Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de boyca dağlara ulaşabilirsin." Mevki sahibi olduğunda yürüyüşü değişen, böbürlenenleri Allah sevmez. Dünya, bütün insanlar seni seviyor, Allah seni sevmiyor ya da bütün dünya sana karşı ama Rabbin seni seviyor. Bu ikisi arasındaki ayrım çok önemlidir. Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür. Zulüm nedir? Zulüm; adaletsizce davranmak, bir şeyi hakkından mahrum etmek, vazifeyi ehil olmayana vermektir. Yani Allah’a ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür. Lokman (as), oğluna Allah’ı tanıtmaya çalışarak şöyle buyuruyor: “Oğulcuğum, yapılan iyi veya kötü bir iş, hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka çıkarır. Şüphesiz ki Allah latiftir, her şeyden haberdardır.” Bu bilgi ve iman insan hayatını düzene sokar. İç ve dış dünyasını tanzim ettirir. "Bedir Savaşı'nda Allah'a yemin olsun ki ecir ve sevap ümidiyle savaşan ve arkasına dönmeden ilerlerken şehit düşen herkes cennetliktir." ​Her ne olursa olsun umudunuzu kaybetmediyseniz, umut ışığınız hâlâ yüreğinizin içinde yanıyorsa, yeryüzündeki diğer bütün mumlar sönse bile, o yaktığınız tek umut ışığıyla bütün hepsini tekrar alevlendirirsiniz. Bir gencin bu kadar heyecansız, azimsiz olması, cesaretini, ideallerini kaybetmesi ancak yüreksizlikle ifade edilebilir. Riski göze alma cesaretini gösteremeyenlerin risk olmadan rızık olmayacağını bilmeleri gerekir. Umudunuzu, heyecanınızı, coşkunuzu kaybettiğinizde artık sizin işiniz bitmiştir. Siz gönlünüzdeki umut fenerini söndürmezseniz, belki bugün değil ama yarın mutlaka yolunuz aydınlanacaktır. İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol. ​Ahirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın. Benzi sarı, zayıf
Geleceğe GülümseSıtkı Aslanhan · Çınaraltı Yayınları · 2016469 okunma
İnsanın Sığındığı Yer Olarak Sanat ve Renklerin Ahengi
9/10
·328 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 11:01
Proust'u ikinci kere okumanın hazzından bahseden Tahsin Yücel 'e kulak verdim ve yaklaşık on bir sene süren Proust serüvenimi tamamladım. İlk beş cildi, önceden dört yıla yayarak okumuştum. Ama bu hiç verimli olmamıştı. (Aynı damardan beslenmek okur için sıkıcı olsa da kimi kitaplar mesafe istemiyor. ) Aradan yıllar, başka kitaplar, şehirler, çocuklar geçti. Proust'un ülkesini, şehrini, semtini, şahserini yazdığı yatak odasını görme fırsatım oldu. Biraz demlendim ve yeniden başlayarak bu sefer birkaç ayda, başka kaynaklardan da beslenerek seriyi bitirdim. Kafamdaki bütün açık sekmeleri kapatabilirsem bu yazı, Kayıp Zamanın İzinde'ye ve kendi okurluğuma ahde vefa bâbında bir Proust denemesi olacak. Günümüzde Marcel Proust'un edebiyatta kapladığı yer bile devasa iken buraya sığmayıp diğer sanat dallarına hatta bilim dallarına ulaşıyor. Karşımızdaki öyle bir deha ki beynin giriftli düşünme yapısını çözdüğü için sinirbilimcileri, insan psikolojisinin dehlizlerine indiği için psikanalistleri, zamandaki kırılmaları gösterdiği için fizikçileri büyülüyor. Kelimelerin akışında okuru, sayısız kere müzikle, tiyatroyla, resimle, doğabilimle, sosyoloji ile, biyoloji ile, metafizik ile edebiyat içinde edebiyatla yüz yüze getiriyor. Bazen kendisi bir ressam (Elestr) , bir müzisyen (Morel) bir edebiyatçı ( Bergotto) vs. yaratıyor. Bazen de zaten var olan sanatçılar ve bilim insanları bağlamında üst düzey bir okuma deneyimi sunuyor. Özellikle diğer sanat dallarını kurguya o kadar özenli ve başarılı yediriyor ki (Sadece 103 tane ressam tablo) durup bir "ince şeyleri anlama" telaşına düşüyorsunuz. Hele ara sıra baş uzatan Balzaclar, Dostoyevskiler, Tolstoylar, Stendallar... Katman üstüne katman... Renkler uçuşuyor sözlerin üzerinde. Renk
Marcel Proust
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,404 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kaldığımız yerden devam.
10/10
·512 syf.··
2026 1. kitabı
Zoe'nin Öyküsü kitabından sonra güzelim seri ağızlarda pek de iyi olmayan bir tat bırakarak bitmişti. En azından ben öyle sanıyordum. Fakat John Scalzi kaliteli bir kitap ile seriye geri dönmüş. Kitap, ana hikayenin bitiminden birkaç yıl sonrasını, Koloni Birliğinin diplomatik görevlerini üstlenen bir takımı merkeze alarak anlatılıyor. Kulağa sıkıcı gelse bile sıkıcılıktan çok uzak. Scalzi eğlenceli diyaloglar ve bütün bu küçük hikayeleri birleştiren, arka plandaki o büyük tehlike hissi ile yine sizi bağlıyor. İmparatorluğun Çöküşü gibi politik bir kitap değil ve Yaşlı Adamın Savaşı gibi vurdu kırdı pek yok. Fakat bu seriyi seviyor ve sonrasını merak ediyorsanız keyifle okuyabilirsiniz.
Bilim-Kurgu
The Human DivisionJohn Scalzi · Tor · 20161 okunma
19. Yüzyıl Rusya'sının Fikri ve Sosyal Panoraması
9/10
·904 syf.··
2025 54. kitabı
Giriş: Romanı Anlamak İçin Tarihe Bakmak Fyodor Dostoyevski'nin "Ecinniler"i yalnızca bir roman değil, siyasi bir otopsidir. Dostoyevski, bir cerrah titizliğiyle 19. yüzyıl Rusya'sının cesedini masaya yatırır ve onu nihayetinde tüketecek olan ideolojik patolojileri teşhir eder. Eser, Batı'dan ithal edilen radikal fikirlerin Rusya'nın geleneksel dokusuyla çarpışmasından doğan kaosu, ahlaki çürümeyi ve ruhsal bunalımı bir taşra kasabası ölçeğinde ustalıkla resmeder. Bu metnin amacı, romanda geçen ve dipnotlarla aydınlatılan kilit olayları, akımları ve şahsiyetleri inceleyerek, esere katmanlı anlamını ve tarihsel derinliğini kazandıran atmosferi okuyucuya sunmaktır. Zira "Ecinniler"deki karakterlerin trajedisini, diyaloglarının ateşini ve kehanet niteliğindeki sonunu tam anlamıyla kavrayabilmek, onların içinde yaşadığı ve nefes aldığı tarihsel bağlama nüfuz etmekle mümkündür. 1. Siyasi ve Fikri Akımlar: Çatışan İdeolojiler Çağı 19. yüzyıl Rusya'sı, entelektüel dünyasını şekillendiren ve birbiriyle kıyasıya mücadele eden felsefi ve siyasi hareketlerin arenasıydı. Batıcılık, Slavcılık, ütopik sosyalizm ve nihilizm gibi akımlar, yalnızca aydınların salonlarında tartışılan soyut kavramlar olmaktan çıkıp, toplumun her kesimini etkileyen somut eylemlere ve derin kutuplaşmalara yol açtı. Dostoyevski, "Ecinniler" romanını bu ideolojik savaşlar için bir sahne olarak kurgulamıştır; karakterlerinin dünya görüşleri, ahlaki ikilemleri ve yıkıcı eylemleri, bu çatışan akımların doğrudan birer yansımasıdır. 1.1. Petraşevskiy Topluluğu ve Fourier'ci Ütopyacılık Romandaki gizli devrimci hücrelerin tarihsel öncüllerinden biri, 1846-1849 yılları arasında faaliyet gösteren Petraşevskiy Topluluğu'dur. Dostoyevski'nin kendisinin de gençliğinde bir üyesi
Edebiyat
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
6/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor Öncelikle kitap Celal ŞENGÖR’ün tüm yönleriyle çoğu fikrini ifade ettiği bir kitap olmuş yani Celal ŞENGÖR’ü merak eden tanımak isteyen fikirlerini ve hayatını merak eden biriyseniz kesinlikle doğru kitap bu ama ben bu kitabı okudundan sonra Celal ŞENGÖR’e olan bakış açım olumlu ve olumsuz yönde değişti. Öncelikli kendisini Türkiye’nin önemli bir bilim adamı ve değeri gördüğümü ifade etmeliyim bunların delilleri kitapta da mevcut. Orduya özellikle Hava Kuvvetlerine verdiği değer komutanlara duyduğu saygı Türkiye’de yetiştirilen ve Türk milletinin değeri olan birçok bilim insanını anlatması tanıtması ahde vefa etmesi takdire şayan disiplininin ordudan geldiğini kendisinin işinde bir nevi askeri bir disiplinle çalıştığını söylemesi ve bunu da ordudan öğrendim demesi her askeri gururlandırcak ifadelerdir. Kitapta ayriyeten Türkiye’ye getirdiği birçok başarıyı ve alınan ödülleri de söylemesi izlenmesi gereken film,dizi okunması gereken kitap ve makaleleri belirtmesi hayata dair tiyolar vermesi üzerine düşen öğretmenlik görevini bu kitapta dahi ifa ettiğinin nişanesi fakat belirtmeliyim ki bunların hepsi Celal ŞENGÖR’ün düşünce ve zevkleri size uymayabilir ama okunmaya en azından anlanmaya bir şans vermeye layıktır. Ayriyeten bu söylediğim konuları okuyarak hem bilgilenmiş hem pas tutmuş fikirlerinizi güncelleme fırsatı bulduğunuzu da söyleyebilirim. Olumsuz gördüğüm yönlerine gelmem gerekirse gerekli gereksiz birçok konuda fikir beyan etmesi ve eleştiride bulunması bence yanlış bu halkın çoğu tarafından tanınan ve çoğuna hitap eden herkes için geçerlidir. Bunlara örnek vermek gerekirse bazı konularda haklı dahi olsa Türk milletine yaptığı acımasız eleştirileri doğru bulmuyorum Türk milleti son yıllarda seçimlerinin kurbanı olmuştur birçok yanlış seçimde
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl Şengör · Masa Yayınları · 20233,915 okunma
8/10
·822 syf.··
2025 58. kitabı
İlginç bir tespit ile başlamak gerekiyor neden çünkü kâmâlist tapınak şövalyeleri'nin bağlılığını göstermek için çaba göstermeleri gerekmektedir. Malum bir eser kaleme alınmadan önce bir ad konulması gerekir. Sabahattin Selek kurtuluş savaşı sırasında doğmuş çocukluk yılları ve gençlik yılları kâmâlizmin doğduğu geliştiği ve öldüğü yılları kapsamaktadır. Aklı başında olan birisi kâmâlizmin bu ülkede gerçekten hüküm sürdüğü yılları en fazla ön yıl kadar sınırlandırır. Başarısız bir girişim olarak ortaya çıkan ve hiç bir dayanağı olmayan ideolojik bir süreçtir. M Kâmâli her zaman diliminde güzelleştirmek ve özelleştiemek için ciddi ve hastalıklı bir çaba vardır. En güzel örneklerden birisi olan "Suriye-Filistin Cephesi'nde" yaşananlar menfi anlamda güzel resmeder. Kâmâlist tarih bu cephede yenilgiyi kimin veya kimlerin olduğu hakkında kat'î nedenleri belirtir. Bu cephenin kumandanı Limon Von Sanders'dir. Nablus Meydan Savaşı olarak anılan bu savaşta cephenin komutamı olmamasına rağmen ( M. Kâmâl) komutanının sözünü dinlemeyerek kendi bulunduğu birliği geri çekmek isteyecek ve bunu Limon Von Sanders'e dikte ettirecektir. Benim dediğim gibi olmalıdır çünkü ordu ciddi kayıplar veriyor bu hat artık tutulamayacağı için geri çekilir. Komutanın sözünü dinlemeyecrktir. Askeri ceza kanununda suç teşkil edecek bir durumu nedense tarihçiler hem geçiştirir ve bunu da çok önemli bir mevzu bahis etmek için çaba gösterilir. M. Kâmâl'in Batı Cephesi'nde verdiği görevlerin yerine getirmediği için "Ali Fuat Cebesoy Paşa", " Ali İhsan Sabis Paşa ", " Refet Paşa" gibi kurtuluş savaşının önemli paşaları görevinden etmiştir. Askeri hiyerarşik düzende emir-komuta zinciri kastı vardır ve buna sıkı sıkıya riayet edilir. Konu M. Kâmâl olduğu zaman bilim adamı kisveli insanlar bu kisveden kendini
Anadolu İhtilaliSabahattin Selek · Kastaş Yayınevi · 202069 okunma