Gerçek şiir, dünyevi bir ilahi olarak, bizi içten gelen bir neşeyle, dıştan bir sevinçle üzerimize çökmüş olan dünyevi yüklerden kurtarmayı bilir..
Johann Wolfgang Von Goethe
En büyük aydınlardan biri olduğu için bu dünyanın en büyük zavallılarından sayılan Gustave Flaubert bir dostuna şu umutsuz cümleyi yazmıştı: ‘Hepimiz bir çöldeyiz. Kimse kimseyi anlamıyor.’
Fyodor Dostoyevski bazı şeylerin arkadaşlar dışında kimseye söylenemeyeceğini; bazı şeylerin arkadaşlara bile söylenemeyeceğini, bazı şeylerinse insanın kendine bile söylemediğini söylüyor!
Pascal "Başımıza ne geliyorsa bir odada tek başımıza oturmayı beceremediğimizdendir," der. İnsanların arasına karışmak maliyetlidir. Temas kurduğumuz kimileri farkında olmadan içimize bazı olumsuz duygular salarlar. Beklentiler, doyumsuzluklar, kibir...
Seneca insanların arasına karıştığında kendini daha açgözlü, kötücül ve acımasız hissettiğini söyler. "Cehennem başkalarıdır" sözünün benzer bir tasvirini yapar. İnsan arasına karıştıktan sonra kendine dönmeye büyük ihtiyaç duyar. Gösterişli bir inzivayı önermez ama insanın zaman zaman kendi kendisine kalması gerektiğini söyler.
Bu konudaki zayıflığını şöyle itiraf eder: "Çılgın kalabalığa karıştığım herhangi bir günden sonra asla eve aynı ahlaklı kişi olarak dönemem. İçsel huzurumda yakaladığım şeyler karmakarışık olur, kaçındığım şeyler tekrar belirir. Bizler, uzun zamandır keyifsizlik yüzünden bir yere çıkarılamayan hastaların düştüğü duruma düşer, uzun süredir devam eden ruhsal bir hastalıktan kurtulmaya çalışır gibi nekahete çekiliriz."
İnsan elinden geldiğince kendi kabuğuna çekilmelidir.
Bizler hem kendimizin yöneticisi hem de baş belasıyızdır. Bazen aşkla katlanırız kendimize bazen de bezmiş bir halde. Zihnimizi bazen kibre batırır bazen de şehvetle dalgalandırırız. Asla ama asla kendi başımıza kalamayız...