Cumhuriyet, Osmanlı İmparatorluğu'nun devamı mı?
1923'te Osmanlı Devleti'nin bütün mevzuatı, siyasi, ticari, iktisadi bütün müesseseleri toptan mı kaldırılmıştır? Hayır, bu kurumlar bugün dahi devam etmektedir. Sadece rejim,yönetim şekli değişmiştir. Dolayısıyla devlet hayatında hiçbir kesinti söz konusu değildi, devam ediyordu.
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Alıntı
Byung-Chul Han
Düello da ritüelleşmiş bir ikili-mücadeledir. Arkaik kültürlerdeki adli düelloya kadar geri gitmektedir. İçinde kutsal bir boyut barındırır. Hüküm bir tanrı yargısını andırmaktadır. Carl Schmitt burada dike (Yunanca adalet) ve tyche (Yunanca yazgı, rastlantı, tanrısal alın yazısı) iç içe geçmektedir. Adli düellonun Yeni Çağ’daki devamı sayılabilecek düello da bir yargı yetkisine sahiptir. Düellodan önce hay­siyet divanına başvurulur. Bu, medeni usul mahkemelerindeki işlemlerden pek farklı değildir. Ritüelleşmiş bir ikili-mücadele olarak sert ve kesin oyun kurallarına tâbidir. Tarafların simetrisine büyük bir titizlikle dikkat edilir. Düello, ritüelleşmiş bir oyun biçimini alır: “Mücadelenin gerçekleştiği alan bir oyun alanıdır; silahlar birbirinin tamamen aynı olmalıdır; düello tek bir işaretle başlar ve biter; atışların veya kılıç darbelerinin sayısı önceden bellidir.” Düellonun gereklerine itiraz edenler onursuz sayılır ve kovularak sosyal konumlarını kaybederler. Bu ritüelleşmiş ikili-mücadelede söz konusu olan bir başkasının yok edilmesi değil, onurdur. Taraflar, savaşa girip hayatlarını ortaya koymakla haysiyetlerini, “erkeklik onur”larını kanıtlamaktadır. Düello, sonucundan bağımsız olarak onuru yeniden tesis etmektedir. Taraflar, düellodan sonra toplumsal yargı nezdinde onurlu erkekler sayılır. Avrupa’nın askeri onur tasavvurunu önemli ölçüde şekillendiren şövalyelerin onur kodeksine göre, bizzat kendini de tehlikeye atmadan düşmana saldırmak onurlu bir davranış değildir. Düşmana sadece muharebe meydanında saldırmak onurlu bir davranıştır. Buna karşılık düşmanı sinsice öldürmek, sözgelimi zehirlemek onursuz bir davranıştır. Simetriye ve karşılıklılığa büyük bir titizlikle dikkat edilir. Ritüelleşmiş ikili-mücadele olarak savaşta adil olmak için öncelikle savaş
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"..bunun yerine size baska, dogrudan dogruya ivan fyodorovic'e ait son derece ilginc, cok ozel, ufak bir hikaye anlatacagim. bes gun ya var ya yok, kendisi burada hanimlarin cogunlugu olusturdugu bir toplulukta, bir tartisma esnasında cok ciddi olarak, dunyada insanları hemcinslerini sevmek icin zorlayan bir gucun, insanligin ille de sevilecegine iliskin bir yasanin bulunmadigini ileri surmus. yeryuzunde sevginin varligini doga yasalarina degil, sirf insanlarin ruh olmezligine olan inanclarina baglamis. ivan fyodorovic parantez icinde, doga yasasinin da bu oldugunu soylemis; insanoglunda ruhun olmezligine iliskin inanc yok edilse, yalniz sevgi degil, yeryuzunde hayatin devami icin butun canli guc de soner gidermis. ote yandan, ahlaksizlik kavrami kalkacak, her sey, hatta yamyamlik bile dogal sayilacakmis. daha da ileri gitmis: ne tanriya, ne de olmezlige inanan herkes icin -mesela bizler gibi- dogadaki ahlak yasasi hemen eski din yasasinin tam tersine bir bicim almaliymis. insanlar icin kotuluge kadar giden her turlu bencil davranis sakincasiz goruldukten baska, en gerekli, en uygun, neredeyse en soylu bir kurtulus caresi sayilmaliymis. bu tur paradokslar ve gariplikler kumkumasi sevimli ivan fyodorovic'imizin sozu nerelere goturebilecegini, daha dogrusu goturmek niyetinde oldugunu tahmin edebilirsiniz beyler. ... -sana bir itirafta bulunmak zorundayim, diye basladi ivan. ben insanin yakinlarini sevmesinin nasil mumkun oldugunu oldum olasi anlayamadim. bence, ozellikle yakinlar sevilmez de uzaklarimiz sevilir. nasil olduysa, bir yerde "merhametli yohan" (bir ermistir bu) ile ilgili bir hikaye okumustum: bir gun ermisin kapisini fakirin biri calmis; ac, usumus bir halde isinacak bir kose istemis, ermis onu kendi yatagina almis, kotu bir hastaliktan cerahatlenmis, pis
Sayfa 314 - isyan·Kitabı okudu
“Ey devamı olmayan dünya zevklerine aldananlar, muvakkat gölgeye güvenmek ahmaklıktan başka bir şey değildir.” (Hz Hasan)
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
Gün güne ekli mi, günler günlerin içinde yavaş mı, birbirinin devamı mı, her gün ayrı bir ömür mü, galiba bunları ayrı ayrı duydum ve yaşadım.
Sayfa 92·Kitabı okuyor
İlkbahara yüklenmemiz mevcut olmayan başlangıçla çirkin devamı düşünmemek içindir.