İstesem, çoğunun ne mal olduğunu pek güzel görebilir, böylelikle kendilerini bazen hayrete düşürebilirdim. Ne var ki, böyle bir şeye seyrek olarak hevesleniyor ya da bu konuda hiç istek duymuyordum. Hep kendimle, hep kendi kendimle meşguldüm.
“Âteş-i aşkın dilimde her ne dem pür-cûş olur
Dûd-ı âhım şu’le-i dûzahla hem-âğûş olur
Ol kıyâmet-sûz-ı aşkım kim reg-i dâğ-ı derûn
Sad-hezârân âfitâb-ı mahşere serpuş olur”
Leskofçalı Gâlib Bey
(Ey Sevgili!) aşkının ateşi, gönlümde her ne vakit coşup kabarır; işte o anda, içimde ateşinden neş’et eden) ahlarım dumanı, cehennem Aleviyle (iki eski dost gibi) kucaklaşır, birbirine karışır.
Kıyameti (bile) yakan öyle bir aşka sahibim ki, içimdeki dağlama yaralarından sarkan (kömürleşmiş yanık) damarlar, (eğer iplik yumruğu gibi tezgaha gerilip dokunsa) yüzbinlerce mahşer güneşine serpuş olur (da onların ateşini tesirsiz kılar).
1 Ateş-i ışka yanup dil men ü mâdan geçdi
Hak oldi ser-i kûyunda hevâdan gecdi
2 Dûd-ı âhumla gözüm yaşına rahm eyle beni
Yire geçdi birisi biri semâdan geçdi
3 Ka'be-i kûyuna irgür beni kurbân oldi
Bil Halilem buni dil sa'y u safâdan geçdi
4 Aks-i çeşmümde gören "aks-i ruhun didi şehâ
Suya düşmiş sanasın mâh ya mâdan geçdi
5 Gel tabîbüm yüri sen itme Sıyâmî'ye ilac Çâre yok derdine anun şimdi devâdan geçdi
Elvis Presley'in pek çok konserinde gençlik adeta ayaklanıyor, bayan hayranları sahneye ve kulise hücum ediyordu. Genç bir erkek olarak Elvis dd bunun keyfini sürüyordu. Bu günlere dair, arkadaşı ve koruması olan Red West şöyle diyordu: "Günde onunla birlikte olmak isteyen 3-4 kızı getirip Elvis'e bırakıyorduk." Elvis, şöhreti arttıkça etrafında arkadaşlarından bir grup oluşturmuştu. Her türlü işini gören ve korumalığını da yapan bu arkadaşları, ona ulaşmaya çalışan tanımadığı kızlar için de adeta bir çeşit ön eleme kademesi olmaya başlamıştı.
Sayfa 526 - Kralın olduğu yerde saray erkânı, sarayın olduğu yerde de "ön eleme" doğar. Bataklığın asıl dehşeti dipsizliği değil, davetkârlığıdır.·Kitabı okudu