“O zaman içimde bir umudum vardı. Bir gün yurduma geri dönerim, diyordum. İçimdeki bu umut söndü,içim bomboş kaldı. Şimdi beni diri mi sanıyorsun, ben ölüden beter,içi boşalmış bir ölüyüm.”
“Çocuklar dünya karşısında yenik büyüyordu…Güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı. Kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu. Bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes.Koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar. İncelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti.”
“O dağlarını, çiçekli pınarlarını çok severdi. Bir de İstanbulu, İstanbula çok aşıktı. Bir insan,dünya güzeli bir kıza nasıl aşıksa o da İstanbula öylesine karasevda bağlamıştı”