• Tesettürün modaya kurban edilmesi, ojeli tırnaklar,bonesiz örtüler, aşırı makyaj ve vücudu teşhir edici kıyafetler...Tesettür  herkesin işine geldiği gibi yorumlayacağı subjektiflik içeren bir konu değil. Muhafazakar moda haftası... Pardon da podyumda tesettürlü manken yürüterek neyi muhafaza ettiğinizi düşünüyorsunuz? Kısa paça pantolonlar, aşırı makyaj ve vücudu teşhir edici kıyafetler, bir kumaş parçasına fahiş fiyatlar normal değil. Tam başörtüsü özgürlüğünüzü kazandık derken örtünün altındaki başları kaybettiniz. Baş örtüsü değil sadece mesele örtünün altındaki baş ve örtünün altındaki baş gittikten sonra örtü takmanın bir anlamı kalmıyor. Herşeyin bozulduğu bu zamanda  dini de bozmayın. Hz.Aişe validemiz sizi görseydi yüzünüze tükürürdü din bu değil diye. İçine gömlek giymediğinde sürekli boyun gösteren tunikler, her adımda bileği açılan etek ve pantolonlar, cool  görünüm adı altında nerdeyse kalça hizasında üretilen tesettür adı altında yutturulan elbiseler...Tesettür firmalarının kendilerini dünyaca ünlü marka zannedip, etikete fahiş fiyatlar koyması kapitalizmin çarkına su taşıması ve sonra kazandığı bu paradan yani çoluğuna çocuğuna hak edilmeyen bir fiyattan gelir sağlanması haramdır. İslamiyette yeri yoktur. Müslümanlar dünyanın dört bir yanında açlıktan ölürken, defilelerde, instagramlarda boy gösteren fenomenlerin islamın bir emrini kullanarak bu kadar para kazanması ve cuma günleri Cuma, kandil mesajları atması dini kendi çıkarları için kullanması doğru değil... Tesettür firmalarının fenomenlerinin lüks arabalarda jiplerde, yerli yabancı markaları, yüksek sesli müzik eşliğinde, aşırı makyajlı şekilde canlı yayın açıp takipçilerine sunması en hafifiyle hiç hoş değil. Muhafazakar kesimden fakir olan genç kızların önünde bu şekilde eğreti bir idol oluşturmanızın dinde yeri yok. Toplumu var eden kadındır. Bir erkek olarak sizlerin metalaşması, defileleriniz toplumun da bozulmasına yol açmaktadır. Çıkarınız için tesettürü ayaklar altına almayın. Tesettür mağazasına gidip uzun etek bulamamak bulsan da fahiş fiyat ödemek normal değil. Sırf tesettür giyim markalarının çekimlerini yapmak için binlerce lira harcayıp yurtdışında çekim yapmak manken olarak da SÖZDE tesettürlü instagirlleri kullanmak sektörünüze yakışmıyor. Layıkıyla kapanmayacaksanız tesettürü kullanmayın.  "Ben böyleyim , ben eksiğim...vb." cümlelerle tesettürü yanlış temsil etmeyin. Din bu değil. Bu mudur moda? Tesettür adı altında, moda adı altında sadece siz para kazanacaksınız diye dini ayaklar altına almayın. Dört dörtlük müyüz? HAYIR. Ama bir şeyler bizi kendimize getirebilir mi? EVET. Açalım gözümüzü, kendimizi düzelterek işe başlayalım. "El ne der?" bilinçaltıyla moda adı altındaki şeylere bu kadar prim vermemeniz gerekir. Peygamber Efendimizin bir evi bile yoktu. Oysaki lüks kıyafetler, lüks yaşam, lüks villalar, lüks arabalar, lüks yemekler, lüks çantalar. Dinimiz bu değil. Bugün berat kandili. Eleştiri yazmayacaktım ama artık iş çığırından çıktı. Çoktandır bu mesele hakkında, bu ahlaki erozyon hakkında yazmak istiyordum. Bugüne nasipmiş. Ne olur kendinize gelin... Dine çok zarar veriyorsunuz. Dini temsil edemeyecekseniz bu işi de bırakın... Sonra ne yüzle Rabbimizin huzuruna varırız???

