Mustafa Runyun Bey' in Kastamonu yolunda be . b. k dr h . ' Ilıınle den leşirken, tek kaldıklarını, ır a o areketı olmadığı i in . · tin kendilerinden beklediği hizmetleri yerine getirem:dikı ~e_söylemesi üzerine, yukarıda arz ettiğim hatıralarım canıanı:rını, Mustafa Runyun sözlerine şöyle devam etmişti: Ştı. "Doğru dürüst bir şey yapamıyoruz. Ancak tanışıyor, selamlaşıyoruz. Kimlerin dostumuz olduğtınu öğreniyoruz. Ferdlere ait meselelerde milletimize yardımcı olmaya·çalışıyoruz. Ama önemli işlerde, dediğimiz olmuyor. Halbuki millet bizi buraya önemli şey ler yapalım diye gönderdi. Ben bir iş yaptığımıza kani değilim! .. " Runyun, 1960 27 Mayıs'ında yapılan hainane hükümet darbesinden sonra bütün Demokrat Parti milletvekilleri Yassıada'ya hapsedildiği zam~, oraya gönderilmiş, daha sonra da zulüm adına kendilerine verilen mahkumiyeti çekmek üzere Kayseri cezaevinde hapis yatmıştı. Burada ~endisini ziyaret ettiğimiz birgün konuşurken, şu hatırasını anlatmıştı: "Yassıada'da arkadaşlarla oturmuş konuşuyorduk. Birisi şöy le dedi: "Yahu bizi Atatürk düşmanlığı ile itham ediyorlar. Atatürk'ü Koruma Kanunu'n4 çıkaran biz değil miyiz? Biz nasıl düşman sayılırız; nasıl böyle bir gerekçe ile muhakeme olunuruz?" "Bunun üzerine dayanamayıp.şunları söyledim: "Yahu arkadaşlar, işte bizim başımıza gelenler de· zaten o yüzden geldi ya! Hala, neden oldu diye konuşuyoruz... Eğer, bir de Allah'a ve Resôlullah'a dil uzatılmasını, dine mukaddesata sövülınesi ni yasaklayan bir kannn çıkarabilseydik. Bunlar başımıza gelmezdi .. • İlahi adalet tecelli ediyor. Biz daha .büyük cezalara müstahakız ... ''