Duygu Emer

Sabır...
Dürüst olamayan düşer, acele eden kendine çelme takar, aldatan aldanır, vazgeçemeyen unutulur, yorulanın hikayesi erken biter..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Halife el-Mustazhirbillah
Dokuzuncu yüzyılın başında, atası Harunürreşid yönetimdeyken, halifelik yeryüzünün en zengin ve en güçlü devleti, başkenti de en ileri uygarlığın merkeziydi. Bin diplomalı hekimi, bedava hizmet veren büyük bir hastahanesi, düzenli bir posta hizmeti, bazıları Çin de bile şubeler açmış bir çok bankası, mükemmel bir su dağıtım şebekesi, kanazlizasyon sistemi ve bir kağıthanesi vardı. Doğuya geldiklerinde parşomenden başka bir şey kullanmayan batılılar, Suriye de samandan kağıt yapmayı öğreneceklerdi.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Din ve Tarih
Yamyam Frenkler
Frenk kronikçi Albert dAix in bir cümlesi dehşet düzeyindeki erişilmezliği korumaktadır:Bizimkiler sadece öldürülmüş Türklerle Müslümanları değil, köpekleri bile hiç iğrenmeden yiyorlardı! Ebülala nın şehrinin çektiği işkence ancak 13 ocak 1099 da yüzlerce Frenk ellerinde meşalelerle sokakları dolaşıp her evi tutuşturduklarında son bulur. Daha önce kent surları taş taş sökülmüştür zaten.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Vahşet
Antakya... Frenk saldırısı
Durmadan yağan yağmur, Suriyelilerin Antakyaya yakıştırdığı kaba bir sıfat olan "sidikliyi" doğrular. Şehri kuşatanların ordugahı çamur içinde yüzmekte ve yer de durmadan sarsılmaktadır. Yöre sakinlerinin alışkın olduğu bu durum Frenkleri ürkütür:Tanrı'nın kendilerini cezalandırdığı korkusuyla toplanıp ellerini göğe kaldırıp yakararak ettikleri duaların uğultusu şehirden bile duyulur.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Tarih
Selcuklular
Esas olarak göçebe bir halktan gelen Kılıç Arslan, iktidarının kaynağının ne kadar çekici görünürse görünsün bir şehre sahip olmak değil, kendisine itaat eden birkaç bin savaşçıda olduğunu biliyordu.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
İnsan