"Kahramanlar yaratmayın," derdi babam.
Sayfa 327·Kitabı okuyor
Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu. Çocukken beni hiç öptüğünü hatırlamıyorum. O da babasının kendisini öptüğünü hatırlamazdı. Çocuklar ancak uyurken öpülür, yoksa şımarırlar, oralarda böyle denirdi. Ataerkil Balkan saçmalığı. Ama dedem, onun babası, kaçırılanların telafisi olarak bize sarılırdı, bizimle oynardı.
Sayfa 164 - Metis yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Annem de babama tıpkı hastalarının gözüyle bakardı. O da onun kendisini ölmekten kurtaracağına inandı. Tam tersi oldu, babam annemi neredeyse öldürdü.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel takvimimiz değişiyor ve yeni çağlar açılıyor. Şöyle demeye başlıyorsunuz – a, bu babam ölmeden önceydi. Ya da babam hayattayken. Ya da – iki yıl sonra… Kızım doğduktan sonra da böyle olmuştu. Dünya aniden ikiye bölünmüştü – yeni (çocuğa ait)çağdan önce ve sonra.
Sayfa 106 - Metis yayınları
Oya - Peki evde ailede dindar bir hava var mıydı? Mesela benim baba tarafında hiç yoktu. Babaannemin oruç tuttuğunu, namaz kıldığını, dua okuduğunu hiç görmedim. Babam ise ateistti; dindarlara saygılıydı, dinsel pratikleri kültürel gelenek olarak kabul ederdi; ama kendisinin hiçbir dinle ilgisi ilişkisi yoktu benim bildiğim kadarıyla. Anneannem oruç tutardı, namaz kılmazdı. niye namaz kılmıyorsun anneanne diye sorduğumuzda, "Benim namazım kılınmış,"derdi, ne demekse. Yani anne tarafımda da dinsel vecibeler pek yerine getirilmezdi. "
Sayfa 30 - Can·Kitabı okuyor
Alıntı
Çok kötü alışkanlıklarım var ;-))
Babam bana hiçbir şey veremezdi ve haklıydı da. Bize bakmak için çok çaba sarf ediyordu. Arada sırada tezgahlardan kitap alırdı ama yılda ancak iki ya da üç kere. Daha sonraları, ailemizde söylendiği üze­re kötü alışkanlıklarım için, bana aylık bir lira elli sent vermeyi ka­bul etmişti. Kötü alışkanlıklarım beyaz kağıt ya da baskılı kağıttı.
Sayfa 44