Hiçbir şey aynı kalmıyor değil mi? Neyse ki öyle.
Sayfa 66 - Doğan Kitap
"Çelişkinin akıl almaz bir şey olduğunu ileri sürmek hatadır zira onun gerçek varoluşu bir canlının acısında yatar." Hegel
Reklam
Orada göz göze gelinmez. Mezarlıklar öyledir, herkes gözünün dalacağı bir toprak parçası bulur, konuşur. Benim gözümün daldığı toprak çökmüş, havalar ısınınca uğraşmak, yeni toprak koymak gerek. O toprağa çiçekler ekmek, ekilen çiçeklere can suyu vermek gerek. Biz de böyleyiz, altında ölmüş biri yatan toprağa çiçekler ekip o çiçeklere can suyu veriyoruz. Büyüsünler, filizlensinler diye uğraşıyoruz. "Kusura bakmayın, siz öldünüz ama üzerinizde çiçekler yeşerecek. Bir nebze de olsa kendimizi iyi hissetsek hep beraber, olmaz mı?" diyoruz. Böyle işte hayat dediğin çelişki, ya da ölüm dediğin, bilmiyorum. Kusura bakmayın, bu dünya böyle bir dünya işte. Keşke size de can suyu verebilsek ama olmuyor. Çiçeklere kadar var.
Alıntı
Hep bir çelişki. Hep bir anlamamazlık...
Onunla uğraşmak, ona masal anlatmak keyifliydi. Korktuğunu belli etmese de hissetmiştim. Fark ettiğimi ve onu anladığımı biliyordu. Yanında olmama izin vermişti. Yanından hiç gitmeyeceğimi anlamış mıydı? -Meltem T. A.
Sayfa 339·Kitabı okudu
Alıntı
Belki de onun dünyamızın keşif tarihi içindeki başarısını en iyi tarif eden çelişki, Kolomb'un Amerika'yı keşfetmiş ama tanıyamamış Vespucci'nin ise orayı keşfetmediği hâlde bunun yeni bir kıta olduğunu anlamış olmasıdır. Bu başarısı her daim hayatıyla, adıyla beraber anılacaktır. Çünkü belirleyici olan tek başına eylem değildir, bunun tanımı ve etkisi daha önce gelir. Yapılan bir şeyi anlatan ve açıklayan kişi, çoğu zaman onu yapandan daha önemlidir ve tarihin önceden kestirilemez güçler dengesi içinde genellikle en küçük bir hareket bile en inanılmaz etkilere neden olabilir.
Sayfa 119
Reklam
Reklam