Neden bu kitap ???
Puan vermedi·151 syf.··
2025 5. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 18:27
Merhaba siz güzel insanlar, Şimdi şöyle psikanalitik literatürde cinselliğin karanlıkta kalan yönlerini anlamlandırmaya çalışan temel kaynaklardan biri olarak kabul edilir; yazar bu kitabında, cinsel yönelim ve davranışlardaki farklılıkları ahlaki birer yargı nesnesi olarak değil, bireyin çocukluk dönemindeki gelişimsel tıkanıklıkların ve nesne ilişkilerindeki aksaklıkların bir sonucu olarak ele alır. Storr, özellikle fetişizm, sadomazoşizm, teşhircilik ve röntgencilik gibi durumları incelerken, bu davranışların aslında kişinin derinlerde yatan kaygılarıyla, özellikle de yetersizlik duygusu veya terk edilme korkusuyla başa çıkmak için geliştirdiği savunma mekanizmaları olduğunu savunur. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, o dönemin katı psikiyatri anlayışına kıyasla daha insancıl bir yaklaşım sergilemesi ve "normal" ile "anormal" arasındaki çizginin sanıldığı kadar keskin olmadığını, her cinsel sapmanın aslında temel insani ihtiyacların çarpıtılmış birer yansıması olduğunu vurgulamasıdır. Yazarın akıcı ve teknik terimlere boğulmayan dili, bireyin cinsel kimliğinin inşasında ebeveyn figürlerinin ve ilk sosyal deneyimlerin nasıl birer yapı taşı haline geldiğini detaylı bir şekilde analiz ederken; eserin günümüzdeki değeri, modern psikolojinin birçok kavramını (onam, rıza ve toplumsal cinsiyet gibi) tam olarak karşılamasa da, insan psikolojisinin derinliklerine dair sunduğu o tarihsel ve analitik bakış açısında yatmaktadır.
1000k
Cinsel SapmalarAnthony Storr · Yılmaz Yayınları · 1992150 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 72. kitabı
Freud’un bakış açısıyla iki farklı kavrama çok yönlü bir bakış açısı sunan, cinsel sapmalar, çocukluktaktaki cinsellik, ergenlikte yaşanan değişimler gibi başlıkların altında, aslında bu iki konunun insan hayatındaki odak noktalarından bahsetmiş. Freud biliyorsunuz ki cinselliği sadece bedensel bir haz olarak ele almaz, insanların duygu ve eylemlerine yön verecek güçte bir çıkış noktası olarak görerek, bir çok sorunun yanıtının merkezi olarak ele alır. Dolayısıyla hayatımızın içinde ya da dışında yer verdiğimiz birçok şeyin bir motivasyonu olarak karşımıza çıkar. Aynı şekilde sevgi de sadece romantik bir duygu değildir insan için, çocukluktan itibaren iç içe geçmiş katmanlı bir yapıdır. Freud, cinselliği insanın çocukluk yıllarından itibaren var olan ve gelişen bir süreç olarak ele alıyor. Ona göre çocukluk, bireyin ileriki yaşamındaki duygusal ve cinsel yapının temellerinin atıldığı kritik bir evredir. Çocuğun aileyle kurduğu ilişkiler, bastırdığı arzular ve yaşadığı çatışmalar, bilinçdışında iz bırakarak yetişkinlikteki davranışları ve ilişkileri şekillendiriyor. Bu nedenle Freud, cinselliği doğuştan gelen bir enerji olarak görüp ve çocukluk deneyimlerinin bu enerjinin yönünü ve hatta sapmalarını belirlemede merkezi bir rol oynadığını savunuyor. Çocuğun, çocuk dünyası ile bu konudaki tanıklık ettiği deneyimler ya da yüklediği anlam, onun ileriki yaşlarında bu anlamdaki eğilimlerinin şiddetini de belirliyor aynı zamanda.
1000Kitap
Sevgi ve CinsellikSigmund Freud · Cem Yayınevi · 036 okunma
Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında -Haruki Murakami
6/10
·188 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 12:30
Kitap gerçekten sürükleyiciydi. Bu açıdan okurken hiçbir sorun yaşamadım. Ama ben genel olarak kitaplarda daha net bir son arayan biriyim. Bu kitapta ise son oldukça açık bırakılmıştı. Bu yüzden biraz şaşırdım. Özellikle Shimamoto’ya ne olduğu konusu benim için havada kaldı. Keşke bu kısım hakkında biraz daha bilgi verilseydi. Yine de yazarın anlatım tarzı gerçekten farklı ve etkileyiciydi. Aslında kitap boyunca Hajime’yi yargılayabileceğimiz çok fazla an var. Ama bir yandan düşününce günlük hayatta biz de zaman zaman onun kadar bencil olabiliyoruz. Bu yüzden onun yaptıklarını doğru bulduğum anlamına gelmez ya da böyle biriyle yakın olmak isterim demiyorum. Ama bu tür insanların bakış açısını görmek, onların gözünden dünyayı anlamaya çalışmak bana farklı bir perspektif sundu. Yine de ana karakterin yaptığı seçimleri mantıklı bulmadım açıkçası. Ama hayatın içinde mantığın değil duyguların ağır bastığı anlar da oluyor. Dışarıdan yorum yapmak kolay ama yaşaması pek de kolay değil diye düşünüyorum. Kısaca toparlamam gerekirse, kitabın sonuna geldiğimde gerçekten “bu kadar mıydı” diye düşündüm. Ama sonundan bağımsız olarak olay örgüsü akıcıydı ve hayattan parçalar taşıyordu. Spoiler Uyarısı: Aşağıda, olay örgüsünün hızlı ve tam bir özeti yer almaktadır. Hikâye onun çocukluğunda başlar. Japonya’da küçük bir kasabada yaşayan Hajime tek çocuktur ve biraz yalnızdır. Ta ki Shimamoto ile tanışana kadar. O da tek çocuktur ve çocuk felci nedeniyle hafif aksayarak yürür. İkisi birbirlerinde mükemmel bir arkadaş bulurlar. Öğleden sonralarını onun evinde geçirir, sohbet eder, babasının plaklarını tekrar tekrar dinlerler. Aralarındaki bağ sanki sonsuza kadar sürecek gibidir. Ama sürmez. Ayrılırlar ve büyüdükçe yolları farklı yönlere gider. Bağları uzak bir anıya dönüşür. Onlarca
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,5bin okunma
"Diyelim ki bir anda herkes kör oluyor..."
8/10
·336 syf.·
2026 9. kitabı
José Saramago'nun "Körlük" isimli romanı; İskeletini toplumsal etoslar ve insan psikolojisi üzerinden oluşturan, etkileyici ve güçlü bir romandi benim için. Ahlakı,siyaseti, toplumu ve insanı aynı çerçevede bir araya getiren roman, birden çok felsefeyi de yapı malzemesi olarak kullanmış. Saramago, insanın değerlerini yitirdiğinde bile politik bir varlık olmaktan çıkamadığını aksine politikanın ilkel formuna gerilediğini anlatıyor. Toplumun normatif kurallar derisini soyup bıraktığı kurguda bastırılmış vahşeti ve çürümeyi yüzeye çıkartıyor. Roman konusu pandemik bir zeminde oturtulmuş bulaşıcı bir körlük etrafında şekilleniyor.Kaos karşısında olası insan davranışlarını alegorik kurgu ile aktarırken, sınırları zorlayan bir dil kullanıyor. Insanın ekstrem olaylar karşısında bireysel sorumluluğunu atomize edebileceğine dikkat çeken Saramago olayları sebep-sonuç ilkesi ile ele alıyor. Dünya üzerinde yaşanan toplumsal olaylarda verdiğimiz tepkiler göz önüne alındığında, onun kurgusuna realist bir toplumsal deney odası diyebilirim. Romanın bilinç akışı tekniği kullanarak yazılmiş olması okuyucuyu zorlasa da soluksuz bir okuma deneyimi sunuyor, kaosun bedensel karşılığını fazlasıyla veriyor. Üst katmanda fiziksel körlüğün somut olası sonuçları ele alınmış.Bu hâliyle alıştığımız düzenli hayattan, tam ihtiyaç haline düşen insanların verdiği yaşam mücadelesini okuyoruz. Kurguda groteks bir dil kullanılmış olsa da ; görme yetisini olmayan insanların yaşadığı zorluklara karşı farkındalık yaratan bir anlatı olarak da etiketlenebilir. Alt katmanda ise zihinsel körlüğün kitle dönüşüm silahı haline gelme süreci vurgulanıyor. Güç ve iktidar sahipleri, mülkiyet hakki , sosyal norm kaymaları, kimliksel ötekileştirme ve yok sayma politikaları, cinsel istismar, açlık gibi
Alıntı
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 1. kitabı
Sigmund Freud’un Cinsellik Üzerine adlı eseri, psikanalitik kuramın en temel ve aynı zamanda en tartışmalı alanlarından birini ele alır: insan cinselliğinin kökeni, gelişimi ve psikolojik yapı ile ilişkisi. Bu eser yalnızca biyolojik bir cinsellik anlatısı sunmaz; aksine, cinselliği insan ruhsallığının merkezine yerleştirerek çocukluk deneyimlerinden yetişkin kişiliğine uzanan bir süreklilik içinde inceler. Okuma sürecim boyunca en dikkat çekici nokta, Freud’un yetişkin cinselliğini düşündüğümüzden çok daha erken dönem yaşantılarına dayandırması oldu. Kitap, içerdiği yoğun psikanalitik terminoloji nedeniyle akıcı bir okuma deneyimi sunmuyor. Libido, dürtü, bastırma, sapma, infantil cinsellik gibi kavramlar sürekli teorik bağlam içinde ele alındığı için metni sindirmek zaman aldı. Bu nedenle okurken birkaç kez uzun ara verme ihtiyacı hissettim. Freud’un yazım tarzı da günümüz bilimsel metinlerinden farklı olarak daha yorumlayıcı ve kuramsal olduğu için, metni anlamak yalnızca okumayı değil, kavramlar arasında zihinsel bağlantılar kurmayı gerektiriyor. Ancak bu zorluk, kitabın entelektüel değerini azaltmıyor; aksine, metnin derinliğini gösteriyor. Freud’un en çarpıcı iddialarından biri, cinselliğin ergenlikle başlamadığıdır. Ona göre cinsellik, doğumdan itibaren var olan bir dürtüsel enerjidir ve farklı gelişim evrelerinden geçerek biçim değiştirir. Oral, anal ve fallik dönemler aracılığıyla çocuklukta şekillenen deneyimler, yetişkinlikteki cinsel yönelimleri, tercihleri ve hatta kişilik yapısını etkileyebilir. Bu bakış açısı, günlük hayatta “cinsellik = yetişkinlik” şeklindeki basit anlayışı kökten sarsıyor. Özellikle yetişkin cinselliğinin temellerinin çocukluk yaşantılarına dayanması fikri benim için şaşırtıcı ve düşündürücüydü. Freud’un şu sözü kitabın temel
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20205,6bin okunma
5/10
·151 syf.··
2026 15. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 21:10
Sabırsızlık da olsa bu kadar deneysel bir argüman görmedim. Tiksintim kitaptan, her kitabı özümseyerek okuyan bir bireyim, ama o kitap, bu değil sanki. Göz kamaştırıcı bir delalet vermedi, okurken ben psycho (sapık) gibi hissettim. Marquis de Sade'nin Sadomu hem filmini izleyip, hem kitabını okudum bu kadar tiksinmedim. Bir başka örnek daha vereyim Jean Genet'in Aşk Bir Şarkı'nın hem filmini izleyip Denizci kitabı olan (Querelle) onunda vizyona girmiş bir filmi rahmetli Fassbinder tarafından uyarlaması ondan da bu kadar tiksinmedim. Yazar bildiğin derinlere inmiş, benim gideceğim yer burası deyip, kitabı zar da olsa bitirdim.
1000Kitap
Cinsel SapmalarAnthony Storr · Yılmaz Yayınları · 1992150 okunma