• Biz hayal kırıklığına bağışıklık kazanmış insanlarız . .
  • “İnsan bu dünyada otuz yıl yaşamışsa eğer ve benim gibi hep yalnız başına savaşmak zorunda kalmışsa, o zaman beklenmeyen olaylara karşı bağışıklık kazanıyor ve bunlar yüzünden çok sarsılmıyor… Yalnız insanlar hep alışıktır beklenmeyen olaylara”
  • Otoriterlik bir virüs müydü? Ortaya çıkması için, toplumun bağışıklık sisteminin çökmesi mi gerekiyordu? Yöneticilik, bağımlılık yapar mıydı? Eğer öyleyse, bu uyuşturucunun torbacısı kimdi, gramı kaça gidiyordu ve aynı etkiyi yakalayabilmek için her defasında dozunu artırmak şart mıydı? Son olarak da, insan denen oyuncak, neden kendini bu denli önemsiyor ve önemsenmek için karaya vurmuş balık gibi çırpınıyordu?
  • Fizik
    “Optik Cımbızlama ve Biyolojik Sistemlere Uygulanması” çalışmasıyla Arthur Ashkin, “Ultra Kısa Yüksek Yoğunluklu Optik Darbeler Üreten Sistemler” çalışmalarıyla Gerard Moruo ve Donna Strickland 2018 Nobel Fizik Ödülüne layık görüldüler.
    Kimya

    “Enzimlerin Yönlendirilmiş Evrimi” için Frances Hamilton Arnold, “Peptitlerin ve Antikorların Faj Gösterimi” için George Pearson Smith ve Gregory Paul Winter 2018 Nobel Kimya ödülünü paylaştılar. Bu araştırmalarla biliyoruz ki artık evrime sadece tabi değiliz, sahibiz de… Gerçekleştirilen bu çalışmalar ışığında biyolojik bileşikler, evrim süreçlerini kullanarak üretilebiliyor.
    Fizyoloji veya Tıp
    “Negatif Bağışıklık Düzenlemesinin İnhibisyonuyla Kanser Tedavisi” keşifleriyle James Patrick Allison ve Tasuku Honjo, 2018 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülüne layık görüldüler.
    Barış
    “Cinsel Şiddetin Bir Savaş Silahı Olarak Kullanılmasını Durdurmaya Yönelik Çabaları” sebebiyle Dr. Denis Mukwege ve Nadia Murad bu yılın Nobel Barış Ödülüne layık görüldüler.
    İktisat Bilimleri
    İktisadi bilimler, Alfred Nobel’in ödül verilmesini vasiyet ettiği alanlardan biri değildir. Bu alandaki ödüller, 1968 yılından beri İsveç Merkez Bankası tarafından Alfred Nobel’in anısına verilmektedir. Her ne kadar Nobel ödülü değil de Nobel anısına verilen bir ödül olsa da bu alandaki ödül de diğerleri ile aynı çerçevede ele alınır.
    Edebiyat
    Bu yıl Nobel Edebiyat Ödülü maalesef verilmeyecek.

    Nobel Ödülü Nedir?

    Nobel Ödülleri; kimyager, mühendis ve mucit olan Alfred Bernhard Nobel’in (21 Ekim 1833-10 Aralık 1896) 1895’te yazdığı ve ölümünden 20 gün sonra açıklanan vasiyeti üzerine kendi kurduğu ve finanse ettiği Nobel Vakfı tarafından 1901 yılında verilmeye başlanmıştır.

    Ödüllerin temel amacı, insanlığa hizmet verenleri ödüllendirmektir. Ödüller, biri vasiyette olmamasına rağmen sonradan eklenmek suretiyle 6 farklı alanda kişiler veya kuruluşlarla buluşur ve İsviçre Bilimler Akademisi’nce farklı komiteler tarafından en fazla üç adaya veya iki bilimsel çalışmaya verilir. Ödül töreni her yıl Alfred Nobel’in ölüm yıldönümünde Stockholm’de gerçekleştirilir.
  • Sürekli konuşulan, popüler olduğu kadar hakkında birçok yanlış bilgilerin de olduğu bir konudan bahsedeyim bugün. Bağırsaklarımız ve midemizde yaşayan bakteriler ve onların ruh sağlığımıza etkisi.

    Bağırsakların ilginç bir özelliği vücuttaki diğer tüm organlardan farklı olarak kendi başına karar verebilen bir organ olmasıdır.

    Enterik sinir sistemi (ESS) bağırsaklar, mide, pankreas vb gibi organların etrafındaki otonom sinir sistemi olup, merkezi sinir sisteminden (MSS) bağımsız olarak çalışır ve kendi kararlarını verir. ESS sempatik ve parasempatik sinir sistemlerini ciddi biçimde etkiler.

    En önemli fonksiyonlarından birisi de bağışıklık sistemi üzerindeki hayati rolüdür. İçerisinde 500 milyon nöronu barındıran sistem olan ESS (neredeyse omuriliğimizdeki nöronlar kadar) bilgi toplama, kas kontrolü, ani karar verme gibi birçok fonksiyonu gerçekleştirir.

    Bağırsaklarımızda bizlerle birlikte yaşayan milyarlarca bakteri, iyi ve kötü bakteriler olarak gruplandırılırlar. Dışkımızın yarısı bu bakterilerden oluşturur. Tahminen 500 farklı tür yaşamaktadır sindirim sistemimizde ve toplamda 1-2 kilo civarındadır. Yüzde 99´u 30-40 farklı türde bakterilerden oluşur.

    Bu bakteriler farklı gıdalarla beslenirler. İçimizdeki bakteri florasını korumak, beslenme kaynaklarımızın farklı türlerden oluşması ile mümkündür. 1800´lü yılların başlarında Amerikalı bir doktorun araştırmaları,William Beumont, karın ve bağırsak sağlığı ile ruh sağlığı arasındaki bağı irdelemektedir. Son yıllarda bu konu sadece diyetisyenlerin ve gastroentrologların değil psikiyatristlerin de ilgi odağı olmaktadır.

    Kabaca mutluluk hormonu da diyebileceğimiz serotoninin neredeyse tamamı karın ve bağırsak sisteminde bulunur. Serotonin, sinir hücreleri (nöronlar) arasında elektrik sinyalleri taşımakla görevli bir nörotransmitterdir. Bağırsak hareketlerini, açlık tokluk hissini, büyüme hızını denetler. Depresyon, saldırganlık veya atıllık, cinsel güdü, uyku düzeni ve stres ile yakın ilişkisi olduğu belirlenmiştir.

    Devamı için

    https://panikataksite.wordpress.com/...-de-ikinci-beyin-mi/

    Hasan Durna, uzman psikoterapist, yazar.