A.

A.
Martin ama Edemeyen Que sera sera... Hoşuma giden paylaşımları beğeniyor ve takip ediyorum. Etkileşim için takibe gerek yok Film Arşivim: simkl.com/7456051/movies/...
Kanadı kırık kuş merhamet ister, ama yine de sen bilirsin.
Çok, gereğinden fazla mı?
"Her şeyin fazlası zarar." deyişi bu günkü sorgu alanım hadi hayırlı olsun. Toplumda çoğu söylenene zaman zaman katılmadığım gibi, bu da bu günün Don Kişot savaş. Bir şeyin çok ya da fazla olması kötü bir şey mi ki? Çok çalışmadan başarılı olabilir mi insan? Ya da çok sevmeden ömür geçirilir mi tek bir insanla? Peki bir şeyin çok olduğuna kim ve nasıl karar veriyor? Bana göre gayet normal olan şeyler başkalarına çok, başkalarının normalleri bana çok geliyor. Sorguladıkça çok ya da fazla olan şeylerin değil de gereğinden fazla olan şeylerin sorun olduğu fikrine yanaşacak oluyorum ama nerede başlayıp nerede bitiyor bu "Gereği kadar" alanı? Bence karşılığını bulan, ziyan olmayan hiçbir şey gereğinden fazla değil. Çok başarılı oluyorsan ve istediğin başarıysa çok çalışabilirsin, aksi gibi seni mutsuz etmiyorsa çok dinlenebilirsin de. Doğru insanı bulduysan sınır tanımadan sevebilir ve kendin olabilirsin ziyan olmadan. Velhasıl milletin dediklerini çok da şeyapmamak lazım. Olur öyle..
Platformun amacına hizmet eden akımları severiz
En Sevdiğim 5 Kitap 1. Rüzgarın Adı - Her ne kadar serinin 3.kitabını yıllardır bekliyor ve bir türlü çıkmıyor olsak da ilk 2 kitabın çıtayı çıkardığı seviye bambaşba benim için. Her kitabın 1000+ sayfa olduğu düşünülürse bazılarına zor gelebilir ama özellikle fantastik edebiyat severler için bulunmaz hazine, okumadıysanız daha fazla geciktirmeyin. 2. Martin Eden - Büyük beklentilerle başlamamış olduğum ama beni en çok etkileyen kitaplardan biri. Kitaplardan çok karakter sevmiş çok karaktere hayran olmuşumdur ama ilk defa bir karakterde gerçekten kendimi bulduğumu düşündüğüm kitap. Kitabı bitirdiğimde zaten sarsılmıştım ve etkilemişti ama süre geçtikçe değerini ve etkileyiciliğini tekrar tekrar yaşatan bir kitap. 3. Küçük Prens - Her insanın hayatının en az 3-4 farklı mevsiminde okuyup farklı farklı hisler ve çıkarımlarla çıkabileceğini düşündüğüm "şey"lerin özüne dair bir kitap benim için. Çocukken okumam gereken ilk mevsimde kaçırdım ama gençlik dönemiyle yakaladığım benim için çok özel bir kitap. 4. Kağıttan Kentler - Aslında John Green'in tüm kitapları bu madde içinde sayılabilir zira birbirinden ayırmak benim için pek mümkün değil kitapları hepsinin seviyeleri birbirine yakın. Gençlik arayışı, ilk aşk, bağlılık ve arkadaşlığa dair klasik amerikan romanlarının benim için en başarılı örnekleridir. Hayatta yerini bulmaya çalışan ilk gençliğindeki bir çocuğun yaşadığı şeyler içinizdeki çocuk ölmediyse, hayatta bazı arayışlarınız tamamlanmadıysa sizin için de benim için olduğu kadar keyifle okuyabileceğiniz kitaplar. 5. Hayal Meyal - 2 kere okuduğum ve ikisinde de bitirdiğimde gözyaşlarıma hakim olamadığım hayatımızın içinde yaşadığımız yada yaşayamadığımız yaralarımız ve korkularımızı gizli şekilde barındıran, birebir ilişkisini kuramasanız da çok benimsediğiniz şeyler olur ya bu