehir, bir dağ, üniversite, bir şehir olan, Pasifik Okyanusu’nu bir uçtan ötekine kat eden koskoca bir akıntı sistemine adı verilen Humboldt değil, Livingstone, Amundsen, Nansen, Prjevalski, Shackleton, Hedin... Gençlerimiz arasında bir anket yapsak kaç tanesi bu isimleri tanıyabilir?”


    Şengör zamanında pek çok bilim insanın yanında, İngiltere kraliçesinin eşi Prens Philipp’in veya Fransa cumhurbaşkanın huzurlarına da kabul edilmiştir. Kitap boyunca en önemli değerlerimiz olan, “Fuad Köprülü, Fuat Sezgin, Doğan Kuban...” gibi isimlerimizden bahsetmiştir.
    Diyalektik konusunda fikirlerimi değiştiren bir iki makale okumama sebep oldu. Marx ile aramız açılıyor...:)

    Okuduğunuz insan bilimle ilgileniyor. Din konusunda bir beklentiniz olmasın. Maalesef arayışınız olumsuz sonuçlanır. Din yerine bilimi seçmiş. Saygı duymak ve ne öğrenirsem kâfidir, düşüncesinde olduğum için benim için doyumlu bir okumaydı. En son bahsettiği güzel bir cümlesiyle, keyifli okumalar dilerim.

    “Zira karşılıklı konuşma ancak akılcı ortamlarda olabilir. Bu akılcılık yerine hissiliğe terk ettiyse, artık konuşarak anlaşma imkânı kalmamış demektir ki, bu bir demokrasinin karşısındaki en büyük tehlikedir.”
  • 101 syf.
    ·2 günde
    Kasım 2018 itibariyle ülkemizde yayınlamaya başlayan How It Works Türkiye, harika görselleri ile en sevdiğim bilim ve teknoloji dergisinden birisidir. Dergi; Bilim, Teknoloji, Çevre, Ulaşım ve Tarih gibi başlıklar altında birbirinden renkli ve keyifli yazılardan oluşuyor. Dünyanın bilim ve teknoloji gündemini yakından takip edebileceğimiz bir dergi.

    Bu ay, derginin kapak konusu ÖLÜMCÜL RADYASYON. Diş röntgeninden nükleer reaktörlere kadar her yerde: iyonlaştırıcı radyasyon, kullanım alanları ve tehlikeleri hakkında bilmeniz gereken her şey

    Derginin 2021 NİSAN sayısında aşağıdaki şu konuları buluyoruz.

    BİLİM
    - Ölümcül radyasyon
    - Ekstrem sıcaklıklar
    - Zaman nasıl çalışır?
    - Kepek nedir?
    - Görme bilimi

    ÇEVRE
    - Zehirli bulutun içinde
    Tüm şehri saran bu dumanlar nasıl oluşuyor ve ne gibi zararlara yol açıyor?
    - Şekil değiştiren mürekkepbalığı
    - Kuzey Kutbu’nda vahşi yaşam

    TEKNOLOJİ
    - Milyarderlerin ev teknolojileri
    Dünyanın en zengin insanlarının evleri, paranın satın alabileceği en abartılı teknolojilerle dolu.
    Tuğla nasıl yapılır?
    - PlayStation 5’in içinde
    - Cep telefonunun mucidi

    UZAY
    - 64 Karanlık madde arayışı
    - Gökbilimciler onlarca yıldır evrenin en gizemli maddesini bulmak için muazzam bir arayış içinde.
    - Yıldızlar neden yanıp söner?
    - Evren ölçeği
    - Süpersonik uzay paraşütleri
    - Yıldızlararası uzayda neler var?

    TARİH
    - Soğukta savaş
    Buz gibi hava, bu savaşlardaki en ölümcül silahtı. Tarihin en soğuk savaşlarını keşfedin.
  • 456 syf.
    ·10 günde·Beğendi
    Home Deus, Harari'nin Sapiens'in devamı niteliğinde olan ve benimde okuduğum 2.kitabi.Sapiens insanlığın dününü anlatırken, Home Deus ise yarının neler olabileceğini anlatıyor. Kitap akıcı, sade, anlaşılır bir dile yazılmış. Yazar ortaya attığı Sav'ini  kanıtlamak için  bolca örneklere yer vermiş. İnternette görüp  okumaya  üşeneceğiniz  bir bilgiyi dahi o kadar ilgi çekici bir şekilde anlatıyor ki sayfalarca yazsa çekinmeden büyük bir zevkle  okuyorsunuz. Bana göre yazarın en büyük başarısı da  buradan geliyor; herkesin bildiği sıradan bir bilgiyi bile o kadar ilgi çekici bir şekilde işleyip sunması sanki araştırma-inceleme kitabı değilde, bilim kurgu kitabı okuyormuş hissine kaptırıyor.Yazarın dersine iyi çalıştığını kitabın son sayfasında daha iyi anlıyorsunuz:yaklaşık 40 sayfa sadece kaynakçalarla ilgili.Ufuk açıcı ve zevkle okuduğum bir kitap oldu benim için.

    Kitap "insanın yeni gündemi" diye giriş yaptıktan sonra 3 kısma ayrılmış :
    1.kisim İnsan-hayvan ilişkilerini, 2.kisim insanın dünyayı anlamlandirmasi Ve 3.kisim ise Humanizm.
    Yazar üst- insan yada ölümsüz olmayı arzulayan Home Deus olma yolunda Sapiens'in neleri yaptığını ve yapabileceğini bir yıkıma mi, yoksa yaşanabilir yeni bir dünya mı kuracağına örnekler ve olabilirlik ile açıklıyor.

    Kitabın giriş kısmında kıtlığın, salgının ve savaşın yavaş yavaş azalacağına, Obeziteden ölenlerin sayısının, kıtlıktan ölenlerin sayısınından fazla olduğuna inanındirsa da , pandemi sürecinin vermiş olduğu olumsuzluklar, açıkçası bana salgınlarin biteceği ile ilgili açıklaması pekte tutarlı gelmemisti ki, sayfalar ilerledikçe bunların pekala olabileceğine ikna oldum açıkçası; hatta Aids ile ilgili bilgileri okuyunca 2 yıl önce izlediğim Barış özcan'in "Tasarlanmış Bebekler" videosu'nu hatırladım: Çin'de yapılan bir deneyde ikiz bebeklerden birinin genleriyle oynanırken diğer bebeğe normal prosedür uygulanıyor. Normal bebeğin "hiv" virüsünün kapabilcegini, genleriyle oynanan bebeğin ise hiçbir şekilde "Hiv" Virüsü'nün kapmayacağı söylemişti . Kitap 2016 yılında piyasa çıkarken bu deney 2 yıl önce ortaya çıktı. Buna benzer bir çok konuda fikirlerinizi tazeleyip yada değiştirebiliyorsunuz.

    Paylaştığımız verileri özel hayatımızı ihlal etmekten ziyade bize daha yaşanılabilir bir hayat mı sunacak, kapitalizm yükselirken sosyalizm neden geriledi, Özgür irade var mı, İradeyi gerçekten ben mi kontrol ediyorum,Hümanizm nasıl ortaya çıktı ne gibi etkileri oldu, Nesnelerin interneti, yapay zeka neyi değiştirecek, Sanayi devrimi ile beraber devletler neden sağlık kurumlarına daha çok önem vermeye başladı, İnsanların mesleklerini bilgisayarlar mi alacak, Terör abartılacak bir konu mu, Savaş edebiyatı niye sıklıkla yapılır, Ültimatom oyunu nedir, insanlar ölümsüzlüğü bulduklarında neden daha çok korkacaklar, Serbest piyasa ekonomisi nasıl çıktı,Sebze-meyve vermeyen çimenlere neden çok fazla önem veririz, Bizi sürekli izleyen Büyük Birader var mı yoksa ondan daha tehlikeli birileri mi var...
    Ve daha bir çok soruyla muhatab olacağınız, bilgileneceğiniz ve bakış açınızı değiştirecek harika bir kitap şiddetle tavsiye ederim, iyi okumalar...
  • 528 syf.
    ·21 günde·Beğendi
    Farklı üniversitelerden akademisyenlerin, pazarlama bilim alanında kullanılan 24 farklı teoriyle ilgili bilgiler verdiği kitap, özellikle pazarlama alanında çalışan lisansüstü öğrencilerin bakması gereken bir eser. Literatür taraması nasıl yapılır?, teori nedir?, farklı alanlarda kullanılan kavramlar pazarlamada nasıl yer edinmiştir? gibi soruların cevapları neredeyse her bölümde verilmiş. Bununla birlikte, pazarlamanın sosyal bilimler içinde sayılan diğer disiplinlerle ilişkisini de bu kitapta görmek mümkün. Belki bir makale veya tez konusu bile yakalayabilir okuyucu. Alandaki açığı kapatan bir eser. Bu kitap ilginizi çekerse, bir de yakın zamanda Türkçeye çevrilen, Sheth, Garrett ve Gardner'ın Pazarlama Teorisi Gelişimi ve Değişimi isimli kitabına da bakmanızı öneririm.
  • _Kahrolası insan ne de nankördür. (Abese17) Arkadaşınız Muhammed azmamıştır. Ona ayetleri melek söyledi.(Necm 2)

    _Allah, her şeyi bilir ve Kuran’da yaş kuru tüm bilgiler vardır.(Enam 59) Kuranda hiçbir şeyi eksik bırakmadık.(Enam 38) Kuranda yazanlar kesindir, tartışmaya kapalıdır. Uymayanlar sapkındır. (Ahzap 36)
    (Diyor ki: Kuranda yaş kuru tüm bilgiler vardır ve bu kitabın dışında bilgi arayan yani insan yapısı şeylerin peşinden gidenler sapkınlardır. Peki internetin ya da modern düşüncelerin, icatların kaynağı kuranda yoksa, bunları kullanan müminler sapkın olmuyor mu?

    _Kuran, mekke ve çevresinde yaşayan arap kavmi için arapçadır.(Şura 7) Anlayasınız diye arapça Kur’an olarak indirdik(Zuhruf 2) Ey peygamber, Kur'an, yalnızca sana ve kavmine bir öğüttür.(Zuhruf 44) Ataları uyarılmamış gaflet içindeki bir kavmi uyarmak için indirilmiştir.(Yasin 6) Biz her peygamberi, kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara Allah'ın emirlerini iyice açıklasın.(ibrahim5) Eğer Arapça değil de yabancı dilden bir kitap indirseydik arap kavmi nasıl anlayacaktı.(Fussilet44) İşte o zaman kafir olurlardı. Zaten her kavme, anlasınlar diye kendi dillerinde kitap gönderdik.

    _Muhammedin, günlük siyasetinin ve kişisel gereksinimlerinin kitabı kuranda, cinsel yaşamının, ganimet paylaşımlarının, kıskançlıklarının, düşmanlıklarının, evliliklerinin hikayesini bulmak mümkündür. Arap çöllerinde, kavurucu güneşin altında, susuzluğa, kadınsızlığa, açlığa boğulmuş olan arabın hayali, buz gibi ırmaklar, serin gölgelikler, meyveler, kuş etler, çadırlar içinde göğüsleri yeni tomurcuklanmış, altın bilezikler takan inci gibi kızlardır. Allah sırf kendisini yaratıcı olarak kabul etmiyor diye insanlara küfürler vavuruyor, sözlerini kanıtlamak için hurmanın, zeytinin, çöl ağaçlarının üvtüne yemin ediyor. Emirlerini dinlemeyenlere yabani eşekler, merkepler, susamış develer, dilini sarkıtıp soluyan köpekler, reziller, sapıklar, beyinsizler, kütükler, alçakalr, soysuzlar, kahrolasıcalar, yalancılar, aşağılık maymunlar diyor. Arap zihniyetine, arabın geleneklerine dayalı ve araplar için hazırlanmış bir kitap olarak Kur’an arap kavimler anlasın diye 7 arap lehçesinde yazılmıştır. Her şeyi bilen en mükemmel kitaptır denen kuran çelişkilerle, ilkelliklerle doludur. Taşın etrafında dönmek, taşı taşlamak, taşı öpmek çöl bedevilerinin ilkel putperest adetleridir. El-lat putu(kara taş) kureyşlilerin bereket tanrıçasıdır. Türk evlatlarını şeriat mikrobuyla eğitirseniz, milli benliklerini yitirip, yakın gelecekte karşınıza Atatürk ve cumhuriyet düşmanları olarak dikileceklerdir.

    _İslam hukukunda dünya, “Dar-ül İslam” ve “Dar-ül Harb” olarak ikiye ayrılır yani şeriatla yönetilen ve yönetilmeyen topraklar. Müslümanların görevi ise cihat ilan edip yeryüzü “Dar-ül islam” olana kadar savaşmaktır. Bir İslam ülkesinin Darülharb olması halinde bütün Müslümanların görevi oradan çekip gitmektir.

    _Kurana göre kölelik tanrısaldır. Meşrudur. İnsanlar köleler ve hürler olarak 2 türlüdür. Başlasının malı bir köleyle, bol rızık verdiğimiz insan bir olur mu? (Nahl 75) Ben, cinleri ve insanları bana kulluk(kölelik) etsinler diye yarattım (Zariyat 56-58).

    _Kuran ilimsel midir? İlim, bilim anlamında değil, ayet anlamındadır. İslamcılar Kur’an’ın “ilim” dolu ayetleri dışında ilim aramaya kalkmanın Kur’an’ı inkar, hatta Allaha hakaret olacağını. İlim yapma çabalarının kökünü kazıdıklarını bilmezler. Onlara göre “ilim”, Allah ve “peygamber” sözlerinden ibarettir.
    _Şeraitte akıl akılsızlıktır. Demokrasi şeytanın yoludur. Akıl cahiliyeden kalmadır. Akıl, özgür düşünce için değil, allahın buyruklarını öğrenmek için verilmiştir ve aklın bu buyruklara boyun eğmesi de Tanrı’nın keyfine tabidir çünkü Kur’an’da, “Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz” der(Tekvir 29)

