«Biraz uzandıktan sonra ansızın ne kadar yorgun olduğunu fark edip başucundaki lambayı kapayarak gözlerini yumdu ve anında kuzeye yaptığı uzun yolculuk sırasında uzak durmaya çalıştığı düşüncelerin eline düştü. Evliliğinin yavaş yavaş ve insafsızca dağılışı, ayrılık kararı, ev yüzünden gitgide daha da şiddetlenen kavgalarla geçen aylar ve finaldeki o unutulmaz gece, bir zamanlar evim dediği yerde bütün malları bölüşmeye karar vermeleri.»
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Burada dikkat etmişseniz hareket tarihleri M.Ö. 429. Yani o günden bu yana sistemli bir hareket planı içinde. Binlerce yıldır sinsice sürdürülen ve yerine getirilmesi gereken ahdin finalindeyiz. Bu final 2008 mi yoksa çokça lafzı edilen 2012 mi? Ne dersiniz?..
Şimdi yavaş yavaş konuyu daha da ısıtalım isterseniz...
Yukarıda merhum Ziya Uygur'un vurguladığı "Milatta 429 sene evvel Perikles'in Yunanistan'ına vardı" cümlesi dikkatinizi çekmek istiyorum. Yani yılanın ilk hareket noktası Yunanistan(!) kısmına. Ne tesadüf ki bugün Türkiye yine bu isim altındaki devlet tarafından içimizdeki ifsat yuvası Fener Rum Patrikhanesi eliyle çözülmeye çalışılıyor!..
Öyleyse bizde bu çözme çalışmalarına değinelim.
Evet, yeni plan Ayasofya'nın Kilise yapılması. Artık kendilerini buna hazır hissediyorlar. Ekümeniklik, papaz okulları, vakıf araziler derken şimdi de Ayasofya'yı bizden istiyorlar. Yarın Sultanahmet, Süleymaniye Camileri ile ilgili planlarını da yüzümüze karşı açık açık söyleyecekler. Zaten Sultanahmet Camisi ile ilgili planlarını Robert Koleji'nin mahdumu Boğaziçi Üniversitesi'nde gizlice yapılan toplantılarda "Hipodrom" olarak kararlaştırmadılar mı?... Mimarları projeleri hazırladı bile... Bakınız Siyon yılanı tarih içersinde nasıl bir yol izlemiş:
Siyon Yılanı mazide;
YUNANİSTAN (ESKİ HELEN UYGARLIĞI)
ROMA
PARİS
LONDRA
BERLİN
PETERSBURG'a
Yakın tarihte ise:
MOSKOVA
KİEW
“Bir tarafı seçmek, tanımı gereği, kendi tarafımız için zafer, diğeri içinse yenilgi arzusunu iına eder. Bu demektir ki taraflar eninde sonunda biri ötekine boyun eğsin diye mücadele etmektedirler. İlke ne olursa olsun tabii hala ilke diye bir şey kalmışsa finaldeki boyun eğme ve yenilgi eylemi, totaliter bir ilişkiyle sonuçlanır. Ayrıca, taraflar arasındaki mücadele ne kadar uzarsa, amacın aracı haklı kıldığı düşüncesi zamanla (belki de bilinçsizce) o oranda geçerlik kazanır (Vassaf, 1997: 123).”
Film – Kitap Farkları
Dumbledore–Harry İlişkisi (ÇOK ÖNEMLİ)
Kitapta:
Dumbledore, Harry’ye bilerek ve uzun süre mesafeli davranır
Harry bu duruma öfke, yalnızlık ve kırgınlık yaşar
Finaldeki konuşma çok uzun, duygusal ve felsefidir
Filmde:
Bu mesafe çok az hissettirilir
Final konuşması kısaltılmış ve yüzeyseldir
Sonuç:
Kitapta Harry’nin içsel çatışması çok daha derindir.
Ehl-i dalalet, muvakkat hayata karşı mücadele ediyorlar. Bizler, ölüme karşı nur-u Kur'an ile cidaldeyiz. Onların en büyük meselesi –muvakkat olduğu için– bizim meselemizin en küçüğüne –bekaya baktığı için– mukabil gelmiyor. Madem onlar divanelikleriyle bizim muazzam meselelerimize tenezzül edip karışmıyorlar; biz, neden kudsî vazifemizin zararına onların küçük meselelerini merakla takip ediyoruz.