Ve sabır taşı Kevok. Hep sabretti, her zaman, her yerde, her durumda. Uçarı öğrencilik yıllarında, ayrılık gözyaşlarını içine akıtmak zorunda kaldığında, mağrur dağ doruklarında, kar, bora, tipi ve ölüm korkusu üzerine çullandığında, günlerce mağaralarda, kaya oyuklarında kaldığında, kara taşların üzerinde uyuduğunda, kızgın güneşin altında kaldığında, dağa taşa kanı aktığında, yaralanıp düştüğünde, karanlık zindanlarda, soğuk ve rutubetli hücrelerde hayat bütün anlamını yitirdiğinde, gecenin kör karanlığında, akşam alacasında, serin seher vakitlerinde arkadaşları birer birer toprağa düştüğünde, ölmüş arkadaşlarının hayalleri bir gölge gibi izini sürdüğünde, ölüm korkusu her şeye baskın gelip kaçmak, gizlenmek zorunda kaldığında hep sabretti.