Mutluluk Diye Bir Şey Yok Galiba!
8/10
·56 syf.··
2024 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2024 13:08
Arthur Schopenhauer Alman filozof ve yazardır. Alman felsefe dünyasının ilklerindendir. Platon (Eflatun), Immanuel Kant, Johann Wolfgang Von Goethe, Baruch Spinoza, John Locke, David Hume, George Berkeley gibi isimlerden etkilenerek bu yola girmiştir. Başta Friedrich Nietzsche olmak üzere Albert Einstein, Sigmund Freud , Lev Tolstoy , Jean-Paul Sartre , Marcel Proust , Carl Gustav Jung , Thomas Mann , Hermann Hesse , Jorge Luis Borges , Samuel Beckett ve Jorge Luis Borges gibi büyük filozof ve yazarları da yaptıkları ile etkilemeyi başarmıştır. Etkiledikleri isimleri görünce zaten ne kadar büyük bir isim olduğunu anlayabiliyorsunuz. Genç yaşlarda Karoline Jagemann isimli bir kadınla tanışır. 11 yaş büyük Karoline ile yaşadığı erotik kargaşa Arthur'u ruhsal anlamda şiddetli bunalımlara sokar. Erken yaşlarda babası kaybetmiş ve kalan miras ile geçinmeye başlamıştır. Para sorunu o nedenle çok yaşamamış, çok kitap okumuş ve çok ülke gezmiştir. Georg Wilhelm Friedrich Hegel ile olan kavgaları da meşhurdur. Schopenhauer felsefesi iradenin üzerine kuruludur. Kötümserlik, karamsarlık gibi kavramlardan bu bakış açısından doğar. Acı ve kederden iradeli olarak kısmen kurtulabileceğimizi söyler. Kadercilerdendir de diyebiliriz. Bu açıdan da doğu kültürüne benzer yaklaşımlar gösterir. Ona göre birbirlerini en çok büyüleyenler, birbirlerini en çok tamamlayanlardır. Ona göre; bu anlamsız, boş, acıyla dolu ve kötü hayattan kaçınmanın tek yolu vardı: İstencimizi öldürmek! Acı, kötülük gibi olumsuz kavramlar kontrolsüz iradeden doğmuştur. Anlamak ve anlayış kavramlarının da üzerinde duran Schopenhauer, anlamanın tüm hayvanlara aittir, ama anlayış sadece insanlara aittir. Schopenhauer her şeye rağmen kötümser yani pesimist yazarlardandır. Dünya ona göre kötüdür ve suçtur. Daha kötü olsa üstesinden gelemeyiz ama yeterince kötüdür. Yani sabredebileceğimiz, sınavı geçebileceğimiz oranda kötüdür. Bu bakış açısına bakarsak dinimizle de benzer bir kafa yapısının olduğunu görebiliriz aslında. Yani kaldıramayacağımız derdi bize yaradan vermez, sınav üstesinden maksimum gelebileceğimiz ölçüdedir. Bu Schopenhauer ın görüşü ile tamamen paralel. Yaşam, ona göre can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir. Hayvan hakları ile ilgili de çok güzel bir görüşü vardır. Hayvanlara kötü davranan kişi, iyi insan olamaz. İnsanlarla ilgili de kimseyi yaralama sakın, onlara yardım et der. Ayrıca sanat ile ilgili nihilist düşünceleri de mevcuttur. Ölüm ona göre hayattan daha iyidir ama bunu intihar etme arzusu olduğu yönünde algılamamak lazım. Sadece bir abartılı örnekleme olarak değerlendirmede fayda var. Mutlu Olma Sanatı kitabına gelecek olursak: Kitap sadece 55 sayfadan oluşuyor. Mini mini bir kitap. Madde halinde mutlu olmanın yollarını sıralamış. Filozof için kendi düşünce dünyasına paralel olarak en başta pozitif ve kusursuz bir mutluluğun imkansız olduğu önermesi yer alır ve mutluluğa erişebilmek adına iki ana konudan bahseder: 1. Kendimize karşı davranışımıza ilişkin konular 2. Başka insanlara karşı davranışımıza ilişkin konular. Neşeli bir karakter yapısına sahip olmamız gerektiğini belirtiyor mutluluk formülün giriş kısmında. Diğer önemli olan ise sağlıklı bir beden. Bu da mutlu olma arzusuna giden yolda vazgeçilmezdir filozofumuza göre. Yani neşeli mizacın yok, sağlıklı bir bedene sahip değilsen hiç uğraştırma beni abicim, ablacım işine bak diyor. En sonunda da huzurlu biri olacaksın diyerek zaten formülün içine güzelcene ediyor. Eee sağlıklıyım, neşeliyim, huzurluyum zaten az da olsa mutluyumdur be Schopenhauer abi. Önemli olan huzursuz iken mutlu olmanın, sağlıksızken mutluluğun formülünü verebilmekte. Onlar varken bende anlatırım mutlu olmayı :) Nerede kaldı senin filozofluğun demezler mi adama :) Mutlu olmak zor iştir ama deneyelim, çabalayalım der. 45 tane madde sayar. Kıskançlık konusunda yüzde bir milyon haklı. Kıskanç adam mutlu olamaz. Zaten başkasına bakmaktan bu tipler kendilerini göremezler. İyiye değil, kötü durumda olanlara bakın diyerek düşüncesini doğru bir bana kalırsa bir cümle ile destekler. İstediğimiz gibi yaşamamalı, yaşayabileceğimiz gibi yaşamalıyız der. Burada da büyük hayallerden uzak durmamız gerektiğini bizlere belirtmiştir. Az şeyler isteyin der. Hoş olanın değil, acı vermeyenin peşinden koşmayı yeğleyin der. Sanki Kuran ya da hadis kaynağı okuyormuşum gibi hissettim çoğu maddede. Yine geçmişle ilgili keşke gibi ifadeleri "Şöyle yapsaydık daha iyi olurdu." gibi ifadeleri terk etmemiz gerektiğini bizlere hatırlatır ki yine haklı bana göre. Bu düşünceler çünkü bizi bir şeyleri düzeltmeye götürmüyor ve götürmeyecek. Daha çok acı çekip, üzüleceğiz sadece. Bu kadar. Kitaba puanım 8.
Bidünyakitapgrubu
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,8bin okunma
··
4 +1'leme
·
4.963 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kadercilik bize bir şey kazandıra biliyor mu bilemedim
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Kötü bir durum başımıza gelirse buna sınav deriz. Üstesinden gelmeliyiz. Sabır etmeliyiz deriz.
Kitabı o kadar güzel incelemişsin ki okuduğum halde unuttuğum bazı şeyler vardı, incelemeyi okuduğumda kitabı tekrar okumuş kadar oldum. Hatta bazı bakış açılarını mesela ben hiç fark edememişim, şu an kitap yanımda değil ama ilk fırsatta tekrardan incelicem ben de kitabı çok teşekkürlerrr inceleme için bana şu an çok faydası oldu 🙃
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Çok sevindim Hasret 😇🙏🏾