YouTube kitap kanalımda Nietzsche Ağladığında kitabı için hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz: ytbe.one/nLLeUV0Up5k
100 tane kişisel gelişim kitabına bedel bir kitap okumak ister misiniz? O halde şu an doğru incelemeyi okuyorsunuz demektir.
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak sizi çok geliştirecek ve bakış açınızı değiştirecek kitaplar önerdim, bu yüzden yorumlara bakmayı unutmayın.
Nietzsche Ağladığında kitabı, bugüne kadar hep karşıma çıkan kitaplardan biriydi. Ama bu kitabı kendim için öyle doğru bir zamanda okudum ki, adeta küllerimden yeni bir benlik inşa ettiğimi hissettim. Hem Nietzsche’nin dediği gibi insan “Önce kül olmadan nasıl yeni olabilir ki?”
Kül oldum ben de bu kitabı okurken. Kendimi hem Nietzsche’nin hem de Breuer’in yerine koydum. Yeri geldi evlilik sorunlarım oldu Breuer gibi, yeri geldi içimdeki esas hakikati aradım Nietzsche’nin yaptığı gibi. Ama değişmeyen tek şey vardı: Bu kitabı okurken 100 kişisel gelişim kitabına bedel olduğunu anlamıştım.
Üstelik bu kitabı 4 yıldır devam ettiğim kitap okuma grubumla birlikte bu ay okuduğumuz için benim için yeri çok ayrı oldu. Çünkü hem ay boyunca Irvin D. Yalom hakkında öğrendiğim bilgileri Telegram grubumda paylaştım hem de Nietzsche’nin hayatı hakkında çok daha fazla bilgiyi öğrenebildim bu süreçte.
Kalabalıklar içinde yürürken aklımda sürekli varoluş ve yaşam hakkındaki sorularımla birlikte yürürüm. Bu kitap benim bu felsefi adımlarıma çok destek oldu bu zaman diliminde. İnsanların oradan oraya sorgulamadan yaptığı gidişleri içinde bana yaşam ve ölüm dengesini, hayattaki esas hakikatin ne olduğunu ve Nietzsche’nin çektiği acıları düşündürdü.
Artık ölümümle arkadaşız. Her yere kendisiyle birlikte gidip geliyorum. Aynı Ingmar Bergman’ın Yedinci Mühür filminde olduğu
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CqfN4AtNNP-
Bir süredir yazılıp çiziliyor. Konuyla ilgili konuşuluyor. Bana da her gün soruyorlar... Doğru mu değil mi? Değil desem de inanmıyorlar. Belki de haklılar. Sürpriz... İlk romanım Kimlink artık sizlerle!
Daha önce burada yüzlerce kitabın incelemesini yazarken bu kadar zorlanmamıştım ama ilk kitabım için duyduğum heyecanı da sizlerle paylaşmadan edemedim.
Kimlink bir üstopya romanı. Yıllardır burada "distopikokur" ismini kullanmama bakmayın. Gerçek hayatta o kadar da "distopik" biri değilim aslında. O yüzden hayatta hem ütopya hem de distopyaların belli oranda yerinin olduğunu düşünüyorum. Ama beni ekranların ardından görebildiğiniz kadarıyla tanıyorsunuz elbette. Bu yüzden bu kitabı okurlarımla -yani sizlerle- bir tanışma fırsatı olarak görüyorum.
Her gün sosyal medya kullanıyoruz. Her günümüz teknolojiyle iç içe geçiyor. Size bunları yazarken bile teknolojiyi kullanarak ulaşabiliyorum. Teknoloji ve linkler hepimiz için yeni gerçeklikler ve yeni kimlikler inşa ediyor. O yüzden artık ben "kimlink"imden bağımsız değilim, olamam da. Hepinizin de kendisine has kimlinkleri var burada. Ne de olsa:
"Yabani bitkileri ve hayvanları avlayarak dünya serüvenine başlayan insanoğlu, artık link avlayıp toplayan bir ekranoğluna dönüşmüştür." [s. 154]
Eh, çok uzatmayayım. Her zaman uzatıyorum zaten, az konuşmayı bir türlü öğrenemedim. Bu sefer yazması benden, okuyup yorumlaması da sizden olsun. :)
Kitabı şimdilik D&R, Idefix ve Bkmkitap'ın websitesinden temin edebilirsiniz. Zamanla diğer sitelere de