Burası Ev, bir tımarhane aslında. Misafirler var, hepsi hasta gerçekte. Bakıcılar , personel var; abi-abla denecek onlara da.. Sırf kibarlık olsun, kendilerini iyi hissetsinler diye maskelenmiş bir kurum. Esin, normal hissediyor kendini. Buraya neden nasıl geldi bilmiyor. Arayan soran yok. En yakın arkadaşı Canan. Onu dinliyor, onunla konuşuyor. Rikkat hanım,60’larında. Ev’de hasta bakıcı.30’lu yaşlarında ölen annesinin ruhuyla aynı evde yaşıyor. Abilerinin gölgesinde geçen gençliğine gidip geliyor. Misafirlerle yakından ilgileniyor. Kerem Bey, doktor. Kurum müdürüyle habire didişiyor, atölyeler kurup misafirlere meşgale bulma fikri ondan çıkmış.
Kesinlikle!
Bu personelin müşterilere hitap tarzını hususi şekilde öğretmemiz lazım. Malum ya, son zamanlarda aldı yürüdü, baba, amca, dayı, usta, patron, yenge, abla gibi kelimeler gırla gidiyor! Bir hısım akrabalıktır gidiyor ki sormayın!
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Günaydın bana geri gelen şiir Bana geri gelen anıt Bana geri gelen kalbim Bana geri gelen kalbimin ayışığı Gözleriyle iyileştiren yaralarımı Kalbim güneşim efendim Günaydın yüreğimin kuşluğu Sürekli kuşluğu Günaydın alacakaranlık Ama nasıl alacakaranlık Bizi yataklardan koparan Dağlara yaklaştıran Dağlara doğru fırlatan Grevlerden grevlere koşturan Yanardağ Alacasıyla anne karanlığıyla baba Loşluğuyla kardeş aydınlığıyla abla Kırmızı kırmızı bir karasevda Siyah siyah bir kuş lamba Hız kazanmış kristal camlarla Gelen ve giden İçimizde ve dışımızda Son durak İstanbul İlk durak Ankara Sen hoş geldin kalbim kalbimin kenti Bir sürü meryem gözü ellerin efendim ellerin Senin için bütün şenliği bu kentin Askerler ki yürüyorlar senin için senin için
Sayfa 326·Kitabı okuyor
Şiir
Hyon’un bedenini saran çok yumuşak, kara duman gibi şeyin ne olduğunu bilmiyordum. Onun yakınına gidip o şeyi Hyon’dan ayıramayacak gibiydim. Kendi kendime içimden geçirdim. Abla, gitme niyetinde olduğunu biliyorum.
Sayfa 63
Bu erkekler niye böyle abla ya? Benim herif de aynı. Ne ilgisi var ne de sevgisi. Sanki evde bir gölge gibiyim. Bir güzel olmuşsun demez, bir iyi ki varsın demez. Vallahi yemin ederim, iki güzel laf söylese sanki cebinden para çıkacak sanıyor.
Sayfa 223 - Alfa yayınları
Alıntı
Bazen sessizlik en güçlü kalkandır ve bazı acılar da suskundur. Küçük acılar konuşur büyük acılar dilsizdir derler ya aslında Zuhal Abla'nın acısı büyük ve derin ama onu konuşturan daha büyük bir neden var, o da Kıbrıs sevdası...