"Bulutlar bir hırka olsaydı" dedim, ne güzel yağmurla dolaşırdım yeryüzünü. Nereye gitsem yeşillik açardı, bereket olurdu ama buluttan yapılmış hırkam yok. Sonra "Her düğmesinde bir acı olsa, her düğmesinde bir ağıt olsa gözyaşım yeter miydi?" diye düşündüm. Ya da boyum bu kadar ağıt biriktiren birisi için kısa kalmaz mıydı? Elbette kalırdı. Ama umudu çağırmak zorundayız. Hem de bir ilkbahar gibi; yılmadan kar, kış, soğuk demeden. Ben umudu ilkbahar gibi taşımak istiyorum. Hem ağıt ve umut birbirinin kardeşidir. Ağlamayan bir göz, bir kalbi güldüremez. Bu yüzden dünyadaki bütün evlerin pencereleriyle ağlamak istedim. Ya da bütün yollarla kavuşmak istedim. Umarım bir gün kalbimiz hırkasını giyer ve kırklara karışır.
Sayfa 50 - Semih Çar·Kitabı okudu
Ömrüm Ah benim ördükçe sökülen Yakasız kolsuz hırkam…
Sayfa 7
Ömrüm Ah benim ördükçe sökülen Yakasız kolsuz hırkam...
Epey eskimiş hırkam, dizleri aşınmış pantolonum belki benimdi de, ama ben artık o, bir başkası değildim.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Alıntı
Bana benüm ögüdüm hiç eylemedi eser
Hırkam suçuma perde endîşem yanlış yirde Gönlüm ayruk bâzarda dilümde sözüm esrâr
Alıntı
Ömrüm... Ah benim ördükçe sökülen Yakasız kolsuz hırkam...
Edebiyat