    _Kendi kendini övmek acziyettir. Allah, insanlara nimetler verdiğini ve verdikten sonra bununla övündüğünü, iyiliklerini insanların başlarına kaktığını görüyoruz.
    _Allah kendisinin tek ve en üstün ilah olduğunu söyleyip kendisini sürekli yüceltiyor ve muhammedin de son peygamber olduğuna ikna için yemin ediyor. Köle olarak yarattığı insanlara kendi büyüklüğünü kabul ettirmek istiyor fakat isteklere karşı gelenlere de tehdit ederek hakaretler yağdırıyor. Yabani eşekler”, “merkepler”, “susamış develer”, “dilini sarkıtıp soluyan köpekler”, “geberesiciler”, “reziller”, “sapık kişiler”, “beyinsizler”, “kof kütükler”, “alçak zorbalar”, “soysuzlar”, “kahrolasılar”, “yalancılar”__Vakıa : Ey sapıklar, yalancılar; elbette, acı zakkum ağacından yiyeceksiniz. Üstüne de susamış develerin suya saldırışı gibi kaynar sudan içeceksiniz içeceksiniz: (susamış devele-suya kanmaz_ develer=bilim adamları-sanatçılar)
    _Yemin_Her şey için yeminler eden Allah, yemin edenleri hakir görür. Alçak, zorba, korkaklar. Onlardan hoşnut olasınız diye, size yemin ederler. (tevbe96) ( psikolojide yalancılar yemin eder ve arap kültüründekiler Muhammed, Arapların çok yalan söyleyen ve çok yemin eden bir toplum olduğunu bildiği İçin Allaha yemin ettiriyor)

    _“Andolsun ki, cin ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık.”(Araf 179). Biz dilesek, herkese hidayetini verirdik fakat "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım" diye benden kesin söz çıkmıştır. (Secde 13). Allah’nın, bütün insanları müslüman yapmak varken yapmadığını çünkü cehennemi insanlarla ve cinlerle dolduracağına dair kendi kendine söz verdiğini, cehennemin dolup dolmadığım anlamak İçin “Doldun mu?” diye Sorduğunu, buna karşılık cehennemin: “Hayır daha var mı?” diye cevap verdiğini (Her şeyi bilen niçin cehenneme soruyor?) çünkü herkesi Müslüman yapmış olsa kendi kendine verdiği sözü yerine getirememiş olacağını “apaçık” bir şekilde açıklıyor! Allah, “ayağını koyuncaya kadar” cehennem bu şekilde konuşacaktır ki, işte o vakit dolmuş olduğunu anlatmış olacaktır.(Hadis)

    __Keyfine göre davranmak adaletsizliktir. Peki “Allah keyfiliğe sapar mı? ”Allah dilediğini doğru yola sokar, dilediğini de saptırır” (Enam 125). Allah yusufla zina yapmak isteyen Vezir’in karısını saptırmış, buna karşılık Yusuf’u doğru yola sokmuş, günah işlemekten alıkoymuştur. Eğer Yusuf’u korumamış olsa, Yusuf kadınla yatmaya hazırdır. Peki kadının suçu nedir?

    __Sağ-Sol__Kur’an a göre İman edenler sağcıdır: Uğurluluk, mutluluk, bereket, saygınlık gibi anlamlar taşımakta; buna karşılık inkar edenler ise solcu: Uğursuzluğun, bahtsızlığın, hayırsızlığın karşılığı olmakta! _Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara. Cennette onlar için (vakıa) Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Beled 19) Hayırlı olan her işin sağ yöne göre. Sol el ise tuvalet temizliği, hurma sağla, çekirdeği solla. Sağ tarafa yat, kabusta sol tarafa tükür Allaha sığın, şeytan solla yer. Solak bir adama sağ elle yemek yemesini söylemiş adam yiyememiş Muhammed adamı lanetlemiş adam sağ elle de yiyememiş.

    _Tatlı tuzlu su_Kafirlere karşı cihat et! Müslümanlar suyu tatlı ve susuzluğu giderici, kafirler tuzlu ve acıdır. Bu iki denizin aralarına bir engel koyan odur” (Furkan 52-53).

    _Hurafe, batıl, boş inanç, uydurma, doğru olmayan demek. Hak geleli, batıl yıkılıp gitti. (İsra 81) İslam dışı tüm inançlar batıldır. Haksız yoldan yenen mal ya da rüşvet “batıldır (Bakara 188); Putlar, büyü batıldır. .İbn Kelbiye göre muhammed 40 yaşına kadar “Uzza” putuna kurban adadığı olurdu. Kara taşı öper, şeytanı şatşardı

    _Müslüman ya da kafir olmak kişiye bağlı değildir çünkü, “Allah kimi dilerse onu saptırır, kimi dilerse onu doğru yola sokar”. (Enam) ve kafir yaptıklarını cezalandırır! “Allah dileseydi puta tapmazlardı.” (Enam 107)
    _Kurban_Sembolik olarak evlat yerine hayvan kurban edilir. Kurban, eski çağlardan beri “Tanrıyı hoşnut kılmak ve yüceltmek amacıyla” uygulanmış olan bir gelenektir. Kan akıtma, başlı başına ibadettir. Amaç yoksula yardım değil ademden gelen adetle tanrıya ibadettir. Habil kabil kıssası:Tanrı, çoban olan Habil’in sunmuş olduğu kesilmiş koyunu kurban olarak kabul eder fakat çiftçi olan Kabil’in buğdayını kabul etmez. Bunun üzerine Kabil, kıskançlığa kapılıp kardeşi Habil’i bir vuruşla öldürür (Tevrat) Kuranda ise daha kısa anlatılır. _Diğer kurban türü de cihattır. Allah için kan akıtılır ve karşılığı da mükafat vardır. ibrahim-ishak-Tanrı’ya bağlılığın kan akıtımı yoluyla kanıtlanması vardır. Güç durumdaki yoksulu da doyurun da der. Allah’ı yüceltmeniz için o kurbanlıkları sizin buyruğunuza vermiştir (hac36-37) Yahudiler muhammedin kurban mucizesi gösterirse ona inanacaklarını Muhammed de daha öncekilerin mucizeler gösterdi ve inanmadınız der

    _Takıye_Hiledir. Amaca ulaşmak için her şey yapılır. İslama ısındırmak için ganimet mallarından pay ayırmak, bir bakıma takıye etmektir Tehdit karşısında dinden çıkmış gibi görünmek. Din elle dille değil kalple korunuyorsa sorun yok, takiye yapılabilir. Mümin oldu diye kureyşliler sümeyyeyi 2 deveye bağlayıp öldürmüş ve babası da islamdan çıktım diyerek takiye yapmış Muhammed de onun imanı kanına, bu faziletlidir demiş. Kafirlerle dostluk yasaktır. Çıkar için ise helal. devletler de böyle.
    _Müseylime de peygamberlik iddia eder ve 2 adam vardır. Onlara sorar, Muhammed kim? Resuldur. Peki ben kimim? Biri sen de resulsun deyince serbest diğeri bir şey demeyince kellesi gider. Muhammed ise biri takiye öteki hak yolunda doğrucuydu der.

    _Bedeviler ve Hıristiyanlar, “Peygamberlerin şehevilikle uğraşmamaları gerektiğini, nitekim İsa’nın ve Yahya’nın kadınsız yaşadıklarını, muhammedin ise şehvet düşkünü olduğunu öne sürmüşlerdir. Allah ise bunlara karşılık: Önceki peygamberlere de“zevceler ve çocuklar” verdiğini yeminlerle haber vermiş tir.

