"Hatırlanması gerekenler zamanla yok olmasın ve bizden sonra geleceklerin hafızalarından silinmesin diye, pek çok kötülükleri ve bütün dünyayı gördüğümden ve dolayısıyla Şeytan’ın pençesine düştüğümden, ölülerin arasında ölümü beklediğimden, şahit olduğum her şeyi yazıya dökmek mecburiyetindeyim."
Suç Ortakları'nı okurken tahmin ettiğimden çok daha fazla eğlendim. Polisiyeleri okumak keyifli oluyor zaten ama bir araya geldiklerinde sanki bir yapbozun iki parçası gibi birbirini tamamlayan bir ikili varsa ortada tadından yenmiyor benim için. Üstelik bu sefer bu ikili karı-koca.
Tuppence ve Tommy. İkisine de bayıldım ben. Birbirlerine takılma yöntemleri, ikisinin de ayrı ayrı zeki karakterler olması ve gerektiği yerde kimin soruşturmayı yönetmesi ya da kimin daha geri planda kalması gerektiği konusunda birbirlerine tamamen güvenmeleri çok hoşuma gitti.
Ayrıca kitabın tek bir olay üzerinden ilerlemektense her bölümde farklı bir olayı ele almasını da çok sevdim. Bir tiyatronun farklı perdelerini izliyormuş gibi hissettim okurken. Tuppence ve Tommy'nin her soruşturma için başka bir "kurgu" dedektif ikilisinin rollerine girmeleri de yine çok hoşuma giden bir olaydı.
Agatha Christie okumayı giderek daha fazla sevmeye başladım sanki ben. Neyse ki okunacak hala çok fazla kitabı var ve ben bundan sonra herhangi bir tanesini gözüm kapalı alıp okumaktan çekinmeyeceğimden emin gibiyim.
Suç OrtaklarıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2022448 okunma