I’m es

I’m es
Tanrı bile insanlara kitaplar yoluyla seslendi
Artık bu hayat şartları içinde gönül meselelerine yer mi kalır ?
Ben, belki çok fena bir insanım, küçükleri, ehemmiyetsizleri çok seviyorum. Fakat servetleri yahut yapmacık kibarlıklarıyla övünenlere karşı daima zalimim. Sayılamayacak kadar kusurlarım var. Bunlara karşı kendimde bir tek meziyet görüyorum: Yalan söylemeyi bilmemek. Düşündüğümü saklayamıyorum. Onun için size bir şey daha söyleyeceğim. Aranızdaki misafirliğim zannettiğinizden çok daha az bir zaman sürecek.
Eylül 1
Çayı, Kitapları, Eylül'ü, Maviyi, Denizi; Seviyorum. Ve tüm adaletsiz insanlardan eşit derecede uzak duruyorum. Sabahattin Ali
Oblomovluk
Sonsuz bir koşuşturma, yarış; bitmez, tükenmez pis, küçük ihtiras oyunları, özellikle açgözlülük, birbirinin tekerine taş koymalar, dedikodular, karalamalar, çelme takmalar, birbirine tepeden tırnağa ince ince bakmalar… Konuşmalarına kulak veriyorsun başın dönüyor, aptallaşıyorsun. İlk bakışta ne kadar zeki adamlar, meziyetleri yüzlerine yansımış dersin, ama onlardan yalnızca şöyle şeyler duyarsın; ‘Filanca adama şunu verdiler, falanca şurayı kiraladı, ‘ birisi, Yok canım! Neye karşılık? ‘ diye bağırır. ‘Filan kişi dün akşam kumarda kaybetti, falanca üç yüz bin aldı!’ Sıkıcı, sıkıcı, sıkıcı! Burada gerçek insan nerede? İnsanın bütünlüğü, bozulmamışlığı nerede kaldı? Nereye saklandı insan? Kendi meziyetlerini böyle ıvır zıvır için nasıl israf etti.
Sayfa 226
Özgür irade ve tanrı paradoksu
Kişinin yaptığı her seçim, kendi doğasına açtığı savaşın bir cephesidir aslında. Özgür irade dedikleri şey koca bir yalan. Bir şeyi seçmek zorunda kalmak o konuda hiçbir özgürlüğün olmadığının en bariz göstergesi değil midir? İnsan meyleder, arzular ve bir şeye sahip olmak ister. Sahip olduğunda sanki bütün büyü bozulur ve eski iştahının zerresine bile özlemle bakmaya başlar. Burada sahip olunan şey değil, onu elde etme sürecinde duyulan derin kazanma arzusudur. Hedeflenen şeyler sadece cinsel dürtülerle tanımlanamayacak kadar geniştir. Saygınlık, sevgi açlığı, beğenilme arzusu, ego, kibir, maddi-manevi çıkarlar işin içine girince cinsellik denilen faaliyet yirmi dört saatin en fazla yarım saatini kapsar; Hâlbuki diğer arızalı duygular uykuda bile çalışmaya devam eder.