    _İslamda kadın, aklen ve dinen eksik(zeka özüürlü) yaratılmıştır. Kadın, hilekar ve düzenbaz, dayak atılmaya layık, yarım akıllı, erkeğin kölesi, mirasta ve şahitlikte erkeğin yarısı kadar hakkı vardır. Kötülük, fitne ve uğursuzluk kaynaklarıdır. Eşek ve köpek gibi namazı bozanlardan sayılıp, dayak atılmaya ve daha aşağılıklara layık kılınmışlardır. Allah, iki kadının şahadetini bir erkeğin şahadetine denk saymıştır; İşte bu aklınızın eksikliğindendir"


    _Ayetler_
    _Kahrolası insan ne de nankördür. Abese17. İnsan pek cimridir(İsra 100) Kininizden kahrolarak ölün! (İmran119)
    _Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir.(Tahrim 9)
    _Kim İslâmdan başka bir dîn'e yönelirse, o sapkındır. Artık vurun onların boyunlarına, doğrayın parmaklarını"(Enfal)
    _Enfal 39_ Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah´ın oluncaya kadar onlarla savaşın!
    _Ey iman edenler! Peygambere soru sormayın, sabırlı ve sessiz olun. Sizden önceki bir kavim de soru sorup kafir olmuştu. Soru soranlara karşı Allaha sığının cevap vermeyin.(Maide101-1002)
    _Kureyşliler Muhammede deli derlerdi. Kuran ise arkadaşınız muhammed azmamıştır, o deli değildir, ona deli diyenler sapıktır der. (Necm)
    _Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da . Seni yetim bulup da barındırmadı mı?. Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi? (duha)
    _Kur’an’da bulunan 114 sureden her birinin iniş sırası ve Kur’an’da sıraları düzensizdir. Ayetler de aynı düzensizliktedir.
    _Ey inananlar! Babalarınızı, kardeşlerinizi, küfrü imana tercih ediyorlarsa dost edinmeyin , onlar zalimlerdir“ (Tevbe23) Muhammed, müşrik olarak öldü diye anasının ve babasının cehennemi boyladığını söylemiştir.
    _Yaz kış oluşumu: Sıcak şiddetlendiği vakitte namazı serinliğe bırakınız. Zira sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Cehennem rabbine: Ya Rab, beni ben yiyorum (izin ver)’ dedi. Allahu Teala da iki defa nefes almasına izin verdi. Nefesin biri kışın, diğeri yazın. Buhari, diyanet.
    _Ahzap37’de ayşe zeyd’ten boşanıp Muhammedle evlenir ve Allahın emri yerine gelir. Ahzap40da ise muhammed: Ben kimsenin babası değilim der çünkü Araplarda babanın geliniyle evlenme adeti yoktur
    _Her Müslüman kişiye 160 melek koruyucu olarak görevli kılınmış olup, bu melekler “bal çanağından sinek kovalar” gibi şeytanları kovalarlar; ve her şeyi deftere yazarlar
    _Cehennemin yedi kapısı vardır ve her bir kapı birer gruba ayrılmıştır (Hicr 44).
    _Biz, sana bu Kur’an’ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini anlatıyoruz.” (Yusuf 3) Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.(Yusuf 2)
    _Devenin her cinsini Kur’an’da, bulmak mümkündür. örn. cehennem kıvılcımları sanki birer sarı deve gibidir” (mürselat) kıyamette gebe develerin başıboş salıverilecekleri. (Tekvir) deve yükü bahşiŞ, adak develer, yününden döşek yapılan develer...
    _Maide_sofra demektir_Bugün size dininizi ikmal ettim. Allahın adı anılmadan kesilen hayvan haramdır. Taş, ağaç vb. ile öldürülmüş hayvanlar haramdır" Dara düşerseniz haram etlerden yiyebilirsiniz. Maide 3…vedâ haccında nâzil olmuştur. (artık bunlara eklenecek bir sözü olmadığını belirtmektedir.)
    3. Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, boynuzlanarak ölmüş, dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır.
    _Allah, zebanilere emreder: Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün ve deyin ki ‘Tat bakalım. (Duhan 47-50) Bağışlayıcı Allah, başka tanrılara inananları kavurucu ateşle kızartacak. Cehennemi insanlarla ve cinlerle dolduracağına dair kendi kendine yemin ettiğini söyler (Secde 13) İnsanlar cehennem yakıtıdır. Cehenneme attığı kişileri, ateşten bir dağ olan “Saud”a tırmandırcaktır ki. 70 yılda bu ateşten dağa çıkabilecek ve yetmiş yılda da inebilecektir. (Müddessir ) Zakkum ağacı, cehennemin dibindeki ağaçtır. Tomurcuklan şeytan başı gibidir. Cehennemliklere karınları dolana kadar yedirilir. Sonra kızgın irini içerler ve ciğerleri yakılır, başlarından aşağı kaynar su dökülür ve derileri erir ve kızdırılmış kamçılarla kırbaçlanırlar.
    _Cennet, rüşvettir, şehvet yeridir. Eğer bana itaat ederseniz, memeleri yeni sertleşmiş, ceylan gözlü güzel bakire kızlar ve inciler gibi
    oğlanlar. Allah, buruşmuş, kocakarı olarak ölen kadınları cennete alırken “ceylan gözlü güzel huri” şekline sokup erkek kullarına hediye edecektir. Hadis.

    _Politik
    _Şeriât bir bataklıktır. İslâm ülkeleri içinde Kur'an'a en fazla bağlı olanlar, en geri kalmış olanlardır.
    _Eleştiri hakaret değildir. Gelişimin ve medeniyetin kaynağıdır. Eleştiriye karşı olan medeniyetsizdir. Eleştiriden yoksun kalan, her şey gerilikler içinde yok olmaya, yok olana kadar her şeyi ilkellikler içinde tutmaya mahkumdur. Semavi dinlerden eleştirilemeyen tek kitap kuran olduğu için binlerce yıllık ilkellikler gerçek olarak kabul edilir ve gericiğin kaynağıdır. Eleştirilemez çünkü eleştien kafir olur ve öldürülmesi gerekir.
    _Batı dünyası, akılcı güce sahip bulunduğu için, her daim kendi kendisini aşma olasılığına sahip olarak geleceğin daha üstün uygarlıklarını yaratacaktır
    _Şeriatçılar şeraitten de habersizdirler ve bir şey söylediğnizde uyduruyorsun diyerek küfretmeleri, onların ilkelliklerinin, kültürsüzlüklerinin kanıtıdır. Fikre karşı akılcı yoldan karşılık vermekten aciz bulundukları için, küfrederler.
    _Dinciler, dini aklın önüne geçirip rehber edinirler. Amaçları halkı egemenlikleri altına almaktır.
    _Türkiye Cumhuriyeti devleti, vahiylere göre değil, akılcı verilere dayalı olarak kurulmuş “laik” bir devlettir
    _Latince: tek kitap okuyandan kork!. Bu deyim, tek kitaba bağlı kalmanın, bağnazlığa, bilgisizliğe ve hoşgörüsüzlüğe sürüklenmek demek olduğunu anlatıyor. Batıyı karanlık çağdan aydınlığa çıkaran tek kitep egemenliğinden kurtulmuşluklarıdır. Şeriat ülkeleri akla sırt çevirdikleri için sefalet içinde uygar milletlere köle olmuşlardır. Atatürk sayesinde Türkiye de akıl yoluna girdi ama hala tek kitap özlemiyle yananlar gerçeğe akılla değil şeraitle gidilir diyenler vardır. Şeraitte akıl akılsızlıktır. Demokrasi şeytanın yoludur. Akıl 2500 yıllık cahiliyeden kalmadır.
    _İncil iktidara susamış papazlar tarafından yazılmıştır. Putperestlik dönemine ait kaynaklardan esinlenilmiştir.
    _Minareyi çalan kılıfını hazırlar.


    _ Ebû Bekr-i Cürcânî, ms1000, İmâm,(En büyük üstâd) der ki: “Herkesin uykudayken gördüklerini peygamberlerin uyanıkken görür”
    _Al-Cahiz (Ms 776-869), Kitabü’l-Hayavan yapıtında, İslam uygarlığının eski yunan’ın bilim kaynaklarına dayalı olarak ortaya çıktığını
    _Kureyşli Ümeyye, muhammedin peygamberlik rakibi. Tevratı bilen, gelecek peygamberin kendisi olduğunu söyleyen. Kurana öncekilerin masalları!’diyen. Önceleri muhammed tarafında sonra, Muhammed canileşince, bedir sonrası müşriklerin cenazesini kuyuya attırınca aralarıbozulur.
    _Velid b. Muğire, zengin kureyşli, adil ve iyiliksever olarak bilinir, kabe masraflarını tek başına karşılar. Allah ona o kadar nimet vermiş ama o muhammede nankörlük etmektedir, sapık, zorba der.
    __Musa ve Hızır birlikte bir gemiye binerler. Fakat Hızır gemiyi deler; Musa dayanamaz ve “Halkı boğmak için mi gemiyi delilin?” diye sorar. Hızır kızar ve “Ben sana benimle beraberliğe sabredemezsin demedim ini?” der. Sonra Bir erkek çocuğu görürler. Hızır hemen çocuğu öldürür. Musa yine Tertemiz bir canı katlettin ha! (Kehf 74). Bir köyde yıkılmak üzere bir duvar bulunmaktadır. Hızır, hemen bu duvarı doğrultur. Musa Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın” der Hızır ise musaya: soru sormanın ve sabırsız kalmanın doğru bir şey olmadığını öğretmek için, bütün bu yaptıklarının nedenlerini bildirir. Gemideki eşyalar yoksulların malıdır ve zenginlerin eline geçmesin diye batırdım. Erkek çocuğu öldürmüştür, çünkü öldürmemiş olsa bu çocuk kendi ana ve babasını dinden çıkaracaktır duvarın altında, iki yetim çocuğun hazineleri vardır. Babalan bu hazineyi onlara bırakmıştır. Ve Tanrı istemiştir ki, o iki çocuk ergin çağa gelsinler ve Tanrı’dan rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar! Bütün işler tanrıdandır.

    _Muhammed, 40 yaşındayken kendisini “peygamber” ilan ettikten sonra, 10 yıllık yaşamını Mekke’de geçirmiştir; bu döneme “birinci Mekke dönemi” adı verilir.“Medine Dönemi ise 13 yıl kadar sürmüştür. Mekkede güçsüzken medinede çete saldırılarına girişmiş ve islamı kılıçla yayamaya başlamıştır. Mekke kervanlarına saldırır. Yahudileri örnek alarak neden bizim de bir kitabımız yok der özenir. Daha önceleri gönderilmiş olan peygamberlerin “Müslüman” olarak gönderildiklerini söyler. İbrahim, İsmail, hepsi müslümandı onlara inen de islamın adı değiştirilmiş halidir der.

    _Ay tanrısından dolayı ay takvimi, cahiliye de de ay takvimi kullanılırdı. Allah odur ki güneşi ziya, ayı da nur yapmıştır ve aya konaklar belirlemiştir(takvim için) (Yunus 5) Ayın nurlu yaratılması üstünlüğündendir. Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. Allah dilediği kimseyi nuruna eriştirir...” (Nur 35)..
    _Ramazan bayramı ay takvimine göre hilalin görüngü zamanda başlar ama her ülkede farklı olduğu için 1978 yılında toplanan İslam Kongresi’nde alınan bir kararla Karışıklık giderilmek istenmiştir. Alınan kararla, bütün İslam ülkelerinde Ramazan’ın ve bayramların başlangıcı, ayın (hilalin) görünmesine göre değil, bilimsel astronomi yöntemlerine göre, ama hala eski usul devam etmekte.

    _Mızrap Çocuk olayı- türkiyede askerden kurtulursam oğlumu kurban edeceğim der ve kurban eder.
    _Ölü dirilmesi..Allah, Musa'nın kavmine: "Siz bir kimseyi öldürmüş ve bunu birbirinize atmıştınız: "Sığırın bir parçasıyla ona (ölüye) vurun" diye ekler. Dediği gibi yaparlar ve sığırın bir parçasıyla ölüye vururlar; ölü dirilir. İşte böylece Allah ölüleri diriltir (bakara 69-73)
    _Ka’b b. el Eşref, Yahudi bir şair, muhammedin adamları ibni mesleme ona dost gibi görünerek gece giderler ve karısının itirazına rağmen gece gezintisine çıkar. Adamlar kabın kellesini keser muhammede getirir. Bu cinayet karşısında Muhammed mutluluktan uçar.

    _Eşler:
    _Hz. Ayşe annnemiz, Muhammed’e, “Sen ne zaman güzel bir kadın görmüş olsan, ona sahip olabilmek için, gökten hemen bir ayet iniverir” muhammedin 11 karısı vardır. Muhammed’in şehvet gailesine kapıldığını öne sürerler
    _Mariya-hafza olayı: Peygamber cariyesi mariya ile hafsanın odasında sevişirken hafsa odaya girer ve onları görür ve resul bu aramızda bir sır olsun der ama hafsa ayşeyle peygamberin dedikodusunu yapar. Peygamber sinirlenir ve karılarıyla uzun bir süre yatmayacağını söyler ama dayanamaz. Bunun üzerine Tahrim suresi iner. 1. Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? 2. Allah gerektiğinde yeminlerinizi bozmayı size meşru kılmıştır. 3. Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü başkasına haber verip Allah da bunu peygambere bildirince. Peygamber, bunu sırrı açıklayan eşine haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen Allah haber verdi" dedi. 4. (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. 5. Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. 10. Allah, inkâr edenlere, Nûh'un karısı ile Lût'un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah'ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, "Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!" denildi. 11. Allah, iman edenlere ise, Firavun'un karısını örnek gösterdi. Hani o, "Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!" demişti. 12. Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem'i de (inananlara) örnek gösterdi.
    _Bal şerbeti olayı: Zeynebin odasında şerbet içip çok kalınca, ayşe kıskanır ey resul ağzın kokuyor deyince peygamberin sevmediği koku olduğu için bir daha bal şerbeti içmeyeceğini söylemiş, ayşe ile hazfa sonra diğer eşleri dedikodu yaparlar ve ahzap 51 ile haremi sıralama olayı gerçekleşir.
    _Ebter_soyu kesik, erkek çocuğu olmayan anlamında, müşrikler muhammede ebter demişlerdir. Bunun üzerine 3 ayetlik Kevser suresi iner. Resulüm sana kevseri verdik. 3. Asıl soyu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir. (Niçin çocuk vermiyor?)
    _Üzün_Her söylenene inanan saftirik demektir. Araplar Muhammede üzün der. Biz aramızda dedikodu yaparız o duyarsa inkar ederek yemin ederiz inanır ve ayet gelir Allah tüm sırları bana söylüyor. Tevbe 64













