Bulurum ben
Eski bir sandık, Ki açmamış yıllardır Hiçbir anahtar kilidini, Pasını teriyle pekiştiren, Yüreği balık gibi dönen birini. Gizli bir hüznü barındıran Dudağının kıvrımında, Etine iliştirmiş incecik iğnesini, Çiçeği yolunmuş birini. Belki de dut gibi Yere döken meyvesini, Çanı dilsiz birini. Sevgisi yağmur yemiş Parmakları filizlenen, Soluğu kuş tüneği, Yanağında beni olan birini. Ağlayan, ekmek kesen, Birşeyler bekleyen gelecekten
Merak edip merakını gidermenin verdiği lezzeti tatmamıza izin verilmezse neden merak duygumuzu beslemeye ihtiyacımız olsun ki? Hiç çikolata yememiş birinin canı çikolata çekmez.
Masa Kitap·Kitabı okuyor
Reklam
Koluna, kendi canı acıyacak kadar sıkıca yapıştı.
Bu kokuşmuş yüzyılın canı cehenneme! Bitirelim, arkasından da kapıyı kapatalım! Kitap gibi kapatıp okumaya devam edelim! Yeni bölüm yeni hayat. Bu leş yüzyılın kapağını bir kapadık mı ellerimiz temiz olacak. Önümüzdeki manzara güzel. Bu temiz yeni yüzyılda çürüme yok.
Sayfa 144 - *SEL, Çeviri:Roza Hakmen, 6. Baskı·Kitabı okuyor
Canı sıkılmış olduğu zamanlarda birkaç kere kendisiyle sinemaya gitmiştik. Filmi sonuna kadar seyretmeye asla tahammül edemez, daha başından itibaren rejisörü ve artistleri tenkid eder ve filmin sonunun neye bağlanacağını derhal tahmin edip söylerdi. Denilebilir ki; bu keskin zekâ hem kendisini ve hem de etrafını rahatsız eden, O'nu müşkülpesent kılan bir seviyedeydi.
Sayfa 80·Kitabı okuyor
“Aşk bu canı istediğinde gelir aşk yapışır yakana haykırır adını içini eritir aşk acıtır bazen içini istemesen de şakası yoktur oyunlar oynamaz çünkü bilir aşk hayat zor daima”
Sayfa 60·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam