Dünyaya bakmayı aşıp, dünyayı görme noktasına ulaştığımızda neye talip olmamız gerektiğini de anlarız.
Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek!
Evet, biz müslümanlar günden güne İslâmi olan bir hayatı kurmak istiyoruz. Ama bu hayat bir "devrim" gölgesinde avuntu aramak değil, her gün kurmaya çabaladığımız yeni bir anlamın zenginleştirdiği hayattır.
Sözün doğruluğu, yanlışlılığı sözün kendisinde değil, o sözün hangi ağızdan çıktığındadır. Doğru söylemek diye bir meselemiz varsa, söylediğimiz bu sözlerin eri olmak diye bir meselemiz de vardır. Peygamber ve Peygamberin sünnetini hesaba katmadan, onu anlamadan Kur'an-ı Kerim'i anlamaya kalkışmak bu yönüyle nafile bir çabadır. Sahtelikle malûldur.