Sadece son on yılın seçim sonuçlarına bakarsanız bu algının tamamen uydurma olduğunu görürsünüz. Aslında bu algı her zaman yalandı. Hiçbir zaman CHP burjuvazisi Türkiye ortalamasını, merkezi temsil etmedi. Hiçbir zaman Türkiye'de yaşayan ortalama bir vatandaş Ertuğrul Özkök'ün çizdiği Beyaz Türk profiline uymadı. Anadolu'daki bir aile reisi karısıyla yatağından hiçbir zaman poz vermez, ahlaksızca fantezilerini yazı konusu yapmaz. Bu tipoloji ortalama Türkiyeli değildir, yerli değildir.
Fakat bu algıyı oluşturmayı başardılar ve yıllarca bizi, yani Anadolu insanını hor gördüler, komplekse soktular, kişiliksizleştirdiler. Yıllardır evin sahibi kendileri, biz ise sığıntı gibi hissetmemize neden oldular
Doğmak bir klişeydi, ölüm bir klişeydi. Aşk bir klişeydi, ayrılık bir klişeydi, özlemek klişeydi, ihanet klişeydi, duyguları inkâr klişeydi, zaaflar klişeydi, korku klişeydi, yoksulluk klişeydi, zamanın geçmesi klişeydi, haksızlık klişeydi... Ve bütün bu klişeler insanı paramparça eden gerçekleri barındırıyordu içinde. İnsanlar klişelerle yaşayıp, klişelerle acı çekiyor, klişelerle ölüyorlardı.
O, tekmelenecek bir köpek yavrusu değildi, onlara gösterecekti. Bunu nasıl yapacağını bilmiyordu ama onlara gösterecekti. Konaklarda oturanlar onun kim olduğunu öğreneceklerdi.
Göreve başladığında o kadar çok muhalif aydın tutuklanmıştı ki hapishanelerde yer kalmamıştı. Bunun üzerine "Birkaç tokat atıp bırakın," dediği katillerle hırsızları hapisten salıverip yerlerine muhalifleri doldurmuştu.