    "Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi de mi helâk edeceksin Allah'ım?"  #tesettür #tesettürmoda #türbanlıolmak

    Bu sözlerimden işini hakkıyla yapanlar alınmasın. Dini bilerek veya bilmeyerek bozmaya çalışan "Aşırı makyaj yapıp toplumun karşısına çıkan," Ay kızlar bugünkü elbisem şuradan, çantam buradan,ayakkabılarım buradan, rujum, tırnaklarım, kirpiklerim şuradan" deyip lüks arabalarda, yüksek müzik eşliğinde, hem de trafikte canlı yayın açan ve mesajları araba sürerken okumaya çalışıp takipçilerine cevap vermeye çalışan fenomen?? denilen kişilere ve buna izin veren firmalaradır.Trafikte bunların cezası yok mu? Topluma kötü örnek olmayın, dinî ve ahlakı bozmayın. Kendinize ve sektörünüze bir öz eleştiri getirin derim...
  • Bugün "geliştirilmiş" süt inekleri dolu memeleri yüzünden zar zor hareket ederken, "geliştirilmiş" tavuklar ayağa kalkamaktadır... Kapitalist düzen nettir, der ki;Herşey müşterinin ete ne kadar ödemek istediğinde bitiyor... Müşteriler kendi önceliklerini belirlemeli, fiyatlar mı önemli, yoksa vicdan mı...
  • Türkiye'de elektriğe, suya, telefona ve benzine dünyada benzeri görülmemiş fiyatlar öderiz.Türk olmak biraz da oturduğumuz dalı kesmek, ileriyi değil sadece an'ı düşünmek olduğu için!
  • Nefes nefese insanlar. Kafalarında işleri. İşler. Alacak-verecek. Giyim-kuşam. Yeme-içme. Gezinti. Konut sorunu. İşsizlik. Fiyatlar.
  • Kuşbeyin bölüştürür yakılacak buğdayı, tabi dünya pazarında fiyatlar yüksek kalmalı!
  • Uppsala Üniversitesinden Profesör Leif Andersson’ı dinleyelim. Andersson daha hızlı büyüyen domuzlar, daha fazla süt üreten inekler ve daha besili tavuklar yapma amacıyla genetik geliştirme üzerine uzmanlaşmıştır. Gazeteci Naomi Darom, Haaretz gazetesinde Andersson’la yaptığı söyleşide, bu tip genetik müdahalelerin hayvanlara acı verip vermediğini sorarak araştırmacıyı sıkıştırır Bugün “geliştirilmiş” süt inekleri, dolu memeleri yüzünden zar zor hareket edebilirken, “geliştirilmiş” tavuklar ayağa kalkamamaktadır Profesör Andersson’un cevabıysa son derece nettir: “Her şey müşterilerde ve müşterilerin ete ne kadar ödemek istediğinde bitiyor […] Müşteriler kendi önceliklerini belirlemeli, fiyatlar mı önemli yoksa başka öncelikler mi?”
  • Özgür olan tek şey fiyatlar. Bizim topraklarımızda Adam Smith’in Mussolini’ye ihtiyacı vardır. Yatırım özgürlüğü, fiyat özgürlüğü, kambiyo özgürlüğü: piyasalar ne kadar özgürse, insanlar o kadar tutsak. Küçük bir kesimin refahı geri kalan insanları lanetliyor. Masum bir serveti bilen var mı? Kriz zamanlarında liberaller muhafazakâr, muhafazakârlar ise faşist olmuyorlar mı? Kişilerin ve ülkelerin katilleri kimlerin emrinde görevlerini yerine getiriyorlar?