FIRAT AYDEMİR

FIRAT AYDEMİR
@captainfuser
Kaptan
Üniversite
Çanakkale
İzmir
8 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
İdam & caydırıcılık…
Aslına bakılırsa, o yıllarda idam, her türlü iş kolu ve meslekte son derece rağbet gören bir reçeteydi ve Tellson için de durum farklı değildi. Ölüm ki Doğa’daki her derde devaydı; neden aynı şey Yasalar için de geçerli olmasın? Bu sebepten, evrakta sahtecilik yapan Ölüm cezasına çarptırılıyordu; kalpazan Ölüm cezasına çarptırılıyordu; bir mektubu, yetkisi olmadığı halde açan Ölüm cezasına çarptırılıyordu; kırk şilin altı peni çalan hırsız Ölüm cezasına çarptırılıyordu; özetle, Tellson’un kapısından at kaçırmaktan tutun, kalp para basmaya, aklınıza gelebilecek her türlü suça ucundan kenarından bulaşmış olan herkes Ölüm cezasına çarptırılıyordu. Bu uygulamanın herhangi bir caydırıcılığı yoktu —hatta tam tersi bir etki yarattığını belirtmekte fayda var— fakat yine de, her bir vakadaki sorunu (en azından bu dünyada) kökten çözüyor, geride halledilmesi gereken bir mesele bırakmıyordu.
Sayfa 67 - İş Bankası kültür yayınları…·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Siyahi kızın mavi gözleri…
Siyahi bir kız çocuğu, beyaz bir kız çocuğunun mavi gözlerine sahip olmayı arzular ve arzusunun önündeki dehşet ancak arzuyu gerçekleştiren kötülükle aşılır. Ona bakmadan onu görmeye çalışırdık ve asla ama asla yanına gitmezdik. Gülünç ya da itici olduğu için değil, korktuğumuzdan da değil, onu yüzüstü bıraktığımız için. Çiçeklerimiz hiç büyümedi. Frieda’nın haklı olduğuna emindim, tohumları kesin çok derine ekmiştim. Nasıl da böyle bir şapşallık etmiştim? Dolayısıyla Pecola’yı da görmezden geldik - sonsuza dek.
Sayfa 212 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Yalanlar...
Bir şey doğru değilse ve sen bunu bilmiyorsan, bu yanlıştır. Ama sen doğruyu biliyor ve değiştirip yanlışa çeviriyorsan, sen de iğrençtin, yaptığın da. Yalanın bazen iyilik olsun diye kullanıldığını biliyorum. Ben yalandan iyilik gelebileceğine inanmam. Doğrunun keskin acısı geçebilir ama yalanın insanı ağır ağır kemiren ıstırabı hiçbir zaman yok olmaz. Her zaman kanayan bir yaradır.
Sayfa 469 - Lee·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İyilik, erdem ölümsüzdür…
Onca belirsizliğin içerisinde, şundan eminim ki insanlar en üstteki zayıf tabakanın altında iyi olmak ve sevilmek isterler. Hatta kötülüklerinin çoğu sevgiyi kısa yoldan elde etme çabasıdır. Bir insan öldüğünde, yetenekleri, nüfuzu, dehası ne olursa olsun, sevilmeyerek ölürse hayatı kendi nezdinde bir fiyasko, ölümü ise soğuk bir dehşet olsa gerektir. Bana öyle geliyor ki, siz ya da ben iki düşünce ya da eylem arasında seçim yapmak zorundaysak, ölümümüzü düşünmeli ve dünyaya mutluluk getirmeyeceği şekilde yaşamaya çalışmalıyız. Hikâyemiz tek bir hikâye. Bütün romanlar, bütün şiirler, içimizdeki hiç bitmeyen iyi-kötü çekişmesi temeli üzerine kuruludur. Ayrıca bana öyle geliyor ki, kötülük hiç durmadan yeniden canlanıyor; oysa iyilik, erdem ölümsüzdür. Kötülüğün hep yeni, taptaze bir çehresi vardır, oysa erdem dünyadaki her şeyden köklü ve saygındır.
Sayfa 455·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Günaha hükmet değil günaha hükmedebilirsin.
“Hah!” dedi Lee. “Bunu size uzun zamandır söylemek istiyorum. Hatta sorularınızı öngördüm, hazırlıklıyım. Sayısız insanın düşünüşünü ve hayatını etkilemiş olan her yazı önemlidir. Tarikatların, kiliselerin milyonlarca üyesi ‘hükmet’teki emri hissedip var güçleriyle itaat ediyorlar. Milyonlarca başka kişi ise ‘hükmedeceksin’deki yazgıyı hissediyor. Onlar ne yaparsa yapsın olacakları hiçbir şey değiştiremez. Bir de ‘hükmedebilirsin’i düşünün! Bu insanı üstün kılan, tanrılar nezdinde ona önem kazandıran bir şey, çünkü zafına, pisliğine, kardeşini katletmesine rağmen hâlâ büyük tercih hakkı onun elinde. Yolunu seçip mücadele edebilir ve kazanabilir.” Lee’nin sesi bir zafer şarkısı söyler gibi çıkıyordu. “Buna inanıyor musun Lee?” dedi Adam. “Evet, inanıyorum. İnanıyorum, evet. Tembellikten, zayıflıktan ötürü kendini tanrıların kucağına atıp, ‘Elimden bir şey gelmezdi, yol önceden çizilmişti’ demek kolay. Oysa tercihin ihtişamını düşünsenize! İnsanı insan yapan şey. Kedinin tercih hakkı yoktur, arı bal yapmaya mecburdur. Orada ilahi bir durum yok.
Sayfa 334 - Lee·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam