“Uzun sayılabilecek her ömrün sonunda, istediği kadar tekdüze, anlamsız, sıradan ve olaysız geçsin, mutlaka fazlasıyla anı, çelişki, vazgeçiş, ihmal ve değişiklik olacağının, çok fazla geri adım atılmış, çok fazla bayrak indirilmiş, ayrıca fazlasıyla sadakatsizlik edilmiş olacağının da bilincindeydi, belki de hepsi beyaz bayraklardı, teslim oluştu.”
"İçimde dinmeyen bir ilgi açlığı var. Birilerinin sürekli beni izlemesini, beni onaylamasını, benimle ilgilenmesini istiyorum. Ama bir yandan da birisi bana fazla yaklaştığında hemen kaçacak delik arıyorum. Bu ne yorucu bir çelişki."
Ben: "Hem ölmek isteyip hem de tteokbokki yemek istemek bir çelişki değil mi?"
Psikolog: "Hayır, bu tam olarak hayatın griliğidir. Tamamen mutlu ya da tamamen mutsuz olmak zorunda değilsiniz. Ağlarken bile canınızın lezzetli bir şeyler çekmesi, ruhunuzun o siyahlığın içinde gri bir sıcaklık arama çabasıdır."
Aşktaki en büyük çelişki şudur: "Neye ihtiyacımız varsa bizimle aynı ihtiyacı duyan insanlara doğru çekiliriz." Yani ihtiyacımızı fark eden ve karşılamayı vadeden kişi en az bizim kadar ihtiyaç içindedir.