Eğer insan olmanın özünde ne anlama geldiğini keşfederseniz, sizi ağına düşüren her şeyden ve kendiniz hakkında düşünüp durmaktan kurtulursunuz. İşte o zaman insanlık, insan ruhu ve tüm bunlardan dolayı da diğer insanlar üzerine kafa yorarsınız. Bu özgürlük sayesinde, böylesi bir entelektüel ve duygusal evveliyata ait bir şeyin üstesinden gelmenin verdiği başarmış olma hissi de, ayrıca muhteşemdir.
“Neden bir şeyleri merak ederiz? Sanıyorum yaşadığımız bir deneyim, dünyayı algıladığımız bakış açısıyla çeliştiğinde kendimize soru sormaya başlıyoruz. Ben de böyle bir sorgulamayı 4-5 yaşlarındayken babam bana bir pusula gösterdiğinde yaşamıştım. Pusulanın ibresi kararlı bir şekilde ancak dünyanın nasıl işlediğine dair alışılagelmiş açıklamaya uygun olmayacak bir davranış gösterdi. Bu şu anlama geliyordu: Bir şeyi hareket ettirmek için ona dokunmalısın! Hâlâ hatırlıyorum ya da hatırladığıma inanıyorum ki, bu deneyim üzerimde derin ve oldukça uzun süren bir etki bırakmıştı. Derinlerde, her şeyin arkasına saklanmış bir şeyler olmalıydı.”
Einstein
Zulüm kötü bir şeydir Hanna,
Yoksulluk utanılacak bir şeydir,
Dünyanın neresinde olursa olsun,
Kötülüğün sesi dünyanın neresinden gelirse gelsin Hanna
İyi değildir, yüreğimizi dağlamalı kötülük
Bak, bu söylediklerimi ancak sen anlarsın yürekten,
Ancak biz anlayacağız
Seninle birlik
Ölene dek
Barışın, dostluğun, şıkır şıkır sevginin
Türküsünü durmadan durmadan söyleyeceğiz.
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun
Tellersin pullarsın
Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün, bir de bulutları görürsün
Bir de bulutları görürsün
Köpürmüş gelen bulutları
Başka ne gelir elden?