Az bilmek ve bildiğini insanın bilgide erişeceği amaç, dolayısıyla kendini de her şeyin alimi zannetmek, bu tür öğrencileri hakikatten ziyade hayale, ciddiyetten ziyade yüksekten atmaya sürükler. Şarlatanlık bu gibi eksik bilgilerden çıkar, şarlatanlar işte böyle yetişir ... "Şarlatanlık" da bir çeşit sanattır. Bu sanat öğrenimden çok yetenekle genişler, bu mesleğin az çok bazı sanat dallarına bağlı olanlarla kızıl cahil bulunanlara kadar dereceleri vardır. Evet, şarlatanın da iyisi, adisi olur. Şarlatanın en açık belirtisi hiçbir hakikate karşı susturulmuş kalmak istemeyerek seksen dereden su getirmeye uğraşmak; sözle, yazıyla her konuya atılmak, bilmediği şeylerden bilir gibi bahsetmek, cahilliğini gizlemede büyük başarı göstermek, araştırılan, incelenen, bazı konularını ömründe bir defa okuduğu, hafazanallah ya da hiç okumadığı bilimler de, sanatlarda, uzmanlık iddia etmek, iki kere iki dört eder kesinliğiyle iddialarının temelsiz olduğu ispat edildiği halde asla inanmayarak "Karşı tarafa meseleyi anlatamadım ki" sözünden ayrılmamak, hasılı Nuh deyip de durmak, kaleminden çıkan boş şeylerin sadece gerçekler olduğuna herkesi inandırmak konusunda sıkılmayı bertaraf edip her türlü ikna yolunu mubah görmek; tartıştığı kişilerin söyledikleri ne kadar açık, düzgün, sağlam hakikatlerden olsa yine anlamaz görünerek meseleyi safsatalara, anlaşılmaz laflara boğmak, nihayet hasmını usandırarak, nefret ettirerek, iğrendirerek tartışma meydanından püskürtmek. .