Hasret kolay anlaşılabilir bir şeydi: Yunanların nostos dediği ve ifadeyi pek sevmese de "daüssıla", yani "sıla hastalığı" diye çevrilebilecek bir şey.
Sevgiliyi âşık yaratır, sonra tapar. Onda eşsiz güzellikler, büyüklükler bulur. Aslında alelâde bir kız veya kadındır ama Mecnûn'un Leylâ'yı görüşü gibi onu ilâhlaştırdıkça artık aşk denilen tezahür başlamıştır. Bununla birlikte aşk lüzumlu bir şeydir...
Sevda ile hasret varsa eğer
Zulüm varsa mahpusluk varsa
Ayrılıklar yakıyorsa içimizi
Gurbet mutlaka olacaktır
Solgun bir ışık altında yazılıp
Uçları yakılan mektupların
Yarısı ağıtsa yarısı türküdür
Ve gurbet mutlaka olacaktır