    Müslümanlık Sınavı
    _Horozlar, melek gördükleri için ötmüşlerdir ve namaza çağırmaktadırlar. Eşek, şeytan gördüğü için anırmıştır ve üstelik Kur'ân'da eşek sesinin "seslerin en çirkini" olduğu anlatılmıştır. Müslüman, yataktan sağ ayağıyla kalkmalı ve her işini sağ'a göre yapmalıdır çünkü sağ soldan üstündür. Çorbanın içine sinek düşerse sineği iyice batırmalı çünkü sineğin bir kanadında hastalık diğer kanadında şifa vardır. Sinek idrak sahibi olduğu için önce zehirli kanadını çorbaya batırır. Yiyeceği düşürürseniz onu hemen yiyin çünkü şeytan kapıp gider. Yataktan kalkar kalkmaz burun temizlemeli çünkü şeytan, uyuyanın genzinde gezmektedir. Allah tek olduğu için tek sayılar üstündür. 3 yudumda su içilmeli, 3 taş ile kıçını temizlemeli, 3 kere sümkürmelidir. Her gün 7 hurma yenirse, büyü etki etmeyecektir. Esnemek şeytandandır ve bu şeytanı güldürür, Allahı kızdırır. Esnememeye çalışınız. Aksırmak ise allahtandır ve 3 kereyse çok faydalıdır. Namaz 50 vakittir ama muhammedin araya girmesiyle 5 vakte düşürülmüştür. Dinciler halk kültüründeki Karakarga kimin evinde öterse o haneden cenaze çıkar sözünü batıl sayar çünkü İslam kaynaklı değildir.

    _Üfürükçülük_Bir kadın: "Ben çocuğu Resûlullâh'a getirdim. Resûlullâh bir hurma istedi. Onu çiğneyip çocuğun ağzına tükürdü. Bu suretle oğlumun midesine ilk giren şey Resûlullâh'un tükürüğü oldu. (Buharî)__Muhammed, çeşitli hastalıkları okuyup üfürerek tedavi yollarına gider, "tükürüklü üfürük" ya da "tükürüksüz üfürük" usulleriyle iş görürdü. Tükürük kullanırken buna toprak karıştırdığı da olurdu. Toprak olarak Medine toprağını kullanırdı; çünkü Medine toprağının "şerefli" olduğunu söylerdi. Şöyle yapardı: Şahadet parmağına tükürür, sonra tükürüklü bu parmağını toprağa sokar ve parmağına bulaştırdığı toprakla hastayı sıvardı. Hayber seferinde Ali'nin, göz ağrısına yakalandığını öğrenince hemen yanına getirtmiş ve gözlerine tükürmüştür. Hayber seferinde bacağından vurulan Seleme'yi üç kez üfleyip iyileştirdiği söylenir!_ Deli ve cinnet getirmiş bir kişi'yi, Fatiha sûresi'ni okuyarak ve üfleyerek tedavi ettiğini ve karşılığında yüz deve aldığını söyler._Kabile şefini akrep sokunca bir başkası üfürerek iyileştirir ve tüm koyun sürünüsü ücret olarak alır ama anlaşmazlık çıkar ve muhammede gelirler. Muhammed de kendisine de pay alarak barış sağlar._Üfürükçülük, İslam kaynaklıysa caiz'dir; ücret alınabilir. Diğerleri bâtıldır.

    _Balıklar, her cumartesi günü akın akın kıyılara gelip ertesi gün giderlermiş. Bu şekilde davranmalarının sebebi Yahudilerin cumartesi yasağından dolayı avlamayacaklarını bilmeleri ve bununla eğlenmeleriymiş. Yahudiler ise aç kalmamak için Tanrı'nın yasağına uymayıp Cumartesi günleri avlanmaya başlamışlar. Bunu duyan Hz. Davud, Yahudilere bedduâ eder. Onun bedduâ'sını işiten Tanrı gazaba gelir ve bu kasabadaki Yahudi'lerin tümünü maymun'a dönüştürür. (A'raf sûresi)
    _Tanrı, Yahudilere deve'nin eti ile sütü'nü haram kılmıştı. Bu yüzden yahudiler kesinlikle deve sütü içmezlerdi. Böyle olduğu halde, Yahudilerden bir kavim, bu yasağa aldırış etmediği için Tanrı tarafından fâre şekline sokulmuştur. Fâre içsin diye deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer. (Buhari)
    _ Öküz, sırtına binen yahudiye, bundan hoşlanmadığını çünkü gururlu bir hayvan olduğunu, sadece tarla sürmek için yaratılmış bir hayvan olduğunu kendi ağzıyla bildirmiştir. Muhammed de öküzün bu şekilde konuştuğuna inandığını söylemiştir".

    _Elmalılı: Elleri kesmek vicdansızlıktır ve yeniden hırssızlığa teşviktir çünkü çalışamayacağı için tek çare hırsızlıktır. _Bozgunculuk çıkaran ve Allaha savaş açanların cezası el ve ayaklarının kesilmesi, öldürülmeleri. İbni abbasa göre kendilerine kitap verilen Yahudiler yol kesip bozgunculuk yaptığı için bu ayet onlar içindir _İslama geçtik diye muhoyu kandıran münafıklar muhammedin koyunlarını çalınca, Muhammed de her birinin ellerini ve ayaklarının çaprazlama kesilmesini, ve ayrıca da gözlerinin oyulmasını emreder. Ve sonra onları bu halde iken kızgın güneşin altında ölüme terk eder. Elmalılı_

    _Muhammed, uyandığında görür ki, seccâdesi yanmıştır. Bir fâre, orada bulunan kandilin fitilini yakalamış evi ateşe vermek üzeredir. Hemen kalkar ve fâre'yi öldürür. Ve halka şöyle der: "Siz uyumak istediğinizde kandilinizi söndürünuz. Çünkü şeytan bunun gibi hayvanları yangın cinâyetine sevk eder. ("Buharî )
    _Koyunu bir kurt kapmıştı. Çoban kurdu peşi sıra takip etti ve koyunu kurtardı. Bunun üzerine kurt, çobana hitâb ederek: -'Elbette yırtıcı hayvanların sürüye saldırdığı bir gün gelir. O gün koyunun benden başka çobanı bulunmayacaktır. Bakalım o gün koyunu benden kim kurtarır!- dedi" Muhammed ise: "Ben, kurdun böyle söylediğine de inandim; Ebû Bekir'le Ömer de inandı"

    _Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Nisa_
    _İnsanların Müslüman ya da kâfir olmaları Allahın keyfine bağlı. Allah'nın, bütün insanları Müslüman yapmak varken yapmak istemediğini ve çünkü -'Ben cehennemi insanlarla dolduracağıma dair kendi kendime and içtim'- dediğini…..Andolsun ki, cin ve insanlardan birçoğunu Cehennem için yarattık...araf s._ Elmalılının kitabında, cehennemin daha yok mu arsızlığını bitirmek için Allah ayağını cehennemin kapısın önüne uzatır ve cehennem susar. Hadis.__ Ey Muhammed! Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, puta tapanlara meyledecektin..isra _ Allah isteseydi puta tapmazlardı.. enam106_
    _Kahrolası insan ne de nankördür". Allah, hem kul'larını imansız kılıp hem de "imansızdırlar" diye cezalandırmak sûretiyle adâletsizliğin temsilciliğini yapmış olmuyor mu? Hırsızlık, zinâ, katliam gibi en korkunç suçları işleyenlerin günahlarını bağışladığı halde, Kur'ân'a inanmayanları, ya da Muhammed'i inkâr edenleri yani fikir suçlularını bağışlamıyor.
    _Muhammed, işlenen suç'u adâlet terazisine değil fakat din terazisine göre ölçeğe vurmuştur. Adam öldürmek, hırsızlık, zinâ vb... gibi en ağır suçları işlemiş olan kimselerin dahi, İslâm olmak sûretiyle günahtan kurtulmuş olarak doğruca cennet'e gideceklerini söylemiştir. .."Lâ ilâhe illa'llâh" diyerek, iğrenç günahlardan kurtulup Cennet'e girme olasılığını sağlamakta, ve böylece onu, nasıl olsa affolunacağı inancı içinde günah işleme alışkanlığına sürüklemektedir _
    _Muhammed, bir gün Harre tarafında dolaşırken Cebrail ile karşılaşır. Cebrail şöyle der: kim Allah'a şirk koşmadan ölürse, Cennet'e girecektir". Muhammed sorar: "Zinâ eder, hırsızlık ederse de Cennet'e girer mi?". Cebrâil: "Evet" der. İçki içse de yine girer"__Ebû Zerr ise inanmaz ve sorusunu üçüncü kez tekrarlar. Muhammed kızar ve ona "(Evet) Ebû Zerrin horluğuna, hakirliğine rağmen o kul zinâ etse de, şirkat etse de muhakkak Cennet'e girer. Muhammed, Ebû Zerr'in bu soruyu arka arkaya üç kez tekrarlamasına öfkelenmekle beraber, kendisi de, biraz yukarıda gördüğümüz gibi, Cibril'in getirdiği habere inanmamış görünerek üç kez sormuştur.

