Mehmed Ali Osmanlı sultanı tarafından sadık Mısır valisi olarak tayin edilmiş olmasına rağmen, 1831'de efendisine düşman olacak ve oğlu İbrahim'e Suriye'ye Batı tarzında eğitilmiş bir orduyla girmesi için emir verecekti. Bölgenin bazı tarihçileri "modern çağın" başlangıcını bu yıl olarak görürler. Filistinli tarihçi Adel Manna Filistin toplumu esasen Tanzimat reformları (1839-76) dönemine kadar değişmeden kaldığı için Mısır işgalinin modernleşmenin başlangıcı olarak görülmesini yanlış bulur. 1831 yılı ayrıca Osmanlıların Bağdat'ta Memlûk rejimini alaşağı ettiği yıldır. İronik olarak, başkente uzaklığına bakılırsa Bağdat İstanbul'dan dayatılan merkezi rejime yönelik girişimleri tecrübe eden ilk Arap eyaletiydi. Bu, giderek artan biçimlerde vergilendirmenin ve asker vasıtasıyla dayatılan daha etkin bir düzenin eşlik ettiği daha güçlü bir merkezi kontrolün siyasi modernizme eşit olup olmadığı sorusunu doğuruyor.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Sen yanlışsın. Başından beri hatalısın. Bir ömür boyu bu toplumun bir ferdi olmak için yırtındın. Birinin oğlu, birinin öğrencisi, birinin asker arkadaşı, birinin iş arkadaşı, birinin yoldaşı, başka birinin sırdaşı olmak için çabaladın. Sokaktaki kalabalığın hakiki bir parçası olmak istedin. Olamadın. Olmadı. Baştan sona yanlışsın dediler bana; her sokağa çıktığımda konuşmadan bana bunu söylediler.
Alıntı
Reklam
Selçuklular piyasaya çıkışı!
Asya'da asker kaynağı önceleri Maveraünnehir'in az veya çok İslam etkisine girmiş olan yerleşik sahalarıydı. 1000 yılına doğru Sır Derya'nın öte yakasında göçebe olarak yaşayan Oğuz Türkleri de bolluktan pay alma çabasına girdiler. Oğuz beyle­rinden Selçuk oğlu İsrail (Arslan) Bey 1026'da, yeğenleri Mikail 57 oğlu Tuğrul ve Çağrı Beyler 1035 dolayında askeri hizmet öneri­siyle Gazne sultanına başvurdular. Ancak önceki emsallerinden farklı olarak göçebe Oğuzlar kadınları, çocukları ve çadırlarıyla birlikte gelmeyi şart koştular. Teklif reddedilince Gazneliye savaş açıp 1040 yılındaki Dandanakan savaşında ezici bir galibiyet kazandılar.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Britanya Hayranı
Zaten o (Ekber Şah) bir İngiliz hayranıydı. Oğlu Selim Cihangir de, Hindistan'da İngilizlere ilk ticaret tesisleri kurduran kimsedir. İngilizler ilk olarak 1600 senesinde, Hindistan'ın Kalküta şehrinde ticarethaneler açmak için, Ekber Şah'tan izin aldılar. Gönüllü asker toplayarak, kendi hesabına silahlandırmak, donanma tertip ederek Hindistan'a askerî ve ticarî seferler yapmak imtiyazını aldılar.
Sayfa 95·Kitabı okudu
İslâm Dini
Şerif Hüseyin ailesinin akıbeti
Irak siyaseti üzerindeki İngiliz gölgesi, 1956'da patlak veren Süveyş Krizi'yle birlikte gözle görünür hale gelmişti. Irak Kralı İkinci Faysal'ın, kriz sırasında İngiltere'nin Mısır'a müdahalesini desteklemesi, adeta bardağı taşıran son damla oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır'ın krizden zaferle çıkması ve Süveyş Kanalı'nı millileştirmesi, onu rol-model kabul eden Iraklı subayları harekete geçirdi. Gizlice hazırlıkları sürdürülen askeri darbe, nihayet 14 Temmuz günü sahneye kondu: General Abdulkerim Kâsım'ın emriyle hareket eden Albay Abdusselam Ârif komutasındaki bir grup asker, sabahın erken saatlerinde radyo istasyonunu ve başkentteki diğer önemli resmi kurumları kontrol altına aldı. Aynı anda kraliyet ailesinin ikamet ettiği Rihab Sarayı da askerler tarafından kuşatıldı. Kral İkinci Faysal, Veliaht Prens Abdulilâh, Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenses Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların maiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizilerek öldürüldü. Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenseş Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların mâiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizile rek öldürüldü. 1939-1953 yılları arasında “kral naibi” sıfatıyla Irak'ı fiilen yöneten Prens Abdulilâh, İngilizlerle yakın siyaseti nedeniyle halkın nefretini kazanmış bir isimdi. 1930'dan itibaren tam 14 defa başbakanlık koltuğuna oturan kurt siyasetçi Nuri Said de, adı Abdulilâh'la birlikte anılan bir başka nefret odağıydı. Saraydaki katliamın ardından ülke yönetimi tamamen dar. beci askerlerin eline geçerken, Nuri Sald'in evi de kuşatma altına alındı. Ancak 70 yaşındaki başbakan, ordu içindeki muhbirleri aracılığıyla darbeyi haber aldığından, birkaç saat önce Bağdat'ı terk
Sayfa 68·Kitabı okudu
Tarih
Mehmet Akif'ten (Çanakkale Şehitleri'ne)
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı' Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! ... Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! ... Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. ... Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak. ... Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek. ... Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. ... 'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sayfa 157 - Türk Dil Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam