Kimse görmüyor buruşuk pardesüsüyle bir babanın kırılgan bir yelpaze olduğunu akşam eve girince
MEYMENETSİZ KEYFİYET ZÜĞÜRTLERİ... (*)
(...) Bugün hızı kesilmiş olsa da, ülkemizdeki “buruşuk aydın” kesimini bu niteliğiyle yoğuran ruhun baş köşelerinden biri diye, “uydurukça müessisesi”ni görüyoruz… Bunun karşısında da, karşı oluşları meymenetsiz keyfiyet züğürtleri var... Bu ölçüler içinde, hem bir tarih döneminin kültürel şartlarını tesbit etmek, hem de vukuu muhtemel hortlamalara karşı soylu teşhisleri daima göz önünde tutmak gereği bakımından, Büyük Doğu çerçevesindeki dil değerlendirmelerini muhafaza ediyoruz...
DİL VE ANLAYIŞ -Dil ve Diyalektik”-I-, DİL BAHSİNİN GEVELEYİCİLERİ, 7 Ocak 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kumrular Sokağı'nda antlara hep bol geldim, küfürlere dar. Dönüp baktım, ne göreyim yağmalamış gençliğimi yargıçlar! Desene Sivas'ın kırık sazıyım, kendimin ayazıyım, kalbimde ölü çocuklar... Tufanlar ardımda ve buruşuk anılar; nedense hiç uslanmamış bozgunlar...
Ha, bu arada nasılsın?" diye sordu. Nasıl olabilirim ki dedim içimden, uykusuz, yorgun, karışık, buruşuk, sıkışık, bölüşük... "İyiyim. Sen?" diyebildim en fazla. "
Sayfa 26·Kitabı okudu
Edebiyat
KÖPRÜDE SABAH
Gece, yavaşça siyah mantosunu sürükler Vapurlar, şimdi suya bırakılmış kütükler, Ufuk, banyo edilen bir fotoğraf camıdır... Dağlar dudaklarını boyar pembe bir tüyle Köprüde fersiz gözler açılır üzüntüyle: Sabah, ıstırap çeken kalplerin akşamıdır... Kollarını gererken iş bekleyen bir sandal, İlk ışıklar açılır esmer sularda dal dal; Rüya görür kıyılar bir uyanık uykuda... Gecenin bir mehtabı andırırken sonları, Gemi fenerlerinin ziyadan bastonları Kaybolur ağır ağır kurşunileşen suda... Paslı mızraklar gibi uyuklayan direkler Bir gün yapacakları muhayyel cengi bekler, Uçuşur beyaz deniz kuşları alay alay... Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su, İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu, Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay...
Sayfa 53 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Herhalde sadece benim korkmadan bakabildiğim, baştan başa izlerle kaplı yüzünü ortasında, buruşuk bir yaraya benzeyen ağzını açar ve her seferinde aynı şeyi söylerdi: "Bizi düzdüler. Çocuklarımızı da düzecekler. İçlerinde ne kadar tarih, dua, silah ve dahi şan varsa üzerimize kusacaklar ... " Annem biraz kaçıktı. İlkokula başlamıştım, intihar etti.