    _Miraç_ Burak adındaki atına binerek Kâ'be'den Kudüs'deki Mescid-i Aksâ'ya gider ve oradan Cebrail ile birlikte gök katlarını çıkmağa başlar. Yedi kat'dan oluşan gök katlarından her birinde, eski dönem "peygamber'lerinden" biri oturmaktadır (Örneğin İbrahim, Musa, İsa. vb.... gibi). bütün bu peygamberler, Tanrı tarafından Müslümanlıkla emrolunmuşlardır. Tanrı kendisine, günde 50 vakit namaz kılınması için buyrukta bulunur. Muhammed gök katlarını inerken musa: 50 vakit namazın çok olduğunu söyleyip geri gönderir. Sonra 40 30 ve 5e kadar düşer artık Muhammed kavmine gelip müjdeyi verir. Buhari – tanrı ve Muhammed 50 vaktin saçmalığının farkına varamamış sadece musa varmıştır ve musanın aklıyla iş görmüştür.
    _Kıyamet 16: Oku. Ama ben okuma bilmem diyor. O zaman cebraili dinle ama unutma. Allah mahonun okuma bilmediğini bilmiyor._ sen bundan önce okuryazar değildin. Öyle olsa batıla tapanlar kuşku duyardı. Abkebut._Kuranı okuyup senin kalbine yerleştirmek bize aittir.
    _Örtünme adetleri, 15. yıl sonra iniyor. İbni Ömer b. Hattâb'ın teklifleriyle ayetler iniyor. Tırmızi- halk ile Ömer'in çeliştiği konularda hep ömerin destekleyecek ayetler indi.

    _İnsanlarımızın çoğunluğu, İslâm dini'nin en son, en mükemmel bir din olduğuna körü körüne inanmışlardır.
    _Şeriatçılık" ile "Akılcılık" arasında çatışma vardır. Akılcı düşünceyi, her konuda olduğu gibi, bu konuda da şeriat'ın önüne almadan İslâm ülkeleri, müspet hukuk ve ahlâk anlayışına erişemeyecekler, uygar nitelikte toplum yaşamlarına ulaşamayacaklar, kendilerini yöneten sınıflar tarafından sömürülmekten, sefâlet ve felâketlere sürüklenmekten kurtulamayacaklardır.
    _Tek ve en üstün din islamdır. İslam hakim gelene kadar savaşın. tevbe. Başka dine inananlar sapıktır.
    _Savaş meydanında şehid ve gazi olan kişi, işlediği günahlar ne olursa olsun, doğruca Cennet'e gider.
    _Ey mu'minler! Size acı azaptan kurtulmanızı sağlayacak bir ticâret göstereyim mi? Allah'a ve O'nun Resûlune iman eder; Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihad edersiniz. O zaman Allah günahlarınızı bağışlayarak, sizi Cennete koyar.
    _Güzel rü'yâ Allah'tandır; fenâ rü'yâ da şeytandandır.
    _Muhammed müminlere: kapınızın önünde bir ırmak bulunsa da, her gün beş defa onda yıkansa kendisinde kir namına bir şey kalır mı?". kişiler: "Hayır" deyince. İşte 5 vakit namaz da bunun gibidir ki bütün hataları arıtır"_
    _"Gece melekleri" ile "gündüz melekleri", sabah namazında buluşurlar, şahit olurlar ve gece melekleri semaya yükselirler
    _Kuranda, Musanın kardeşi meryem ile isanın annesi olan meryem karışmış.








    _Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı,_
    _İslam şeriatı bir felaket kaynağı.
    _Dinini değiştireni öldürün. Hadis.
    _islam, batıl inancı destekler ve muhammedin yaşamının her yönü batıl inançlardan oluşur.
    _İslam hoşgörülü mü? Senin dinin sana bir kandırmadır- takiyyedir. _Demokratik ülkelerdeki şeriatçı partiler de muhammedin takiyye planını uygular. Yani hoşgörülü, adaletli görünü ama iktidara gelince islama inanmayanlar sapıktır diyerek kişilerin hayatlarını tehlikeye atan politikalar izlerler..
    _Hoşgörülü Tanrı, hangi inançta olursa olsunlar insanlara iyilikle davranır. İnsanları inançlar için değil, yaptıkları kötülükler dolayısıyla cezalandırır.
    _İslama geçenin yönü kabedir. Ticareti arttırıp Araplara para kazandırır. İslamın yayılmasının en önemli nedenlerinden. 100 milyon almanı Müslüman yaparsanız hepsi kabeye ibadete gelip ticareti canlandırır.
    _Kafir kelimesinin anlamı "gerçeğin üzerini örten" demektir. Din, kendisinin yegane hakikat olduğunu iddia eder. İnsanlara der ki: Gayba iman edeceksin. (Gayp: Bilinmeyen, aklın kavrayamayacağı alan.) Gayba iman ettirdikten sonra sorgulama ve soru sorma kapısını tamamen kapatır.
    _ Allah buyurdu ki: Yeryüzündeki tüm canlıların rızkına ben kefilim. Birleşmiş Milletler verilerine göre her on saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor.

