"Ey Amcam Abbas b. Abdülmuttalib! Ey Zübeyr’in annesi ve halam Safiyye! Ey Muhammed’in kızı Fatıma! Nefsinizi Allah’tan satın almaya çalışın; akrabam, yeğenim, babam peygamber diye bana güvenmeyin; vallahi yarın Allah katında sizin için hiçbir şey yapamam!”
Alıntı
Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ailemin bireylerinin, hıçkıra hıçkıra ağlayarak babama, nereye gittiğimizi, halimizin ne olacağını sorduklarını hatırlarım. Babam da onlara çatışmalar bitip güvenlik sağlanana kadar en fazla 1 aylığına gittiğimizi, sonra evimize geri dönecegimizi söyledi. Bunun üzerinden yarım asırdan fazla geçti, biz hâlâ evimize geri döneceğimiz günlerin hayaliyle yaşıyoruz.
Alıntı
Kendinin Ağacı
Ne zaman kötü bir şey olsa Allah büyüktür diyordu babam Ve genişliyordu her şey.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Alıntı
“Terk edilmeyi kabullenmem söz konusu bile değildi. İki defa terk edilmek, ilkinde doğumumda, annem tarafından, diğeri de ergenliğimde babam tarafından. Eğer bu bilinseydi şansım ne olurdu kim bilir? Bu kadar korkunç ne vardı bende? Sevgiyi şmkansız kılan ne vardı bende?”
Sayfa 29·Kitabı okudu
"Neden Tanrı vardır?” sorusuna yanıt verirken, “Çünkü Kuran’da, Tevrat’ta, İncil’de öyle yazıyor” diyorsunuz. Şimdi bu bir argüman değil. Bu şunun gibi bir şey: “Neden şunu yapmak iyidir? Çünkü devletim öyle diyor ya da annem babam öyle diyor ya da mahalledeki çocuklar öyle diyor, çoğunluk bunu düşünüyor” demek gibi bir şey. Bunlar, belli başlı otoritelere referans vererek (buna bir iddiayı gerekçelendirmek bile diyemeyeceğim) bir şeylerin arkasına sığınmaktan başka bir şey değil. Dolayısıyla, bu bağlamda da, bilimi ve dini ayırmak gerekir diye düşünüyorum.
Reklam
Reklam