Bu sürecin kilit oyuncularından biri stres hormonu olan kortizoldür. Kortizol zor bir durumla baş etmek gerektiğinde yardımcı olan hazır bir ani enerji artışı sağlar. Küçük, periyodik salımlarda kortizolün yan etkileri en az düzeydedir.
Ancak, daha yüksek ve daha uzun süreli hormon salınımları hastalık ve rahatsızlıklarla mücadelede hayati önem taşıyan antikorların üretimini aksatabilir. Uzun süreli kortizol yükselmesi birçok istenmeyen etkiye sebep olur: Kan şekerin dengesizliğine, kemik yoğunluğunda azalmaya, bağışıklık tepkilerini bastırmaya, metabolik işleyişi etkisizleştirmeye ve kan basıncı yükselmesine neden olabilir.
Bazıları için öfke kendilerini güvende hissedebilecekleri en güvenli alandır. Öfkeli olduklarında yaşabilecekleri herhangi bir istismara karşı kendilerini savunabileceklerine inanırlar.
Örneğin bazı insanlar karşısındakinin bulunduğu bir davranışı kötü niyetle yaptığını düşünür, bu düşmanca ön yargı olarak bilinen algısal bir sorundur.
Karşısındakinin davranışındaki düşmanlığı abartıyorken bu insanlar agresif davranışlarına kendileri nasıl sebep oluyor, bunu görmezden gelirler. Bu tür insanlar sadece azıcık olumsuz etkileyen olaylara bile büyük bir tepki üretirler ve kendi agresifliklerinin diğer insanlardan kaynaklandığını savunurlar.
Çocuklar duygularını nasıl kontrol edeceklerini ve nasıl davranacaklarını ebeveynlerini gözlemleyerek öğrenirler. Eğer ebeveynlerden biri veya ikisi öfke kontrolü problemi yaşıyorsa çocuklar da sakinliklerini kaybetmeyi normal olarak algılayacak ve öfkelenmeyi normal bir tepki olarak görecekler.