Batı felsefesinin kökleri, Yunan filozofların beşinci ve altıncı yüzyıllarda yaptıkları çalışmalarda saptanabilir. Zaman içinde Sokrates öncesi (Presokratik) filozoflar adıyla anılmaya başlanan bu düşünürler, çevrelerindeki dünyayı sorgulamaya yöneldiler. Bu filozoflar, çevrelerinde olan bitenleri Yunan tanrılarına bağlamak yerine, dünyayı, evreni ve kendi varoluşlarını açıklayabilen daha akılcı açıklamalar getirme arayışına girdiler.
"...Bir histerinin, deformasyona uğramış bir sanat eseri; obsesyonlu nevrozun, deformasyona uğramış bir din; paranoya manisinin de deformasyona uğramış bir felsefe sistemi olduğunu aşağı yukarı söyleyebiliriz."