Hanife Tuğçe

Marc Levy İlk Kez!
Dünya edebiyatının yaşayan en büyük Fransız yazarlarından biriyle buluşmaya hazır mısınız? Milyonlarca satan, eserleri onlarca dile çevrilen ve kalemiyle milyonların kalbine dokunan Marc Levy, 📍 ilk kez Türkiye’de bir canlı yayında bizlerle! Bu özel söyleşide; ✨ Yazarlık yolculuğunu ✨ Eserlerinin arka planını ✨ Ve edebiyata bakışını birlikte keşfedeceğiz. Marc Levy Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey 📅 7 Nisan ⏰ 21.00 📺 YouTube Canlı Yayın 🎤 Aysu Koçali 🔘 Emine Ciğer Edebiyatı sadece okumayan, onu yaşayan herkes için kaçırılmayacak bir buluşma. 📚 Siz de bu anın bir parçası olun.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bi Dünya Kitap Grubu Güncel Liste
Liste : 24 haziran Margaret Atwood - Damızlık Kızın Öyküsü 8 temmuz Alper Canıgüz - Oğullar ve Rencide Ruhlar (yazarın katılımı ile söyleşi) 22 temmuz Pierre Franckh - Rezonans Kanunu (yazarın katılımı ile söyleşi) 29 temmuz Irvin D. Yalom Günübirlik Hayatlar 12 ağustos Fyodor Dostoyevski Suç ve Ceza 19 ağustos Charlotte Perkins Gilman Kadınlar Ülkesi 26 ağustos Ece Temelkuran - Devir (yazarın katılımı ile söyleşi) 9 eylül Dan Brown -
Edebiyat
Puan vermedi·416 syf.··
2020 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 17:19
"AŞK", "SIR" dır... Sır tutmanın yükünü taşımayı bilmeyen, sır tutmanın sorumluluğunu alamayan hiç kimse aşık oldum hissine kapılmasın. Çünkü insana en ağır gelen sır, kendi sırrıdır. Aşk nedir fazla bilmem ben, gerçi kim bilir ki.. Sadık bir aşık görebiliyor muyum(z) etrafım(ız)da.? Bu yüzden bilmediğim şeyler hakkında konuşmak bana düşmez. Ancak bu bilmeyişimle, yine de güzelim kitap hakkında acizane bir inceleme yapmak istedim.. Kitabı 2016 yılları civarında, hocam okuyordu. Ama bir görseniz o kadar anlattı ki, yani bilmesem reklam şirketiyle anlaştığını düşüneceğim ;). Okurken insan yanındakine illa bahseder ya kitaptan, o da bize Mecnun'un aslında gerçek isminin Kays olduğunu söylemişti ve ben itiraf etmeliyim ki o zaman ismi kayısıya benziyor diye içimden gülmüştüm. Belki de dışarıya söylemişimdir hatırlamıyorum. :) Ve ben, yıllar sonra kendimi, yine hocamın tavsiyesiyle bu kitabı okurken buldum. Kitabın başlarında, "Eşyaların da bir ruhu mu vardı?" gibisinden bir söz okuduğum günden beri, eşyalarıma ruhu varmışcasına, incitmeden yaklaşmaya çalıştığımı farkediyorum. Acaba insanlara karşı da bu hassasiyeti kullanabiliyor muyum.? Ama ne anlar ki insan, artık söylenen her söz şakaya, kırılan her kalp alınganlığa vurulmuyor mu..? Yıllar önce bir alimden ders almaya gelen kardeşe, alim sormuş; "sen hiç aşık oldun mu?" hayır deyince vermemiş. Ne için? Çünkü ilim aşkta başlar, gerisi ilim değil, sadece kuru bilgi. Aşk olmadan hiçbir şey olmaz. Olsa ya zehir olur, ya eksik olur. Ama insanlar bu kavramı karıştırır oldu, böylesine güzel bir kelimeyi, her türlü arzuların önüne koydular. Oysa ne kıymetliydi, söylemesi bile bir vakar ileydi.. Herkesin dilinde dolanır oldu. Unutulur oldu aşklar. İnsanların gönlünde oyuncak oldu. Kendileri de bilmezler ki, hergün
Edebiyat
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
Ve her sarmaşık, kendi ağacını kuruturmuş sonunda...
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2018 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2018 15:40
Öncelikle bu kitabı okumamda vesile olan ve ona ikinci bir şans vermemi sağlayan Tayfun abime çok teşekkür ederim... ............. Kitabı okuduktan sonra aşkı tanımlamaya çalıştım kendimce.Ve uzun süre kalemimi oynatamadım. Sadece bazı belirtileri geldi ilk aklıma.Oysaki herkesin az çok bir deneyimi olmuştur muhakkak. Belki de tanımlanamayan bir şeydir aşk.Belki de tanımlanması gerekmiyordur. En çok susulması gereken konu bu olabilir, hiçbir tamlama, hiçbir kelime onu tam anlatamadığı için. Bu yüzden benim yazdıklarım aşkı anlatma değil sadece onu "sezdiriş" tir. "Aşk" sözcüğü zaten sözlükte "sarmaşık" demekmiş. Bir sarmaşık çınarları, servileri nasıl sarıp sarmalarsa, aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri. Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kuruturmuş sonunda.Dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş. (sayfa 48) Gökyüzü olduğunu düşün ve aşık olduğunda tüm renklerinin aynı anda birbirine çarpıp karıştığını ve darmadağın olduğunu... Yağmur olduğunu ama yağamadığını düşün... Ve bunları yaşayacağını bilmene rağmen, gökkuşağı ya da yağmur olmayı sevdiğini... Aşk hem dert hem devadır sevmeyi bilenler için. Ve eminim ki tüm bunların amacı ise kişiyi gerçek aşka ulaştırmaktır, bu yolda bir aracı bir vesiledir. Gerçek aşk ise görünenin ardında saklıdır... Dünyadaki her şey onun bir tecellisidir. Bu yüzden onu bazen gökyüzünde bazen bir eşyada bazense bir insanda görmeniz gerçek aşkın yansımasından kaynaklanır. Kitapta genel olarak Leyla ile Mecnun' un hikayesi anlatılıyor. Hem de kendini Kays (Mecnun) ilan eden Leyla ile Mecnun kitabının ağzından. Hem değil mi ki bir aşkı yaşayandan daha güzel kim anlatabilir ya da hissettirebilir?... Bir olay değil birçok olay var
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
"İnsan da tıpkı doğa gibidir. Yaradılışı ve tasarımı itibariyle özü, saflığı ve potansiyeli bozulmadığı ölçüde güzel, yaratıcı ve zararsızdır..."
Sayfa 24 - FİNAL Kültür Sanat Yayınları·Kitabı okudu
İnsan