Beşinci aydan sonra yalnızca " bilmem" zikrine devam ettim. Tapduk Sultan'ım bana biat vermiş, " Biz ümmlyiz ve senin aklında sorular var. Soruyla dervişlik olmaz; teslimiyet gerektir; bu yüzden hiç nesnen kalmayana dek sorulardan kurtul; zahirini terk eyle, dimağını ant. Bundan böyle 'Bilmem!..' çek ve 'Bilmem!' lafzı senin virdin olsun. Ta o güne kadar ki sana 'Adın nedir?' diye sorulsa 'Bilmem!' diyesin," buyurmuştu
Senin adın bir deftere yazıldı Eskimez bir mavi deftere Adın Yazıldı
Sayfa 301 - Büyük Gurbetçi·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İkimiz De Gaziyiz
Bir tarihte, Eskişehir'i ziyaretinde, yakın köylerde gezinti yaparken, asırlık çınarların gölgesine sığınmış bir köy kahvesi önünde arabasını durdurdu. Salih Bozok'a: Bu çınarları hatırlıyorum... dedi; zaferden sonra bir gün yolum düşmüştü! Eski anıları tekrar yaşamak için köy kahvesinin harap bir iskemlesine oturdu. Biraz sonra kahveci ona, köyünün tek ikramı olan ayranı temiz bardaklar içinde getirince "Gazi" pek hoşnut oldu. Yaşlı kahveciye sordu: Adın ne?... Yusuf!... Buralarda geçmiş savaşı hatırlar mısın? Nasıl hatırlamam Paşam... Emrinde çavuştum! Emrinde mi Bütün kuvvetlerin Başkumandanı değil miydin, Paşam! Hep emrinde savaştık! Büyük kurtarıcı, zeki köylüyü takdir etmişti. Aferin gazi Yusuf Çavuş! deyince eski asker el bağladı: Estağfurullah, Paşa! Gazi, sizsiniz! Rütbe başka... Fakat savaştan dönmüş iki asker olmamız sıfatıyla, ikimiz de "GAZİYİZ!
Sayfa 47·Kitabı okuyor
"Çözüldün ve utancından ölecek haldesin. Adın, ancak dünyanın yarısı havaya uçarsa temizlenir diye düşünüyorsun. Zaten durmadan bunu planlıyorsun. Birbirinden nafile intikam planlarıyla oyalanıyorsun. Kafana kurşun sıkana kadar da bundan başka bir şey yapacağın yok. Geçen sene aldığın o Allahlık Kırıkkale tutukluk yapmazsa tabii."
Sayfa 27
İnsan kendini duymadığı bir günü Nereye kadar taşıyabilir Alın çizgisinin sıkıntı çukurunda Sesinde senin adın Ufkunda yüzün yoksa...
1000Kitap
Ve ben seni sevdiğim zaman Bu şehre yağmurlar yağdı Yani ben seni sevdiğim zaman Ayrılık kurşun kadar ağır Gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın Yine de bir adın kalmalı geriye Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde Aynaların ardında sır Yalnızlığın peşinde kuvvet Evet nihayet Bir adın kalmalı geriye Bir de o kahreden gurbet Beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç...