Bekle Beni
7/10
·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 12:03
Söylenti Dergi Bekle Beni: Zülfü Livaneli’den Bir Aşk ve Direniş Hikâyesi Edebiyat Eylül 30, 2025 Yazar: Sinem Aykın Editör: Sinem Aykın 7 dakika okuma süresi Sinem Aykın Sinem Aykın Edebiyatımızın önemli kalemlerinden Zülfü Livaneli‘nin en yenisi Bekle Beni, 23 Eylül’de Can Yayınları etiketiyle yayımlandı. Bir aşkın ve direnişin hikâyesini anlatan Bekle Beni, Livaneli’nin öz yaşam öyküsü değil ancak onun ve ailesinin hayatından izler taşıyor. Fırtınada savrulan ve sarsılan bir ailenin hikâyesi. Zülfü Livaneli’nin “Yazmakta en çok zorlandığım kitap oldu,” şeklinde tanımladığı eseri, 1960-1970 yılının Türkiye’sinin siyasi bir perde arkasını sunuyor okurlarına. (Bu yazı kitapla ilgili ipuçları içermektedir!) Zülfü Livaneli’nin Can Yayınları’ndan çıkan yeni romanı “Bekle Beni”nin dijital kampanyası | Instagram: aitistanbul, kerem.jpg “…teslim olmuştu, bu teslimiyet bir yenilgi değil, bilakis varoluşsal bir zorunluluk, derin bir kabullenişti.” (s.13) Bekle Beni, Leyla ile Selim‘in direniş ve bir o kadar da aşk dolu öyküsünü anlatıyor. Selim, Ankara’da lise koridorlarında gördüğü Leyla’ya ilk andan itibaren gönlünü kaptırıyor. Selim’in sözcüklerle tarif edemeyeceği, dilin aciz kaldığı bir aşk bu. Ne var ki, “Sözcüklerle tarif edemem,” dediği bu aşkına bir süre sonra açılmak için mektup yazıyor ve reddedilme korkusuna rağmen mektubu Leyla’ya ulaştırıyor. Leyla’nın adresine ulaşan bu ilk mektup aralarındaki sessiz aşkın tanığı olduğu gibi son mektup da olmuyor. Aşk itirafının yazıldığı mektubun hemen ardından iki genç evlenmeye karar veriyor. Aileler ılımlı, herkes bu aşkı onaylıyor. Leyla ve Selim bundan sonra çok mutlu olacaklarına ve hiç ayrılmayacaklarına emin bir şekilde yuvalarını kuruyor ancak Selim’in askere gidip gelmesinden sonra olaylar iyice sarpa sarıyor.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2024 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2024 08:23
“Her şekilde kaybediyorsan acını diri tut, Esav. Yolda karşılaştığın bütün insanlar sadece suratına bakarak dahi çektiğin zulmü anlasınlar. Her şekilde kaybediyorsan, öyle bir kaybet ki yeryüzünde hiç kimse senin mertebene erişemesin. Serüvenin asırlar sonra bile dilden dile dolaşsın. Her şekilde kaybediyorsan, bırak seni kötüleyen ağıtlar kaplasın ortalığı. Gölgeni dahi görmeyenler sana lanet etsinler. Her şekilde kaybediyorsan, nasıl olsa kaybedeceksen, ömrün boyunca başını yerden kaldırma. Matemin yedi düvele yayılsın. Dünyadaki bütün aldatılanlara, bütün kadersizlere, dünyadaki sevilmeyen bütün çocuklara Esav desinler.”  Günlerdir rüyamda çöllerde geziniyorum, ölülerle cebelleşiyorum, dilsiz bir adamla uzun sohbetler ediyorum ,peygamberler, mucizeleri, hikayeleri, mücadeleleri ile ilgili bilgiler kafanda dönüp duruyor. Bir taraftan kendimi Esav ve İsmail'i teskin ederken bulurken öte tarafta İshak ve İbrahim'e gönül koyuyorum. Peki bunları neden yapıyorum. Tüm bunlara yakın zamanda okuduğum bir kitap sebep oldu diyebilirim. Benim de böyle bir huyum var işte .Kitabı okumuyorum sadece yaşıyorum adeta.Tabiri caizse kitabin canını okuyorum. Her bir ayrıntı zihnimde aheste aheste geziniyor, çörekleniyor içime. Neyse kitaba gelelim. Kitabın adı Peygamber yazarı Okan Çil. Canım dergi Kafkaokur’un bana kazandırdığı bir kalem. İsimler değişsede iktidar mücadelesi hiç değişmiyor. Okan Çil Peygamber romanında Tevrat'ta geçen ikiz kardeşler Esav ve Yakup'un anne karnında başlayıp peygamberliğe kadar uzanan iktidar mücadelesini anlatıyor. Esav ve Yakup fiziksel özellikleri ve karakterleri itibariyle birbirinden farklı iki kardeş. Ortak oldukları tek konu iktidar hırsı yani peygamberlik. Esav ilkdoğandır ve peygamberlik onun hakkıdır fakat Yakup annesi Rebeka ile
PeygamberOkan Çil · İthaki Yayınları · 0342 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·250 syf.··
2024 1. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 20:45
İlk sayısına özen gösterilmiş. Baskı kalitesi ve tasarım gayet başarılı. Dosya konusu ve içerik bölümleri henüz oturmamış ancak bu tip yapıların oluşması zaman alıyor. Birkaç yıl sonra daha olgun bir yapı ve içeriğe kavuşacaktır.
Edebiyat
Bilakis Dergi - Sayı 1 (Ocak-Şubat 2024)Bilakis Dergi · Bilakis Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·250 syf.·
2023 24. kitabı
Adını kurucusu ve editörü Nihal Atsız'dan alan Atsız Mecmua, aylık bir fikir dergisi olarak 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932'ye kadar İstanbul'da yayınlandı. Sadece 17 sayı çıkabilen bu dergi bize 26 yaşındaki Atsız'ı gösteriyor. Bu dergi yalnızca mili hisleri okşayıp, günümüzdeki gibi "dönemindeki milliyetçileri uyuşturan" yahut Ülkü Ocaklarının yaptığı gibi "içerisinde çalakalem yazıların olduğu çamur gibi dergilerden" değil, Atsız geçmişi iyi bilmekle beraber anı da iyi değerlendiriyor ve gelecekteki tasarılarını dergilerin içinden büyük bir hayretle ve hararetle okuyoruz. O yaşta birinin böyle salabetli bir fikri derinliği olmasına şaşırmamak elde değil. Atsız'ın o eğilmez ve harikalı başının içerisindeki mükemmel Türklük tasavvuru onun 20li yaşlarının heyecanıyla, coşkusuyla birleşince Atsız Mecmuayı okuması daha bir zevkli, daha bir hoş oluyor doğrusu Hatta bence bu coşkun ve hareketli mecmuanın yazarlarının bazısı Atsız'ın hızına yetişememiş ve mecmuayı durağanlaştırmış. Mecmuada ilk dikkatimi çeken husus; "eski dostlardan edinilen yeni düşmanlar" Pertev Naili Boratav ve Sabahattin Ali'nin, eski eşinin akrabası farklı ve değişik Marksist Abidin Nesimi Fatinoğlu'nun yazıları oldu. Biliyorsunuz onlar eskiden çok sıkı dosttu hatta Atsız, Reşit Galip-Zeki Velidi Togan sürtüşmesi esnasında Reşit Galip'in Togan'a "Sizin önünüzde bir talebe olmadığıma şükrediyorum" minvalindeki cümlesinden ötürü, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâilî Boratav'ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velîdî'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diye bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tahripkar tepkisini hepsi birden üzerine çekmiştir. Nitekim yine dergi yazarlarından olan Abdulbaki Gölpınarlı da Atsız ve Boratav gibi,
Atsız Mecmua DergisiAtsız Mecmua Dergisi · 193115 okunma
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2023 20:35
Ezbere Yaşayanlar – ki isminin ne kadar güzel seçildiğine ayrı bir başlık açmak lazım – belki de hiç düşünmeden verdiğimiz günlük kararların arkasında hangi etkenlerin rol aldığını konu edinmiş bir kitap. Kitap birçok konuda giriş seviyesi sayılabilecek bilgiler vererek bir temel atmaya çalışıyor. Konu yelpazesinin çok geniş olması okuyucuyu biraz zorluyor diyebiliriz. Kitabın sonunda 40 sayfalık bir kaynakça mevcut, bu da yazılan birçok şeyin kaynaklı olduğunu gösteriyor, ancak bu kaynakçadaki maddelerin kitabın hangi bölümüne karşılık geldiği kitap içinde gösterilmemiş. Bu yüzden merak ettiği bir konuda daha detaylı araştırma yapmak isteyen okur için işler hayli zorlaşmış. Eksi yönlerine rağmen, bize kendimizi ve insanı anlatmayı başarıyor. “La si do, la si do Yürürüm hayatı Var olmaktır işim Var olmak ağır iş Başka iş istemem.” ESG, kendimizi ne kadar özel görürsek görelim, ne kadar farklı olduğumuzu düşünürsek düşünelim, aslında atalarımızdan pek bir ayrımımızın olmadığını ve hala onlar gibi tepkiler verdiğimizi ve davrandığımızı belirtiyor. “Şu herkesin kendini özel ve eşsiz hissettiği çağımızda psikologların ve reklamcıların bize öğrettiği bir şey varsa o da davranışlarımızın öngörülebilir olduğu. (...) Teknolojinin tüm getirilerine rağmen çoğu zaman anneanne ve dedelerimizin tepkilerini veriyoruz. Ve bunu değişmediğimizin pek de farkında olmadan yapıyoruz. Adeta ezbere yaşıyoruz.” Bu özellik sanrılarının, tüketimin devamı ve artışı için gerekli olduğunun da altı çiziliyor: “İnsanların fiziki ve elzem ihtiyaçlarının çok ötesinde tüketmelerine dayanan bir toplumsal düzen, her bir bireyin çok özel olduğunun altını çizmek zorunda.” Yazar, bu özel ve modern insanın birçok kökenden birçok ögeyi karıştırıp hayatına aktarabildiğini, ancak konu kültürüne geldiği
Ezbere Yaşayanlar - Vazgeçemediğimiz Alışkanlıklarımızın KökenleriEmrah Safa Gürkan · Kronik Kitap · 20222,521 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 19:42
# Spoiler içer(ebilir)ir. Izdiham, izdiham, izdiham.. Nasıl tarif edilir bilmiyorum ki, iyisi mi kendi dilinden tanıtalım izdihamı. İzdiham Arapçadan dilimize giren bir kelime olup zahmet ile kökteştir. Kelimenin köküne inince darlık, sancı anlamları karşılıyor bizi. Erhan İdiz' in dediği gibi: " İzdiham, bir gönül darlığıdır." Sadece' Hepimiz ölecek yaştayız." sloganı bile çekici gelmişti ilk gördüğümde.. Almaya fırsatım olmamıştı bir türlü. Lakin 52. sayısını aldım, muazzam bir dergi. Eğer dergi seviyorsanız mutlaka okuyun derim. Neresinden başlayayım bilmiyorum ki, her sayfası ayrı güzel. Öncelikle şunu belirtmek isterim, izdihamın şöyle bir özelliği var :Aboneliği yok. Yani abone olmak isterseniz abone olamıyorsunuz. Gerekçesini de şöyle izah ediyor izdiham; 'Kıyamet kopma ihtimaline karşı abonelik yoktur.' bu kadar içten samimi ve özgün bir dergi.. Kapak yazıları, arka fon çok çekici bir şekilde hazırlanıyor. (İnceleme mi yazıyorum, tanıtımını mı yapıyorum bilemedim. :) ) Dergide Yeşilçam'daki annemiz olan herkesin çok sevdiği, her zaman gülümseyen kadın Adile Naşit, Kara kıtanın beyaz kalpli kemancısı Lapsekili Tayfur, yine Yeşilçam'ın dev aktrisi Fatma Girik ile röportaj ve izdihamın kendi başlığıyla; Kendi yokuşunun güçlü sesi: Nilgün Marmara gibi önemli sanat insanlarının, yaşamları ve edebi kişilikleri ele alınmış. Bunların dışında izdihamın52. sayısı sadece 22 ve 23. sayfaları için de olsa alınmalıdır. Bu sayfalarda kitap okumamak için 15 neden sıralanmaktadır. Bunların birkaçından bahsetmekte fayda var. Şöyle ki; ! Düşünmek insanın huzursuz olmasını ve etrafında gerçekleşen olaylara karşı bir tepki duymasını sağlar. Neden kafa ve beden rahatınızı bozasınız ki! ! Kitap okumak başkalarını önemsemektir. Halbuki en önemli sensin, başkaları da kim
İzdiham
İzdiham - Sayı 52 (Ocak-Şubat 2022)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergi · 2022370 okunma