Begendigim bir kitap olmasina ragmen biraz hayal kirikligina ugradim ... Feride'nin yasadiklari hiç kolay degildi, ustelik tek basina çabaladi ve ben onun dik durusuna hayran kaldim. Fakat ben çalikusu'na baslamadan ask romani dendi, oysaki aski pek bulamadim (asktan kaçtigi için olabilir). Yani hayal kirikligimin nedeni beklentilerimin farkli olmasiydi, yoksa cok güzel bir hikaye.
“Annesi arada bir “Hayatla romanları ayırt edemeyeceğini bilseydim, zamanında oku kızım oku kızım diye başının etini yemezdim” diye uyarırdı. Ama hayatla karıştırılmayacaksa romanlar niye okunsundu ki?”
Murat Menteş: Şiirlerinizde ifade ettiğiniz şeyler, yaşadıklarınızla hep ilgili mi sahiden?
İsmet Özel: Bunu Ataol [Behramoğlu] da yazmıştı. Benim şiirimin ayırıcı bir vasfıdır. Yani çok uçuk gibi görünen ifadenin bile, mesela “Çocuk e harfine yaslanmış uyuyordu” bunun mutlaka bende bir yaşanmışlık olarak karşılığı vardır.
M.M: “Çocuk e harfine yaslanmış uyuyordu” mısraının karşılığı ne olabilir ki?
İ.Ö: Bunu bir okuyucu keşfetti: Çocuklar nasıl uyutulur?
M.M: Ninni söyleyerek?
İ:Ö: Sonra?
M.M: “Eeee, eee, ee, e” denilir?
İ.Ö: Yaa.