    _Cihat_Tek gerçek ve en üstün din islamdir. Diğerleri batıldır. O halde İslam hakim olana kadar batılla savaşın_Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla savaş ve onlara sert davran. Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin;_ Kitap verilenlerden Allah'a inanmayan, haram kıldığını haram saymayan, Hak dini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp cizye verene kadar savaşın" (Tevbe 29)_Kafirlerin yaptığı bütün işler boştur ve cehennemliktirler. Bakara__Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; Medine döneminde (yani çete saldırıları ve ganimet siyaseti sayesinde güçlendiği dönemde) İslamcılar, Muhammed'in Müşrikleri Kılıçtan Geçirmesini Haklı Bulurlar. _ Onlar Müslüman olana kadar savaşmaya çağırılacaksınız (Fetih 16)


    _İslamcılar Allaha inanmayanlara zalim derler. İslamla yönetilmeyen topluluklar zulüm altındadır ve yöneticiler zalimdir. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar zâlimlerdir" (Mâide)_ İslam hakim olana kadar kafirlerle savaşın.(Bakara)_ İslamda zulüm adaletsizlik falan değil, islama inanmak ya da inanmamak üzerinedir. İslamda kendinden olmayana zulüm vardır ama müminler bunu kabul etmez çünkü bu Allahın emridir. Muhammedden başkası da ayet geldiğini iddia edince, ona zalim demişlerdir. Enam 93_ eğer başka bir halk gerçekten zulüm görüyorsa bu İslamilerin umunda değildir. Müminlerin görevi hak dini yaymak ve bu sayede zulmü önlemek.
    _Şeriatçı, hoşgörüsüzlüğünü meziyet sanır. Çünkü şeriat onu hoşgörüsüzlükle yoğurmuştur; farklı inanç ve düşüncede olanlara karşı düşmanlık duygularıyla dokumuştur.
    _Şeriatının aslında iyi olduğu fakat din adamları yüzünden kötü gösterildiğini sanmak yanılgısı. Hoşgörüsüzlük, bağnazlık, insan haklarına saygısızlık, aklı dışlamıştık, özgür düşünceye yabancılık. Toplumun geri kalmışlığının nedenlerinin, hep bu "öz"de yatar. islam, insan sevgisini yok eden ve başka din tanımayan, başka dinden olanları "sapık" diyen, hatta aileniz bile başla dindense onlarla konuşan zalimdir diyen…
    _Şeriatçılar, İslamın İkna ve Sevgi Yoluyla Yerleşmiş Bir Din Olduğunu Söylerler; Yalandır! İslam Şeriatı, Korku, Dehşet ve Ölüm Saçarak Kılıç Yoluyla Yerleşmiş Bir Dindir. İslami yayacağım diye 29 savaş yapmış, 45 çete yollamış_Orta Asya’daki yüz binlerce Türk'ün kafaları kesilmiştir.
    _Dinde Zorlama Olmaz" Buyruğunun "Hoşgörü” ile İlgili Olmayıp Dinsel Zorunlukları Kolaylaştırmak Amacına Yöneliktir. Kimseye gücünden fazlasını yüklememek, dinde zorlama olmaz anlamına gelir. Araplar, zora gelemedikleri için, Muhammed onları kazanmaya çalışmıştır. Kimseye gücünden fazla bir şey teklif edilemez."bakara
    _Teyemmüm, su bulunmadığı yerde toprak ya da taş gibi şeyleri kullanmak suretiyle temizlenmektir. Maide…Sıcak şiddetlendiği vakitte namazı serinliğe bırakınız. Zira sıcağın şiddeti Cehennem'in kaynamasındandır
    _Firavun'un karısı Asiye, Musa'yı kurtarmıştır; ona inanmış olduğu için yine güya Firavun tarafından kazığa bağlatılmış, yakıcı güneşe bırakılmıştır. Allah inananlara da Firavun'un karısını ve İmran kızı Meryem'i örnek gösterdi. (Tahrim) Bu kadınların yüceltilmelerinin nedeni inananlardan olmaları ama muhammmed kendi anasına bir şey dememeiş.
    _80lerde kapalı şeriatçı bir kızın, şeriat ve kadın kitabımı okuyarak açıldığını ve dinin özünü anladığını ve bu yüzen kitabımın yargıç tarafından toplatıldığını çünkü halkın bilinçlenmesinin istenmediğini…
    _Puta tapar olmanın kötülükle hiçbir ilişkisi yoktur. Aksine, Müslümanlardan çok daha iyi kalpli, ahlaklı… gerçek anlamda dindardılar.
    _Cihad etmek, insanları "zorlanma" durumundan kurtarmak demektir. diye yorumlarlar
    _Antik yunan eserleriyle altın çağını yaşayan İslam dünyası, bu eserleri bırakıp kurana yönelince gerilikler vadisine sürüklenmiştir
    _Mısırlı Gazalî, Atatürk’ü Hitler’e benzetmiş, "Kemalizmin bir bela olup son nefesini vermekte olduğunu" söylemiş, ayrıca da Türk toplumunu "fikren ilkel" olmakla ve ' Arap zekâsından yararlanmamakla” suçlamıştır.
    _fetullah Gülen adında bir şeriatçı, gazeteye verdiği röportajda, ateistlerle katiller eşit düzeydedir demiştir. Sonra geri adım atmıştır.
    _Bosnalı İzzetbegoviç, Atatürk devrimlerini "Barbarlık ve ihanet” olarak nitelendirmiş, "Türk toplumunun Kemalizm nedeniyle cahil kaldığını iddia etm iştir



    _Atatürk'ün, mucize olarak şeriat bataklığından kurtarıp akılcılığa, ahlaka, benlik duygusuna ve çağdaş uygarlığa ulaştırdığı Türk toplumu bugün, mübtezel çıkarlar uğruna her şeyi din açısından ölçüye vuran şer temsilcilerinin pençesindedir. Şeriatçılar, sinsi ve hileli usullerle devlet yönetiminin kilit noktalarını ve orduyu ele geçirme hevesindedirler. 2008
    _Atatürk: Masum ve cahil insanları, yüzlerce tanrıya taptırmak veya tanrıları belli gruplarda toplamak ve nihayet bir Allah kabul ettirmek, siyasetin doğurduğu neticelerdir. Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra bu din Türk milletinin milli bağlarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin gayesi bütün milliyetlerin fevkinde, şamil, bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu. Bu arap fikri ‘ümmet’ kelimesi ile ifade olundu. Muhammed'in dinini kabul edenler, kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah (sözcüğünün) her yerde yükselmesine hasretmeye mecburdular. Bununla beraber Allah'a, kendi millî lisanında değil, Allah'ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta (Tanrı'ya yalvarıda) bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe, Allah'a ne dediğini bilemeyecekti. Bu (durum) karşısında Türk milleti birçok asırlar ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin, adeta bir (sözcüğünün anlamını) bilmediği halde Kur'an \ ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara
    döndüler..."
    _Atatürk, Yeni bir dünya dinine özlem Duyar_"Baylar, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşünüşte yükselip olgunlaşması, Hıristiyanlıktan, Müslümanlıktan, Budizmden vazgeçerek yalınlaştırılmış bir dünya dininin kurulması ve insanların şimdiye değin kavgalar, pislikler, kaba istek ve eğilimler arasında bir bataklıkta yaşadıklarını kabul ederek, bütün gövdeleri ve usları ağılayan kötülük etkenlerini ortadan kaldırmaya karar vermesi gibi koşulların gerçekleşmesini gerektiren Birleşik Dünya Devleti kurma düşünün tatlı olduğunu yadsıyacak değiliz.


    _Diyanet; Kadınların aklen ve dinen “eksik” yaratıldıkları; 2 kadının tanıklığının bir erkeğin tanıklığına bedel olduğu; namazı bozan şeyler arasında köpek, eşek, domuzun yanında kadınların da yer aldıkları; kadınların insanın karşısına şeytan gibi çıktıkları; erkeklerin kadınlar üzerinde hâkim kılındıkları; erkek tepeden tırnağa cerahat olmuş olsa ve kadın da dili ile onu yalasa, yine de erkeğin hakkını ödeyememiş sayılacağı; kadında, tıpkı atta olduğu gibi uğursuzluk bulunduğu; erkekler için kadından daha zararlı bir fitne olmayacağı; cehennemin çoğunluğunu kadınların oluşturduğu vb. hükümler yer almaktadır.