sen benim olsan ben senin olsam
bir gece vakti aklına gelsem
uykunu tutsam bırakmasam
seni kucaklasam kucaklasam
birbirimizin kalbini dinlesek
dünyanın kalbini dinlesek
büyük ateşler yaksalar
iki güvercin uçursalar
nerede olduğumuzu bilsek
Mehmet Güvercin yengenin iki ay içinde geleceğini söylüyor, düğün günü almış, evlenmiş kadar olmuş, ağzı kulaklarında.
— Sen de evlenseydin İnyo!
dedim. Bozuldu.
— Lütfen bana İnyo deme ağbi.
— Peki İnyo!
Yapılacak tek bir şey kaldı, güvercin kafeslerini açmak, tüm kapı sürgülerinden geçiyorum, onları geriye, geçmişin yönüne doğru çeviriyorum, her gün iki kez yaptığım bu basit hareket şimdi bir zafer gibi, bugün bu bir ritüel çünkü belki de bunu son kez yapıyorum, kuşları serbest bırakıyorum, uçup gitmeyeceklerini bilsem de, güvercinler her zaman ilk tüylerinin kesildiği yere döner.